Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Ceza Dairesi

Dosya2021/23178 E. 2026/281 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2015/121 E., 2016/228 K.

SUÇ : Güveni kötüye kullanma

HÜKÜMLER : Beraat, mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, bozma

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

Sanık ...'in suç tarihinde muhasebeci olarak görev yaptığı, sanıklar ... ve ...'nın ise sanık ...'nin sigortalı çalışanları oldukları, katılanlar ... ve ...'in Vergi Dairesi, Sosyal Güvenlik Kurumu, Bağkur ve bağlı kurumlara yapılacak ödemelerin bedelini sanıklara elden verdikleri ancak sanıkların katılanlara ait yapılması gereken ödemeleri ilgili kurumlara yapmayarak katılanları borçlu konuma düşürdükleri iddia edilen olayda,

serbest muhasebecilerin 3568 sayılı Kanun’un 2 nci maddesinde belirtilen görevlerinin arasında vergi borcunu yatırmak gibi bir görevleri olmadığı gibi, Türkiye Serbest Muhasebeciler Mali Müşavirler ve Yeminli Mali Müşavirler Odaları Birliği’nin Mecburi Meslek Kararlarına ilişkin 26.01.1996 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 1996/1 sayılı genelgesinin 1’inci maddesinde yer alan “Meslek mensupları, müşteri adına üçüncü kişilere ödeme yapmak üzere her ne isim altında olursa olsun mali değerler alamazlar” şeklindeki hükmüne göre, muhasebeci olan sanık ...'in ve yanında çalışan sanıkların, katılanlar tarafından verilen paraları ilgili kurumlara yatırmayarak katılanları borçlu duruma düşürdüklerinin iddia ve kabul olunması karşısında; sanıkların eylemlerinin 5237 sayılı Kanun'un 155 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan güveni kötüye kullanma suçuna temas ettiği belirlenerek yapılan incelemede;

Sanıklara yüklenen güveni kötüye kullanma suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen olağan dava zamanaşımının, kesen son sebep olan sanıklar hakkında mahkumiyet kararı verildiği 18.03.2016 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık ... müdafii, sanık ... ve katılan ... vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8 nci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanun’un 322 nci maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağan dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

07.01.2026 tarihinde karar verildi.

§