"İçtihat Metni"
B O Z M A Ü Z E R İN E
MAHKEMESİ:Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2019/71 E., 2019/448 K.
SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşları, vb.tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
1. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz başvurusunun incelenmesinde;
Sanığın UYAP aracılığıyla MERNİS üzerinden ulaşılan nüfus kaydına göre hükümden sonra 16.06.2021 tarihinde öldüğü anlaşılmakla, kamu davasının TCK'nin 64/1. maddesi uyarınca düşürülmesinde zorunluluk bulunduğu, bu itibarla sanık ...'ın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanunun 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının CMK'nin 222/8. maddesi uyarınca ölüm nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
2. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik temyiz başvurusunun incelenmesinde;
Sanığın, ... ve ölen sanık ... adına düzenlenmiş 11.11.2004, 25.11.20 04... .12.2004 tarihli altında eşyayı teslim alan kısmında katılanın isminin yazılı bulunduğu ve katılan adına sahte imza atılan 5 adet satış senedine istinaden, sahibi olduğu ...Tic. Ve Turizm Ltd. Şti. vekili tarafından... İcra Müdürlüğün'de 2006/70 sayılı dosyası üzerinden, 07.02.2006 tarihinde icra takibi başlatarak, haksız menfaat elde etmeye çalıştığı iddia olunan olayda;
a. Sanığın aşamalardaki ifade ve savunmalarında, ölen sanık ...'ın, katılanın akrabası olduğunu, katılan ile birlikte farklı tarihlerde kendi iş yerinden mal aldıklarını ve ödemeyi nakit yaptıklarını, suça konu senetlerin düzenlendiği tarihte ise iş yerine ölen sanığın tek başına gelerek, katılan adına kendisinden mal aldığını, katılan ve ölen sanığın akraba olması nedeniyle malı teslim etmekte sakınca görmediğini belirtmesi, suça konu satış senetlerine istinaden sanık hakkında ilamsız icra takibi başlatması ve bu takipte ölen sanığın da borçlu olarak gösterilmesi karşısında, sanığın aksi ispatlanamayan savunmasının aksine ölen sanıkla fikir ve eylem birliği içerisinde hareket edip, suça konu eylemi gerçekleştirdiğine dair mahkumiyetine yeter her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığı gözetilmeden beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
b. Kabule göre de; Sanığın, katılan hakkında dosyası üzerinden başlattığı icra takibinin, katılanın 20.02.2006 tarihli borca itiraz dilekçesi üzerine, 23.02.2006 tarihinde durdurulmasına karar verilmesi ve bu nedenle menfaat temininin sağlanamaması karşısında, eylemin teşebbüs aşamasında kalmış olduğu anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'unun 35. maddesi gereği teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerekirken bu hususun uygulanmaması suretiyle fazla ceza tayini,
Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca hükmün Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
03.02.2026 tarihinde karar verildi.