"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/267 E., 2020/129 K.
SUÇLAR : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde;sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
A.Sanıklar ... ve ... Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden;
Sanıklara yüklenen "özel belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan suçun iştirak halinde işlendiğinin iddia olunması nedeniyle sanık ...'ın sorgusunun yapıldığı 27.08.2011 tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla beraat hükümleri kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
B.Sanıklar ... ve ... Hakkında Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma Suçundan Kurulan Hükümlere Yönelik Katılan Vekilinin Temyizi Yönünden
Bozma sonrası Mahkemece gerekçenin genişletilmek suretiyle yeni hüküm kurulduğu saptanarak yapılan incelemede;
Sanık ...'nın katılan ...'in ... mağazasında satış yetkilisi, sanık ...'ın da muhasebe işlemini yürüten personeli olduğu, 2009 Mayıs ayında ... ve ... adlı kişilere 10 ABD dolarından mal sattıkları halde 9 ABD doları üzerinden satış yaptıklarını beyan ve buna göre fiş ve irsaliye tanzim ederek ve 738 ABD doları tutarındaki satışı da hiç göstermeyerek toplam 847 ABD dolarını uhdelerine geçirdikleri, bu olayın ortaya çıkmasından sonra mağazada yapılan sayım ile 27.450 adet malında eksik çıktığının, dolayısıyla belge düzenlenmeksizin sattıklarının tespit edildiği, böylece firmanın 267.000 ABD doları zarara uğratan sanıkların hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; sanıklar aşamalarda istikrarlı savunmalarında atılı suçu işlemediklerine, baskı ve tehdit altında tutanakları imzaladıklarına ilişkin savunmalarda bulunmuş ise de dosya kapsamında yer alan kamera kayıtlarının çözümüne ilişkin bilirkişi raporu ve bahse konu rapor içeriğine göre 22.05.2009 tarihli "tutanaktır" başlıklı tutanağın sanıklara baskı ve tehdit altında imzalatıldığına ilişen herhangi bir kaydın bulunmadığı gibi görgü tanığı, veyahut bilgi, belge ve delil bulunmadığı, aksine bahse konu rapor içeriği ve mahkemece dinlenen bir kısım tanıkların sanıkların savunmalarını doğrulamadıkları gibi mahkemece dinlenen tanıkların iddia ve tutanakları doğrular mahiyette beyanlarda bulunduğunun anlaşılması karşısında katılan şirkette satış yetkilisi ve muhasebe işlemini yürüten personeli olarak görev yapan sanıkların suç tarihlerinde eksik bedelle satış yaptıklarına ilişkin belge düzenleyerek ve belge düzenlemeden satış yapmak suretiyle üzerlerine atılı "hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma" suçunu işledikleri gözetilmeden delillerin değerlendirilmesinde hataya düşerek mahkûmiyetleri yerine beraatlerine hükmedilmesi,
Yasaya aykırı katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
26.03.2026 tarihinde karar verildi.