Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Ceza Dairesi

Dosya2021/36916 E. 2026/3162 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2019/921 E. 2020/66 K.

SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

HÜKÜM : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanığın üzerine atılı hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunun 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;

Katılanın emlakçılık yapan sanıktan satın almış olduğu arsa üzerine ev yaptırmak istemesi üzerine sanığın müteahhit tanık ... ile katılanı tanıştırdığı, katılan ile tanık ...'in ev yapımı konusunda anlaşarak sözleşme imzaladıkları, bunun üzerine katılanın inşaat işlerinin takibi amacıyla sanığa vekaletname verdiği, 23.08.2010 tarihinde ...'e verilmek üzere "... ... inşaat masrafı için ... beye verilecek" ibaresini içerecek şekilde 5.000 TL para gönderdiği, ancak sanığın katılan tarafından kendisine gönderilen parayı tanık ...'e vermediği, kendi menfaatine tasarrufta bulunduğu, bu surette sanığın hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia ve kabul olunan somut olayda; sanığın aşamalarda suçlamaları inkar etmiş olması, tanıkların, sanığın beyanlarını doğrulaması, sanığın belli süre boyunca katılandan almış olduğu vekalet gereğince katılanın işlerini takip etmesi, sanığın katılandan vekalet alıp onun adına bedelsiz olarak iş takibi yapmasının hayatın olağan akışına uygun olmaması, katılanın iddiaya konu olay hakkında iki yıl sonra şikayette bulunması karşısında, sanığın müsnet suçtan dolayı cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği ve sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı anlaşılmakla sanığın atılı suçtan beraati yerine mahkumiyetine hükmedilmesi,

Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'nın 321 inci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

25.03.2026 tarihinde karar verildi.

§