"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/384 E., 2016/149 K.
SUÇ : Banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. Sanık hakkında, 30.07.2008 tarihli ve 29.850,00 TL tutarında sahte olarak düzenlenen suça konu çeki katılan ...'na karşı kullanmak suretiyle banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; katılan ... tarafından ibraz edilen belgelere ve UYAP ortamından yapılan incelemeye göre, katılanın yetkilisi olduğu şirket ile sanık arasında cari hesap ilişkisinin bulunduğu ve sanık adına düzenlenen faturaların 20.11.20 07... .03.2008 tarihleri aralığında olmasına rağmen suça konu çekin 04.04.2008 tarihlerinde şirket kayıtlarının girdiği, sanık hakkında aynı katılana karşı başka bir çek nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçundan açılan kamu davasının yapılan yargılamasında, Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/81-335 Esas ve Karar sayılı ilamı ile verilen mahkûmiyet kararının, Yargıtay 15. Ceza Dairesinin, 08.04.2019 tarihli ve 2017/34090 Esas, 2019/3504 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verildiğinin anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarihli ve 6/8-69 sayılı kararında da açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması halinde, zarar veya borç kandırıcı nitelikte davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağı da dikkate alınarak, Bakırköy 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/81-335 Esas ve Karar sayılı davasının akıbeti araştırılarak dava dosyasının getirtilip incelenmesi, mümkünse her iki davanın birleştirilmesi, aksi takdirde bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin çıkartılıp dosyaya alınması, katılan ... ve sanığın beyanlarına başvurularak, suça konu çekin ticari alışveriş sırasında mı yoksa sonrasında mı verildiği, alışveriş anında ödemenin çekle yapılacağı konusunda bir anlaşmanın bulunup bulunmadığı sorulup açıklığa kavuşturularak çekin önceden doğan borç karşılığında verilip verilmediğinin belirlenmesi, ayrıca sanık ile katılanın yetkilisi olduğu şirket arasındaki ticari ilişki kapsamında sanık tarafından katılana verilen diğer çeklerin ödenip ödenmediği de araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,"
2. Kabule göre de;
a. 5237 sayılı TCK'nin 158. maddesinin birinci fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52. maddesi uyarınca, en az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, 5237 sayılı TCK'nin 158. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi gereğince temel ceza belirlenirken önce suçtan elde olunan haksız menfaat dikkate alınmaksızın, gün adli para cezası belirlendikten sonra doğrudan suçtan elde olunan haksız menfaat miktarının iki katı adli para cezası belirlenmek suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayin edilmesi,
b. 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının ve hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde uygulanacak olan 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesine ilişkin 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 6545 sayılı Kanun'un 81. maddesiyle yapılan değişikliğin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak, oybirliğiyle BOZULMASINA,
14.01.2026 tarihinde karar verildi.