"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2020/120 E., 2020/445 K.
SUÇ :Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.03.2008 tarihli ve 2008/6-47 Esas, 2008/43 Karar sayılı ilamında da belirtildiği gibi, kazanılmış hak sebebiyle ceza miktarının infaza yönelik indirilmesi sırasında hapis cezasının bozma öncesi hükümde belirlenen hapis cezası olarak belirlenmesine rağmen adli para cezasının yeni kurulan hükümle belirlenen adli para cezası olarak belirlenmesinin çifte atıfet kuralının da ihlali niteliğinde olacağı gözetildiğinde, bozma sonrası kurulan hükümdeki 7600 TL adli para cezası yerine 100 TL adli para cezası olarak infaz edilmesine şeklinde karar verilmiş ise de aleyhe temyiz istemi bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmaya uyularak yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, öne sürülen diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanık hakkında eylemi nedeniyle bozma öncesi verilen kararın aleyhe temyiz edilmediği gözetilmeden, 1412 sayılı CMUK'un 326/son maddesine aykırı olarak sanık hakkında bozma öncesindeki hapis cezasının ertelendiği gözetilmeden erteleme hükümleri uygulanmayarak kazanılmış hak kuralının ihlal edilmesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği, hüküm fıkrasının (7) numaralı paragrafından sonra gelmek üzere "Sanığa verilen 1 YIL 15 GÜN HAPİS şeklindeki hürriyeti bağlayıcı cezanın sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyetinin bulunmaması ve bir daha ileride suç işlemeyeceği hususunda mahkememizde olumlu kanaat oluşması göz önüne alınarak 5237 sayılı TCK nun 51/1 maddesi gereğince ERTELENMESİNE; Cezası ertelenen sanıklar hakkında 51/3 maddesi gereğince 1 yıl denetim süresi belirlenmesine; Denetim süresi içerisinde hükümlüye herhangi bir uzman kişi görevlendirilmesine yer olmadığına; Sanığın denetim süresi içinde kasıtlı bir suç işlemesi veya kendisine yüklenen yükümlülüklere hakim uyarısına rağmen uymamakta ısrar göstermesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirileceğinin, denetim süresinin yükümlülüklere uygun ve iyi halli geçirildiği takdirde cezasının infaz edilmiş sayılacağının ihtarına," paragraflarının eklenmesi ve devam eden kısımların buna göre teselsül ettirilmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
26.03.2026 tarihinde karar verildi.