Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Ceza Dairesi

Dosya2021/30453 E. 2026/748 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/116 E., 2016/85 K.

SUÇ : Dolandırıcılık

HÜKÜM : Beraat

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Müteahhit olan sanık ile davaya konu dairenin üzerine bulunduğu arsa sahibi Yusuf Gökçimen arasında düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi bulunduğu ve sanığın katılanla yaptığı adi yazılı satış vaadi sözleşmesi uyarınca davaya konu daireyi tamamlayıp teslim etmesi karşılığında katılandan toplam olarak 82.000,00 TL para aldığı fakat daireyi teslim etmediğinin iddia ve kabul olduğu olayda; 5237 sayılı Kanun'un 158/1-h maddesinde yer alan suçun oluşabilmesi için öncelikle failin tacir olması veya bir şirketin olması, failin ise o şirketin yöneticisi veya şirket adına hareket etmeye yetkili temsilcisi, şirket müdürü olması ve suçun, söz konusu kişilerin ticari faaliyetleri sırasında ve yine bu faaliyetle ilgili olarak üçüncü kişilere karşı işlenmesinin gerektiği nazara alındığında; somut olayda sanığın sözleşmeleri kendi adına imzaladığı, şirketi adına yapmadığı ve şirketi aracı kılmadığı anlaşılmakla, sanığın eyleminin 5237 sayılı Ceza Kanunu'nun 157/1.maddesinde tanımlanan dolandırıcılık suçu kapsamında kaldığı kabul edilerek yapılan incelemede;

Sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan, sanığın sorgusunun yapıldığı 03.11.2014 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekili ve Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 20.01.2026 tarihinde karar verildi.

§