"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/327 E., 2019/319 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, düzeltilerek onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1-Katılan Vekilinin ve Sanık Müdafinin Sanık Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Mahkumiyet Hükmünü Temyizleri Yönünden;
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; sanık müdafii ve katılan vekilinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir. Ancak;
1. 5237 sayılı Kanunun 158. maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi gereğince temel ceza belirlenirken suçtan elde olunan haksız menfaatin 6.815,00 TL olduğu gözetilmeksizin ve gerekçeli karada "cezanın yasada öngörülen yaptırımının alt sınırından uzaklaşmayı gerektirir sebep görülmemiş" olduğu belirtilmesine karşın temel ceza belirlenirken adli para cezasının tayininde 700 gün adli para cezasına hükmedilerek sanık hakkında fazla ceza tayin edilmiş olması,
2.1136 sayılı Avukatlık Kanununun 168. maddesi ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca, kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin ve sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan,hüküm fıkrasından, adli para cezasının uygulanmasına ilişkin olarak sırasıyla ''700 gün'', ''583 gün'' ve ''11.600 TL'' adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla '' 682 gün '' , '' 568 gün '' ve ''11.360 TL '' adli para cezası ibaresinin eklenmesi ve hüküm fıkrasına “Katılan ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.450,00 TL maktu avukatlık ücretinin sanıktan alınarak katılan ...'e verilmesine” ibaresinin yazılması suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Katılan Vekilinin Sanık Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Beraat Hükmünü Temyizi Yönünden;
Sanığa yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanık hakkında mahkûmiyet hükmünün kurulduğu 25/10/2013 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla katılan vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, 20.01.2026 tarihinde karar verildi.