"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2011/70 E., 2015/181 K.
SUÇLAR : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık,
resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, katılan ...'nun resmi belgede sahtecilik suçu yönünden hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, ancak banka ve kredi kurumlarınca tahsil edilmemesi gereken krediyi sağlamak amacıyla dolandırıcılık suçu yönünden şikâyetçi ...'nun suçtan doğrudan zarar görmediği ve kamu davasına katılma hakkı bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. Bilişim Sistemleri Banka Veya ... Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Yönünden
Sanığın bir şekilde eline geçen ve katılanın babası ... ... ... tarafından keşide edildiği düşünülen suça konu çekleri yetkilisi olduğu şirket adına ciroladığı ve kredi teminatı olarak ... Şubesi'ne ibraz ettiği, banka tarafından başlatılan takip neticesinde katılana babasından miras kalan bir kısım taşınır ve taşınmaz mallar hakkında haciz işlemi yapıldığı, katılanın açmış olduğu menfi tespit davası sonucunda borçlu olmadığının tespitine karar verildiği ve bu suretle sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği iddia ve kabul edilen olayda, eylemin banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, Ceza Genel Kurulunun 14.02.2017 tarihli, 2015/5-95, 2017/71 sayılı ve benzer kararlarında da belirtildiği üzere "suçtan zarar görme" kavramının "suçtan doğrudan doğruya zarar görmüş bulunma hali" olarak anlaşılması gerektiği gözetildiğinde, sanığa yüklenen dolandırıcılık suçunun ...Bankası'na yönelik olduğu, şikayetçi ...'nun atılı suçtan doğrudan zarar görmediği, kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkı bulunmadığı; usulsüz olarak verilen katılma kararının hükmü temyiz etme yetkisi vermeyeceği anlaşıldığından, şikayetçi adına vekilinin temyiz isteminin 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
2. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Yönünden
Yapılan yargılamada sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 21.09.2007 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla, katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322 nci maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı
Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
25.03.2026 tarihinde karar verildi.