Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Ceza Dairesi

Dosya2021/27984 E. 2026/1205 K.

"İçtihat Metni"

B O Z M A Ü Z E R İ N E

MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/142 E. 2020/232 K

SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçuna teşebbüs, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER: Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

5271 sayılı CMK’nin 231/8-son cümlesi uyarınca, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 26.01.2016 tarihinden, denetim süresi içinde ikinci suçun işlendiği 05.09.2019 tarihine kadar dava zamanaşımının durduğu gözetilerek yapılan incelemede;

1. Sanık hakkında bilişim sistemleri banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçuna teşebbüs suçundan kurulan hükme yönelik temyiz başvurusu yönünden yapılan incelemede;

Sanığın suça konu çeki bankaya ibraz etmesi, akabinde icra takibi başlatıp, haricen yapılan anlaşma neticesinde tahsilat yapması nedeniyle suçun tamamlanmış olmasına karşın teşebbüs aşamasında kaldığının kabulü ile TCK 35.maddesinin uygulanması ayrıca kamu kurumu olan icra müdürlüğü vasıta kılınması nedeniyle birden fazla nitelikli hal ihlal edildiği halde temel ceza belirlenirken 158/1-d maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Bozma üzerine yapılan yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hukuka uygun yöntemlerle elde edilen delillerin değerlendirilerek fiilin sanık tarafından işlendiğinin tespit edildiği, eleştiri dışında suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı tüm dosya kapsamından anlaşılmakla, sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

2. Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz başvurusu yönünden yapılan incelemede;

Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun, Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, aynı Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri gereği öngörülen 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin, duran sürede gözetildiğinde suç tarihinden temyiz incelemesi tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla ve bu itibarla, sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

04.02.2026 tarihinde karar verildi.

§