Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Ceza Dairesi

Dosya2021/35348 E. 2026/1231 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/147 E. 2015/253 K.

SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık

HÜKÜMLER: Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Mağdur ...'ın sahibi olduğu ...ekstil isimli firmanın ...de bulunan şubesine ruhsat almak için ... Belediyesi'ne yaptığı başvurunun söz konusu iş yerine ait binada yangın merdiveni ve acil çıkış kapılarının olmaması ve iş yerinin çatı katının da kaçak olması sebebiyle reddedilmesi üzerine, mağdurun belediye görevlileri üzerinde nüfuz sahibi olduğundan bahisle sanıklardan ... ile irtibat kurduğu, sanık ...'in diğer sanıklar ..., ..., ...n ile mağdur ...'yı 200.000 USD karşılığında ruhsat sağlayacakları yönünde ikna ettikleri ve mağdurdan suç tarihi itibari ile 200.000 USD para almak suretiyle dolandırdıkları iddia edilen olayda; mağdurun imar durumu itibarıyla binasının ruhsat almaya elverişli olmadığını bildiği halde, yasal yollardan ve mevzuatın gerektirdiği düzenlemelerin yapılması ile giderilmesi ile mümkün olmasına rağmen, herhangi bir kamu görevi olmayan, imar ve inşaat konularında teknik bir bilgi ve eğitimleri de bulunmayan sanıklardan yardım istediği, sanıkların kamu görevlileri üzerinde nüfuz kurabilecekleri ve bu nüfuzun etkisi ile ya da sanıklar aracılığı ile maddi menfaat teklif ve temini suretiyle ruhsat almak istediği, sanıkların da bu amaçla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek belediye ve itfaiye yetkilileri ile görüşmeler yaptıkları, çeşitli maddi menfaat temini yapılması hususunda tape kayıtları ve ifadeler bulunduğu, ... Belediyesi Başkan Yardımcısı olarak görev yapan ..., aynı belediyede Ruhsat ve Denetim Müdürü olarak görev yapan ... ve Belediye Zabıta Komiseri olarak görev yapan ... hakkında soruşturma evrakının tefrik edildiği ve neticeten usule aykırı olmasına rağmen bahse konu işyerine geçici de olsa ruhsat verildiğinin anlaşılması karşısında; mağdurun kamu görevlileri ile ilişkili olunduğundan bahisle dolandırılmasından bahsedilemeyeceği, mağdurun bu yönde kandırılmasının söz konusu olmamakla birlikte, mağdurun da bilerek ve isteyerek ruhsat sorununu hukuka aykırı yollardan halletmek üzere sanıkların nüfuz kullanarak ya da kamu görevlilerine maddi menfaat teminine aracı olmaları şeklinde sanıklara maddi menfaat temin ettiğinin ileri sürüldüğü, 200 bin doların tamamının bu iş için verilmeyip mağdur ile sanıklar arasında ayrıca dava dışı bir otel satın alma işininde söz konusu olduğunun mağdur beyanı ve bir kısım sanık ifadeleri ile de sabit olduğu, gerçeğin kuşkuya mahal vermeksizin tespiti ile sanıkların eylemlerin nitelendirilmesi ve hukuki durumlarının tayin ve takdiri için gerektiğinde suçun niteliği gereği doğrudan soruşturma yapılması mümkün olmakla; haklarında görevi kötüye kullanmak fiilinden soruşturma izni verilmeyen ... Belediyesi Başkan Yardımcısı olarak görev yapan ..., aynı belediyede Ruhsat ve Denetim Müdürü olarak görev yapan ... ve Belediye Zabıta Komiseri olarak görev yapan ... ile birlikte mağdur ... hakkında da suç duyurusunda bulunulup bu dosya ile birleştirilmesi sağlanarak sanıkların kamu görevlileri üzerinde nüfuz sahibi olduğundan bahisle haksız bir işin gördürülmesi için haksız menfaat temin etmek ve bu suçun işlenmesi için aracı olmak suretiyle TCK'nın 255. maddesinde düzenlenen "nüfuz ticareti" ve yine ruhsat sorununun halledilmesi için kamu görevlilerine maddi menfaat temin etmek ve bu eyleme aracılık etmek suretiyle TCK'nın 252. maddesinde düzenlenen "rüşvet" suçunun söz konusu olup olmadığının karar yerinde tartışılması gerektiğinin gözetilmemesi,

Yasaya aykırı, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

04.02.2026 tarihinde karar verildi.

§