Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Ceza Dairesi

Dosya2021/36272 E. 2026/3326 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/42 E. 2020/443 K.

SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

HÜKÜM : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanığın üzerine atılı hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma suçunun 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenerek yapılan incelemede;

Gerekçeli karar başlığında 10.2012 şeklinde eksik yazılan suç tarihinin son menfaat tarihi olan 19.11.2012 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

5237 sayılı TCK'nun 51/2. maddesinde "cezanın ertelenmesi, mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi koşuluna bağlı tutulabilir. Bu durumda, koşul gerçekleşinceye kadar cezanın infaz kurumunda çektirilmesine devam edilir. Koşulun yerine getirilmesi halinde, hakim kararıyla hükümlü infaz kurumundan derhal salıverilir" hükmünün düzenlendiği, 5237 sayılı TCK'nın 168. maddesinde etkin pişmanlık cezadan indirim sebebi olarak düzenlenmiş ise de, kanuni bir indirim sebebinin aynı zamanda hapis cezasının infaz edilmiş sayılmasını gerektirecek şekilde erteleme şartı olarak belirlenmesinin mümkün olmadığı gözetilmeyerek, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmayan sanık hakkında ertelemenin mağdurun uğradığı zararın aynen iadesi suretiyle tamamen giderilmesi şartına tabi tutulması, sanık hakkında Konya 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.03.2013 tarihli ve 2013/152 Esas, 2013/446 Karar sayılı ilamıyla verilen erteli mahkumiyet kararına yönelik aleyhe temyiz bulunmadığından mağdurun uğradığı zararın aynen iadesi suretiyle tamamen giderilmesi şartlı erteleme hükmü sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiğinden bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre,katılan vekili ve sanık müdafiinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/2. maddesinde hem hapis, hem de adli para cezasının öngörüldüğü, sanık hakkında yüklenen suçtan dolayı temel hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken,yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle ile adli para cezası gün sayısının 5 gün yerine, 749 gün olarak belirlenmesi suretiyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek sanık hakkında fazla ceza tayini ,

Yasaya aykırı, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında hükmün birinci,ikinci ve dördüncü paragraflarından adli para cezasına ilişkin sırasıyla ''749 gün''," 624 gün'', ''12480TL'' adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla ''5 gün '', "4 gün'', ''80 TL'', ibarelerinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

26.03.2026 tarihinde karar verildi.

§