"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2016/162 E. 2016/193 K.
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanık hakkında bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği kabul edilerek mahkumiyet hükmü kurulduğu ve " sebep ve delil bulunmadığından sanığa verilen cezadan takdiren başkaca artırım ve indirim yapılmasına yer olmadığına" karar verildiği, bununla birlikte; sanığın savunmasının alındığı 13.05.2016 tarihli duruşma tutanağı ve katılanın beyanları incelendiğinde, katılanın son duruşmadan 3 hafta kadar önce sanığın kendisine ulaştığını ancak zararın giderilmesini teklif etmediğini belirtmiş ise de, sanığın talimat ile alınan savunmasında; katılanın, olayın yargıya intikal etmesi sebebiyle iade edilen parayı almadığını, katılanın ATM üzerinden para göndermesi sebebiyle de hesap numarasını öğrenip suça konu parayı iade edemediğini, zararı gidermek istediğini belirttiği, sanığın katılanın alışveriş ücreti olarak 295 TL parayı ATM üzerinden sanık adına gönderdiğine dair fotokopi belge sunması ve suça konu meblağın miktarı da nazara alındığında, sanığın etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak için suça konu meblağın iadesi konusundaki iradesinin ve talebinin açık olduğu, zararı gidermek isteyen sanığa katılanın IBAN bilgisinin verilmediği anlaşılmakla; Dairemizin, 04.12.2023 tarihli ve 2023/5117 Esas, 2023/9304 Karar sayılı kanun yararına bozma kararında belirtildiği üzere, katılanın uğradığı zararın giderilmesi için sanığa makul bir süre ve imkân verilerek, gerekirse Mahkemece ödeme yeri belirlenip suçtan hasıl olan zararı tazmin imkanı tanındıktan sonra, sonucuna göre 5237 sayılı Kanun’un 168/2. maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3 üncü maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilmeksizin, sanık hakkında kurulan hükümde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezasının ödenmemesi halinde hapse çevrileceğine karar verilmesi
Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son cümlesi uyarınca ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 04.02.2026 tarihinde karar verildi.