Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

11. Ceza Dairesi

Dosya2021/22946 E. 2026/737 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2018/343 E., 2018/299 K.

SUÇLAR : Kamu kurumu zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik

HÜKÜMLER : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

1.Nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm yönünden;

5237 sayılı TCK'nin 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun'un 52. maddesi uyarınca 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gibi, hapis ve para cezası için aynı gerekçelerle takdir ve teşditten bahsedilip hapis cezası alt sınırdan uzaklaşılarak belirlendiği halde para cezasının alt sınırın da altında olacak şekilde belirlenerek eksik ceza tayin edilmesi aleyhe temyiz bulunmadığından, Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 04.10.2018 tarihli ve 2015/8-656 Esas, 2018/404 Karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere; 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 81 inci maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma tedbirine de karar verilebileceği gözetilerek, sanık hakkında kurulan hükümlerde infaz yetkisini de kısıtlar şekilde adli para cezalarının ödenmemesi halinde zorunlu olarak kamuya yararlı bir işte çalışma seçenek yaptırımına çevrileceğinin ihtar edilmiş olması infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;

Yargıtay 5 Ceza Dairesi'nin 25.12.20 14... /7763 esas - 2014/13258 karar sayılı bozma ilamı ile kazanılmış hakkı saklı tutulan sanık hakkında bozma ilamı öncesi Gaziantep 2.Ağır Ceza Mahkemesi'nin 25.12.20 12... /146 esas- 2012/692 Karar sayılı kararı ile neticeten; 10 yıl hapis cezası verilmiş olması ve hükme karşı sanık aleyhine temyiz bulunmaması karşısında sanığın kazanılmış hakkının 10 yıl hapis cezası olduğu gözetildiğinde, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 158/1-e, 43/1, 62/1, 52/2-4 maddeleri gereğince 6 yıl 3 ay hapis ve 37.500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına dair 29.11.2018 tarihli hükmün sanık lehine olduğu gözetilmeden, sanık hakkında bozma ilamı öncesi mahkemenin 12.05.2015 tarihli kurulan hükümdeki dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından verilen cezaların toplamı üzerinden kazanılmış hakka hükmedilmesi ile sanık aleyhine sonuç doğuracak şekilde sanığın 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hüküm kurulması,

Yasaya aykırı, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK‟nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 2-8.bendinin tamamen hükümden çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

2.Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hüküm yönünden;

Sanığa yüklenen “resmi belgede sahtecilik” suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.01.2026 tarihinde karar verildi.

§