"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2017/1744 E., 2018/522 K.
SUÇLAR : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. İlk Derece
Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.03.2017 tarih ve 2015/369 Esas, 2017/116 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204/1, 53... . maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezası ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, nitelikli dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Kanun'un 158/1-f, 53. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis ve 2.240,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
B. İstinaf
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 23.05.2018 tarihli ve 2017/1744 Esas, 2018/522 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile, duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, nitelikli dolandırıcılık suçundan 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi delaletiyle aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararlarının kaldırılmasına ve sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca yüklenen suçlardan beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz talebi; Sanığın daha önce ibraz etmiş olduğu çekin sahte olduğunu bilmesine rağmen menfaat temin etmek maksadı ile çeki yeniden bankaya ibraz ettiği, çekte meydana getirilen tahrifatın oldukça hassas ve teknik bir işlem olduğu, bu işlem nedeniyle temel cezanın belirlenmesinde teşdit uygulanması gerektiği, temyiz talebinin kabulü ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarından kurulan beraat hükmünün bozularak, verilecek olan mahkumiyet hükümlerinde teşdit uygulanması talebine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden
Sanık hakkında yargılama konusu resmi belgede sahtecilik suçu için, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 204/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıl olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmış, 5237 sayılı Kanun’un 67/2-d. maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin İlk Derece Mahkemesinin 23.03.2017 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten sonra temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleştiği belirlenmiştir.
IV. KARAR
A) Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünde (1) numaralı bentte açıklanan nedenle, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesinin, 23.05.2018 tarih ve 2017/1744 Esas, 2018/522 Karar sayılı kararında, katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
B) Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle, katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 302. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının, 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen olağan zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Konya 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.01.2026 tarihinde karar verildi.