"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2015/69 E. 2016/49 K.
SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkumiyet, beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Düşme, bozma
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, sanık ... ve Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin süresinde olduğu, sanık ...'a yapılan tebligat işleminin usulüne uygun olmadığı, sanık müdafiinin öğrenme üzerine kararı kanunî süresinde temyiz ettiği, 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 311. maddesi uyarınca, eski hale getirme ile birlikte temyiz isteminde bulunulmuş olması halinde bu talebi inceleme merciinin Yargıtay'ın ilgili dairesi olması karşısında, sanık müdafiinin 13.05.2016 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. Sanıklar Hakkında Resmi Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Sanıklara yüklenen "resmi belgede sahtecilik" suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e maddesinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık ... müdafii ve sanık ...'in temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye uygun olarak, oybirliğiyle DÜŞMESİNE,
2. Sanıklar Hakkında Nitelikli Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
... Turizm Otomotiv Sanayi Ticaret A.Ş.'nin yetkilisi olan sanıkların, suç tarihinde şirkette satış temsilcisi olarak çalışan mağdur ...'i borçlu, şirketi alacaklı olarak gösterdikleri 15.000 TL meblağlı bonoyu sahte olarak düzenleyip Halk Bankas...şubesine daha önceden almış oldukları krediye karşılık teminat olarak sundukları, banka tarafından mağdur ...'i muhatap alacak şekilde icra takibi yapıldığı, ancak mağdurun imza itirazı sonucunda imzanın mağdur ...'e ait olmadığının tespit edildiği, icra takibinin durdurulması üzerine mağdurdan herhangi bir tahsilatın yapılmadığı, bu suretle sanıkların iştirak halinde hareketle mağdur ...'e yönelik nitelikli dolandırıcılık suçuna teşebbüs ettikleri iddia olunan olayda, sanıkların suçlamayı kabul etmediklerine ilişkin savunmalarına ve Halk Bankas...şubesi tarafından dosyaya ibraz olunan 28.01.2015 tarihli yazı içeriğine göre, senedin önceden doğan borç için teminat olarak bankaya verildiğinin tespit edildiği, bu itibarla atılı suçun yasal unsurları itibarıyla oluşmadığı, sanıkların mağdur ...'i zarara uğratma kastıyla hareket ettiklerine ilişkin somut bir delilin ise tüm dosya kapsamına göre mevcut olmadığı anlaşılmakla tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan kanaat ve takdirine, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak dosya içeriğine uygun şekilde açıklanan gerekçeye göre; sanıklara yüklenen fiillerin kanunda suç olarak tanımlanmadığı, Mahkemece kabul ve takdir kılınmış olmakla, Cumhuriyet Savcısının temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükümlerin, Tebliğname' ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 04.02.2026 tarihinde karar verildi.