"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2013/250 E., 2015/407 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Ret, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına kararının itiraza tabii olduğu, nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Verilen Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Yönünden;
Sanıklar hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi gereği verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve 2009/13-12 sayılı Kararı ile aynı Kanun'un 231/12. maddesi gereği itirazı kabil olup temyizinin mümkün bulunmadığı, kanun yolu incelemesinin itiraz mercisince yapıldığı anlaşılmakla, dava dosyasının Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,
2.Sanıklar Hakkında Bilişim Sistemlerinin, Banka Veya Kredi Kurumlarının Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Verilen Mahkumiyet Hükümleri Yönünden;
Sanık ... hakkında davaya konu çek yönünden karşılıksız çek keşide etmek suçundan Şişli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 18/12/2019 gün ve 2008/459 Esas, 2009/1377 Karar sayılı ilamı ile beraat kararı verilmiş ise de, bu dosyada sanığa atılı eylemin farklı olduğu bu nedenle davanın mükerrer olmadığı gözetildiğinde, Tebliğnamenin 2-(A) bendinde belirtilen bozma görüşüne iştirak edilmemiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 03.03.1998 tarihli ve 6/8-69 sayılı kararında açıklandığı üzere, önceden doğmuş bir borç için hileli davranışlarda bulunulması hâlinde, borç hileli davranışlar sonucu doğmayacağından dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı nazara alındığında, sanık ...'nun katılan şirkete araç tamiratı yaptırdığı için dava konusu 13.300 TL bedelli çeki verdiği aynı konuda önceden de verdiği çekler bulunduğu, aldığı hizmet karşılığında fatura kestiğini beyan edip delil olarak toplam 41.491,65 TL bedelli 01.01.2007-31.12.2007 tarihleri arasında düzenlenmiş 31 adet fatura sunduğu, çek bedeli, tarihi ve fatura tarihleri ile toplam bedel dikkate alındığında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından, sanıklar ile katılan şirket arasında cari hesap bulunup bulunmadığının katılan şirket yetkililerinden sorulması, varsa cari hesaba dair belgelerin getirilmesi, suça konu çekin önceden doğan borç için verilip verilmediğinin gerektiğinde bilirkişi marifetiyle kesin olarak tespit edilmesi; ayrıca sanık ...'nun savunmasında bankadan çek karnesi alamadığı için sanık ... tarafından keşide edilen çekleri kullandığını, bu şekilde yaklaşık 150 adet çek kullandığını belirtmesi karşısında, sanığın savunmasında belirttiği şekilde başka firmalara verdiği çeklerin ödenip ödenmediği hususunun araştırılmasından sonra toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirilmek suretiyle sanıkların hukuki durumlarının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile mahkumiyet hükümleri kurulması,
Yasaya aykırı,sanıklar müdafiilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
02.02.2026 tarihinde karar verildi.