Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Ceza Dairesi

Dosya2021/29809 E. 2026/889 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2014/469 E., 2015/293 K.

SUÇ : Bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık

HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Kasıtlı suçtan hapis cezasına mahkûmiyetin kanunî sonucu olarak uygulanmasına karar verilen hak yoksunlukları yönünden, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi ve yine hükümden sonra, 15.04.2020 tarihinde, yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının birinci cümlesine; “... ertelenen veya” ibaresinden sonra gelmek üzere eklenen “... denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezası infaz edilen ...” ibarelerinin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;

1. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 Esas, 2007/152 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, kanun koyucunun ayrıca adlî para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adlî para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, alt sınırdan uzaklaşmanın gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği hâlde, sanık hakkında müştekiler ..., ... ile mağdur ...'a yönelik eylemleri nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca hüküm kurulurken, hapis cezasının alt sınırı olan 3 yıl hapis cezası belirlenmesine rağmen elde edilen menfaat miktarının müşteki ... yönünden 170 TL olduğu, mağdur ... yönünden ise 229 TL olduğu gözetilerek adlî para cezasının menfaat miktarının iki katı olması nedeniyle sanığın müşteki ...'a yönelik eylemi nedeniyle alt sınır olan 17 gün yerine, 20 gün olarak belirlenmek suretiyle, mağdur ... yönünden ise 23 gün yerine 24 gün olarak belirlenmek suretiyle fazla adli para cezası tayini,

2. Hüküm fıkrasında uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f)-son bendi yerine, 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması,

Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının ...'a yönelik eyleme ilişkin (1) numaralı bendinde adli para cezasına ilişkin sırasıyla "20'şer tam gün", "10'ar tam gün", "8'er tam gün" ve "160 TL" ibarelerinin çıkarılarak yerlerine sırasıyla "17 tam gün", "8 tam gün", "6 tam gün" ve "120 TL" ibarelerinin eklenmesi, yine hüküm fıkrasının mağdur ...'a yönelik eyleme ilişkin (2) numaralı bendinde adli para cezasına ilişkin sırasıyla "24'er tam gün", "12'şer tam gün", "10'ar tam gün" ve "200 TL" ibarelerinin çıkarılarak yerlerine sırasıyla "23 tam gün", "11 tam gün", "9 tam gün" ve "180 TL" ibarelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.01.2026 tarihinde karar verildi.

§