Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Ceza Dairesi

Dosya2021/33886 E. 2026/3348 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2016/149 E., 2016/208 K.

SUÇLAR : Kamu kurum ve kuruluşlarının vb. tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:

A.Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanığın Temyizi Yönünden;

5271 sayılı CMK’nin 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 10.09.2013 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 31.05.2015 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;

Sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik " suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 16.10.2009 suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanığın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

B.Sanık Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Vb. Tüzel Kişiliklerinin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Sanığın Temyizi Yönünden;

Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;

1. Sanık hakkında kurulan hüküm yönünden, Yargıtay ....’nın 21.05.2002 tarihli ve 95/252 sayılı kararı ile benzer bir çok kararda açıklandığı üzere; mahkeme kararları “gerekçeli” olması gerekliliği nazara alındığında Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141. maddesine göre de “Bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılmalıdır.” Gerekçe; hükmün dayanaklarının akla, hukuka ve dosya içeriğine uygun açıklamasıdır. Gerekçe, dosyadaki bilgi ve belgelerin yerinde değerlendirildiğini gösterir biçimde “denetime elverişli”, yeterli ve yasal olmalıdır. Bir hüküm, sorun, gerekçe ve sonuç kısımlarından oluşmalı, gerekçede suçun yasal unsurları başta olmak üzere sabit ve muhakkak sayılan olaylar ve eğer delil başka olaylardan çıkarılmışsa bunlar gösterilmeli, hangi delillere neden itibar edildiği, hangilerinin geçersiz sayıldığı vurgulanıp, ortaya konulmalıdır. İddia, savunma ve deliller “denetime elverişli biçimde” değerlendirilip, ortaya konulmadan tarafların iddia ve savunma anlatımları yazılmasıyla yetinilerek, “gerekçesiz” hüküm kurulması suretiyle Anayasanın 141/3. CMK’nın 34. ve 230. maddelerine aykırı davranılması,

2. Sanık hakkında kurulan hüküm yönünden,

a) 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken hapis cezası alt sınırdan tatbik edilmesine rağmen yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle adli para cezası yönüyle teşdiden uygulama yapılarak hüküm kurulmak suretiyle fazla ceza tayini,

b)Sanık hakkında hapis cezası ile mahkumiyetine hükmedilmesine rağmen hapis cezasının yasal sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmaması ve sanığın gözaltında kaldığı sürelere ilişkin aynı Kanun’un 63 üncü maddesinin uygulanmaması,

Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

26.03.2026 tarihinde karar verildi.

§