Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Ceza Dairesi

Dosya2021/27646 E. 2026/797 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2019/568 E., 2020/179 K.

SUÇ : Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık

HÜKÜM : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;

Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;

Temyiz dışı sanıklardan ...'in katılan ... adına sahte olarak oluşturulan aslı ele geçirilemeyen nüfus cüzdanı ile katılan ... Şubesi’ne giderek ... adına 13.800 TL kredi aldığı, yine temyiz dışı sanık ...’nın katılan ... adına sahte olarak oluşturulan aslı ele geçirilemeyen nüfus cüzdanı ile katılan ... Şubesi’ne giderek ... adına 14.650 TL kredi aldığı, ... ve ...’nın savunmalarında suça konu sahte belgeleri kendilerine sanık ...’un temin ettiğini belirttikleri iddia olunan olayda;

1-) 5237 sayılı Kanun'un 158. maddesinin birinci fıkrasının (j) bendinde düzenlenen "banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık" suçunun mağdurunun banka olduğu, aynı bankanın değişik şubelerine karşı işlenen suçun tek bir mağdura karşı işlendiğinin kabul edileceği, 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca "bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmasının mümkün olduğu; sanığın, adli sicili ve UYAP kayıtlarının incelenmesi neticesinde; farklı mağdurlar adına düzenlenen sahte nüfus cüzdanları ile ...'ın değişik şubelerinden kredi aldığının tespit edildiği, sanığın Dairemizin aynı gün incelenmekte olan 2021/38590 Esas sayılı dosyası ile aynı bankanın farklı bir şubesinden daha sahte kimlik ile kredi çektiği iddiasına ilişkin İstanbul 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 08.09.2020 tarihli ve 2019/5 Esas, 2020/192 Karar sayılı dosyasının bulunduğunun ve mahkumiyetine karar verildiğinin tespit edilmesi karşısında zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi bakımından, sanık hakkında Dairemizin 2021/38590 Esas sayılı ilamına konu İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.09.2020 tarihli ve 2019/5 Esas, 2020/192 Karar sayılı mahkeme dosyası getirtilerek incelenmesi, yine sanığın adli sicil ve UYAP kayıtlarının yapılan incelemesinde aynı suçlardan açılmış ve kesinleşmiş dava dosyaları ile mahkumiyet ilamlarının bulunması karşısında; mükerrer yargılamanın önlenmesi, teselsül hükümlerinin uygulanabilirliği açısından ilgili dosyaların ve varsa tespit edilebilen benzer nitelikteki dosyalarının da getirtilerek incelenmesi, mümkün olması halinde davaların birleştirilmesi, aksi halde bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya içine alınması, iddianame ve suç tarihlerine göre hukuki kesinti olup olmadığının belirlenmesi, sanığın farklı zamanlarda işlediği eylemlerinde suç işleme kararını yenileyip yenilemediği, suç işleme kararını yenilememiş ise zincirleme şekilde işlenmiş dolandırıcılık suçunu oluşturup oluşturmadığının tartışılması, kesinleşmiş hükümlerin zincirleme suç kapsamında kaldığının anlaşılması halinde de YCGK'nın 15.03.2016 tarihli ve 2014/847 Esas, 2016/128 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, tayin olunacak cezadan kesinleşmiş önceki cezaların mahsup edilmesi gerektiği gözetilerek sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerekirken eksik inceleme ve yetersiz araştırma ile hüküm kurulması,

2-) Sanığın "banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla dolandırıcılık" suçunu, nüfus müdürlüğünün maddi varlığı olan ve katılanlar ... ve ... adına düzenlenen ancak üzerinde temyiz dışı sanıklara ait fotoğraf bulunan sahte nüfus cüzdanları kullanarak gerçekleştirdiği, dolayısıyla eyleminin aynı zamanda 5237 sayılı Kanun'un 158/1-d maddesinde düzenlenen "kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması" suçunu da oluşturduğunun gözetilmemesi,

3-) 5237 sayılı TCK'nin 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52. maddesi uyarınca 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gibi, hapis ve para cezası için aynı gerekçelerle takdir ve teşditten bahsedilip hapis cezası alt sınırdan uzaklaşılarak belirlendiği halde para cezasının alt sınırdan belirlenerek eksik ceza tayin edilmesi,

Yasaya aykırı, sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığı anlaşılmakla aynı Kanun'un 326/son maddesi uyarınca ceza süresi ve miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.01.2026 tarihinde karar verildi.

§