Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Ceza Dairesi

Dosya2021/24980 E. 2026/841 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2018/241 E., 2019/398 K.

SUÇLAR : Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER : Beraat, düşme

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

A. Resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hüküm yönünden;

Sanığın üzerine atılı “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği ve sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerektiği Mahkemece gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olmakla; katılanlar vekillerinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen hüküm yönünden;

Sanığın, katılan ...’dan satın almış olduğu inşaat malzemeleri karşılığında suça konu 29.000 TL bedelli çeki verdiği, çekin bankaya ibrazında ödemeden men talimatı olduğunun belirtildiği sanığın bu şekilde atılı nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan olayda;

Sanığın suça konu çeki aralarında uzun süredir ticari ilişki bulunan katılan ...’a nakite çevirmesi için verdiğini beyan etmesine rağmen katılan ...'ın beyanında ve yazılı dilekçesinde sanığın söz konusu çeki şirketinin alacağına mahsuben ciro ettiğini beyan etmiş olduğu mahkemece katılanın bu beyanı üzerine önceden doğan borçtan dolayı çekin verilmiş olduğu belirtilerek sanığın beraatine karar verilmiş olduğu ancak taraflar arasında satış anlaşması sırasında malların bedelinin çek ile ödeneceğinin kararlaştırıldığı durumlarda önceden doğan borçtan söz edilemeyeceği bu hususun katılan ...'ya sorulmamış olması karşısında gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde ortaya çıkartılması açısından sanık ile katılan ...'nın yetkilisi olduğu şirket arasında çekle ödeme konusunda anlaşma olup olmadığı, uygulamanın ne şekilde geliştiğinin sorulması ayrıca katılan ...'nın suça konu çekin çalındığına dair kolluk başvurusunun 05.09.2005 tarihi olmasına rağmen bankaya ödemeden men talimatı verdiği tarihin 13.09.2006 olduğu bu nedenle sanığın savunmasının denetimi açısından ve katılan ...'nın beyanlarının doğruluğu yönünden suça konu çekin de bulunduğu çek karnesinin ilgili bankadan ne zaman alındığının ve bu çek yönünden hangi tarihte bankaya ödemeden men talimatı verdiğinin de araştırılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi,

Yasaya aykırı, katılanlar vekillerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 21.01.2026 tarihinde karar verildi.

§