"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/108 E., 2015/256 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak
kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düşme, onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
1. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Yönünden
Yapılan yargılamada sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 15.10.2007 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla, sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322 nci maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
2. Bilişim Sistemlerinin, Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Yönünden
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
Sanığın katılana olan önceden doğan borcuna karşılık suça konu 6.350 TL bedelli çeki ciro ederek katılana verdiği, çekin bedeli sanığın borç miktarından fazla olduğu için katılanın bu çek karşılığında sanığa 1.500 TL bedelli çek ve 350 TL para verdiği somut olayda, sanığın önceden doğan borcuna karşılık 6.350 TL bedelli çeki ciro ederek katılana vermesi eylemi yönünden önceden doğan borç için sonradan yapılan hileli hareketlerin dolandırıcılık suçuna vücut vermeyeceği nazara alındığında, dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı ancak katılanın suça konu çek karşılığında sanığa 1.500 TL bedelli çek ve 350 TL para verdiği gözetildiğinde bu yönüyle 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin (f) maddesi uyarınca nitelikli dolandırıcılık suçunun sübut bulduğu ve katılanın suçtan kaynaklanan zararının 1.850 TL olduğu, katılan ...'ın 16.06.2015 tarihinde alınan beyanında sanığın duruşma tarihinden iki ay önce kendisine 2.000 TL ödediğini, sanığın ise alınan savunmasında katılana banka kanalıyla tahmini olarak 2.500 TL ödeme yaptığını belirtmesi karşısında sanığın katılanın zararını yargılamanın hangi evresinde giderdiğinin tespiti amacıyla tarafların bu hususa ilişkin beyanları alınarak ve gerektiğinde bankadan sorulmak suretiyle sanığın ödeme yaptığı tarihin kesin olarak belirlenmesi, sonucuna göre adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52 nci maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği ve suçtan doğan zararın 1.850 TL olduğu gözetilerek suçtan elde edilen menfaat miktarı belirlendikten sonra sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesi gereğince etkin pişmanlık hükümlerinin tatbiki gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ve incelemeyle hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
25.03.2026 tarihinde karar verildi.