"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2014/134 E., 2016/93 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemleri, banka ve kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. Sanık ... Hakkında Bilişim Sistemleri, Banka Ve Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükmün Temyizi Yönünden;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, Mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmadığı Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
II. Sanıklar ... ve ... Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümlerin Temyizi Yönünden;
Suç tarihinin abonelik sözleşmesinin düzenlendiği tarih olan 18.07.2012 olduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Sanıklara yüklenen özel belgede sahtecilik suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, sanık ...'ın sorgusunun yapıldığı 17.12.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla Cumhuriyet savcısının ve sanık ... müdafinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322 nci maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin 8 inci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ayrı ayrı DÜŞMESİNE,
III. Sanık ... Hakkında Bilişim Sistemleri, Banka Ve Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükmün Temyizi Yönünden;
1. UYAP sisteminden yapılan sorgulamaya göre sanığın hüküm tarihinde ... 2 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan tutuklu olarak bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanığın duruşmalardan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve bu hususta bir karar alınmadan kısa kararın okunduğu oturumda hazır edilmeksizin ya da ses ve görüntü bilişim sistemi (SEGBİS) aracılığı ile savunmaları alınmaksızın mahkumiyetine karar verilmesi suretiyle, 5271 sayılı Kanun'un 193 üncü ve 196 ncı maddelerine aykırı olarak savunma hakkının kısıtlanması,
2. Sanık hakkında kasıtlı suçtan mahkumiyetin kanuni sonucu olan 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmaması,
3. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan İstanbul (Kapatılan) 9. Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2012/293 Esas, 2013/96 Karar sayılı dosyasında, hüküm tarihinden sonra, 21.12.2018 tarihli ek karar ile tehdit suçu yönünden uzlaşma sağlandığından kamu davasının düşmesine karar verildiği anlaşılmakla, söz konusu ek kararın kesinleşip kesinleşmediği tespit edilerek ve kesinleşmesi halinde ilamın tekerrüre esas alınamayacağı gözetilerek sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas olabilecek başka bir mahkûmiyeti bulunup bulunmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı hususunun değerlendirilmesi gerekliliği,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanunun 326/son maddesi uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,
21.01.2026 tarihinde karar verildi.