"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/36 E., 2025/245 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bartın 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2021/204 E., 2022/633 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması talep edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin ve işin duruşmaya tabi olduğunun anlaşılması nedeniyle duruşma talebinin kabulüne karar verildikten sonra, duruşma için 05.05.2026 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmiştir. Duruşma günü duruşmalı temyiz eden davacı adına ... ile davalı adına ......... geldiler. Yüzlerine karşı duruşmaya başlanıp sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra duruşmaya son verilerek aynı günde Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili asıl ve birleşen davanın dava dilekçelerinde özetle; davacının eski eşi ...'den Kartal 1. Aile Mahkemesinin 2003/371 Esas, 2004/330 Karar sayılı kararı ile boşandığı ve bu kararın da 26.01.2005 tarihinde kesinleştiği, bu boşanma sonrasında davacının bu kez 05.04.2005 tarihinde........... isimli bir şahısla evlilik yaptığı, davacının bu evliliği devam ederken ise eşinin 10.01.2007 tarihinde vefat ettiği, vefatın üzerine davacının vefat eden eşinin Sosyal Sigortalar Kurumundan emekli maaşı alıyor olması nedeni ile bu aylığın kendisine bağlanması için talepte bulunduğu ve bu talebinin de kabul görerek kendisine dul ve yetim aylığının bağlandığı, bu süreç içerisinde maaşını alan davacıya ... Muhasebe Birimi tarafından 14.04.2021 tarihinde düzenlenen 23887142 sayılı borç bildirim belgesinin 21.04.2021 tarihinde tebliğ edildiği, bahsi geçen belgede davacının vefat eden eşi......... vefatı üzerine hak kazanmış olduğu ölüm aylığının hak sahibinin boşanma nedeni ile gelir/ aylık bağlandıktan sonra boşandığı eşi ile fiilen birlikte yaşadığının tespit edilmesi gerekçesi ile kesilmiş olduğu ve kendisine fazla ve yersiz ödeme olarak 151.781,45 TL asıl borç ve 54.893,34 TL işlemiş faiz toplamı 206.764,79 TL borç tahakkuk ettirildiğini öğrendiği, davacı tarafından yasal süresi içerisinde de bu karara itiraz edildiği, fakat davalı Kurum tarafından denetmenlerce bu konuda tutulan tutanağın aksi sabit oluncaya kadar geçerli olması gerekçesi ile itirazlarının reddedildiği, davacının boşandığı ilk eşi ile olan boşanmasının kesinlikle muvazaalı olmadığı ve bu sebeple eski eşi ile fiilen bir birlikteliklerinin bulunmadığı iddiasıyla asıl davada davalı Kurum tarafından davacı aleyhine tahakkuk ettirilen para cezasının iptali ile davacının davalı Kuruma borçlu olmadığının tespiti ve haksız ve hukuksuz olarak kesilen ölüm aylığının kesildiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsiline; birleşen davada T.C. ... ..... Muhasebe Biriminin 17.08.20 21... 330 sayılı Borç Bildirim Belgesi ile tebliğ edilen Fazla ve Yersiz Ödemeye ilişkin Tahakkuk Ettirilen 2.309,21 TL asıl borç miktarı ve 812,17 TL işlemiş faiz miktarı ile birlikte toplam 3.121,38 TL borç miktarın iptaline ve ...'in davalı Kuruma borcunun olmadığının tespit edilmesine ve .......vefal eşi ...... vefatı üzerine bağlanan ölüm aylığı ile birlikte yılda iki kez ödenmesine karar verilen bayram ikramiyesinin yeniden tahsisi ile dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığı, davacının 24.02.1997 tarihinde evlilik yaptığı ...'den 26.01.2005 tarihinde boşandığı, 05.04.2005 tarihinde ......... ile evlilik yaptığı, ........ 10.01.2007 tarihinde vefat ettiği, davacının 26.01.2007 tarihinde ölüm aylığı bağlattığı, ... denetmenlerince tanzim edilen 2021/413850/014 tarih sayılı denetim raporunda belirtildiği üzere ...'in boşandığı eşi ... ile fiilen birlikte yaşadığının tespit edildiği, 5510 sayılı Kanuna göre boşandığı halde, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı belirlenen eşlerin bağlanmış olan aylıkları kesilecek ve adlarına ödenmiş olan tutarlar Kanunun 96. maddesine göre geri alınacaktır hükmü bulunduğundan aylığının 01.10.2008 tarihinden itibaren iptal edildiği, denetmen raporundaki ifadelerde birçok komşunun davacının ... ile birlikte yaşadığını belirttiği, davacının da 2006'dan beri ... ile yaşadığını imzalı beyanı ile ikrar ettiği savunmasıyla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararla; davanın kabulüne, muvazaalı boşanma gerekçesi ile davalı Kurum tarafından tesis edilen, davacı ...'e eşi ...........vefatı üzerine tahsis edilen ölüm aylığının kesilmesine ve davacı ...'e 151.781,45 TL asıl borç ve 54,983,34 TL işlemiş faiz miktarı ile toplam 206.764,79 TL borç tahakkukuna ilişkin işlemin iptaline, davacı ...'in davalı Kuruma borçlu bulunmadığının tespitine, davacı ...'e yeniden maaş bağlanmasına, kesilen aylığın kesildiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsiline karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Kurum denetmenine verdiği imzalı beyanında 2006 yılından itibaren eşi ... ile birlikte yaşadığını kabul etmiş olması, ihtilaf konusu dönemde davacının, ... ile birlikte yaşadığı yönündeki tanık anlatımları, adres ve MEDULA kayıtları birlikte değerlendirildiğinde, 5510 sayılı Kanun'un 59/2. maddesi gereğince Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurları tarafından düzenlenen tutanak içeriğinin aksi ispat edilemediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacı ...'in ilk eşi ...’den 2005 yılında kesinleşen ilamla boşandığı, 2005 - 2007 yılları arasında... ile evli kalarak birlikte yaşadığı ve ikinci eşinin vefatı üzerine ölüm aylığına hak kazandığı, dolayısıyla ilk eşinden boşanmasının aylık bağlatma amacı taşımadığı ve hakkın kötüye kullanılması durumunun oluşmadığı, Kurum memurlarınca tutulan denetim raporunun müvekkilin iradesi fesada uğratılarak düzenlendiği ve gerçeği yansıtmadığı, ilk eşi ...’in işi gereği farklı illerdeki tünel inşaatlarında çalıştığı ve ikametgah adresinin sadece çocuklarını ziyaret maksatlı veya hak kaybına uğramama düşüncesiyle aynı göründüğü, yapılan teknik araştırmalarda (GSM, abonelikler, emniyet araştırması vb.) fiili birlikteliği kanıtlayan somut bir veriye rastlanmadığı, Bölge Adliye Mahkemesi kararının eksik inceleme ve hayatın olağan akışına aykırı olduğu iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, asıl davada boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı gerekçesiyle kesilen ölüm aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin ve borçlu olmadığının tespiti ile birleşen davada bayram ikramiyesi ödenmesi gerektiğinin ve borçlu olmadığının tespitine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı avukatı yararına takdir edilen 40.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.