Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Hukuk Dairesi

Dosya2026/196 E. 2026/6352 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2023/164 E., 2025/187 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 1998/ 12... /12 aylarına ait tevkifat kesintili bilgileri kapsamında çiftçi bağkuru olarak kayıtlı olduğunu, tevkifat listesinde baba adı ve doğum tarihi kısmına sehven bazı bilgilerin yanlış yazıldığını, gerçek doğum tarihinin 01.11.1977, baba adının ... olduğunu, ... ilçesinde bu isimde başka kimsenin yaşamadığını, çiftçilik işi ile uğraştığını, yıllardır ... halinde no: 25 ...'ya mal verdiğini, .... lakabının manalı olduğunu, bağkur çiftçi primlerinin bildirimi sırasında tevkifat listesinde baba adı ve doğum tarihi kısmına sehven yanlış yazılan ... 01.11.1977 baba adı ... olan bilgilerinin düzeltilip tespiti ile hizmet tespitinin belirlenerek sigorta kaydının 1998/12 olarak kayıt ve tescilini talep etmiştir

II. CEVAP

1.Davalı ... cevap dilekçesinde özetle, davacı ...'ın 19 98... yıllarında sahibi olduğu hale sebze üretip verdiğini, müstahsili olduğunu, bağkur çiftçi primleri bildiriminde bildirildiğini ve bağkurunun yatırıldığını, bazen lakabı olan manalı şeklinde yazıldığını, bazı listede de baba ve doğum tarihinin yanında çalışan kişiler tarafından yanlış yazıldığını, ... baba ..... 01.11.1977 doğumlu ... adına bağkur bildiriminin 19 98... yıllarında yatırıldığı bildirilmiştir.

2. Davalı Kurum vekilinin cevap dilekçesinde özetle, davacının 1998/12 ayından itibaren çiftçi Bağ-Kur sigortalısı olarak tespitini talep ettiğini, aynı isimden birden fazla kişinin olup olmadığını nüfus kayıt sisteminden araştırma ve tarama yetkisinin kurum personelinde olmaması nedeniyle kurum tarafından Nüfus Müdürlüğüne yazılan 08.10.2021 tarihli yazı sonrası ... İlçe Nüfus Müdürlüğünden ... adına bir kişinin kaydının tespit edildiğini bildirerek nüfus kayıt örneği gönderildiğini, kişinin nüfus kayıt örneğindeki kişi ile uyuşmadığı anlaşıldığından talebinin reddedildiğini, kesintinin davacıya ait olmadığının tespiti halinde davanın reddine, davanın kabulüne karar verilmesi halinde davanın mahiyeti ve davanın açılmasına kurumun sebebiyet vermemesi nedeniyle yargılama giderinden muaf tutulmasını talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 27.01.2022 tarihli kararı ile "1-Davanın davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddine,

2-Davanın davalı Kurum yönünden kabulü ile 12/1999 bildirim tarihli 25 numaralı tevkifat sorumlusuna ilişkin Bağ-Kur çiftçi prim bildirim listesinin 1 ve 2 nolu sayfalarında yer alan ...'ın ve 12/1998 bildirim tarihli 25 numaralı tevkifat sorumlusuna ilişkin bağ-kur çiftçi prim bildirim listesindeki ...'ın 1...4 TC kimlik numaralı baba adı ... 01.11.1977 Kaş doğumlu ... olduğunun tespitine ve ... kayıtlarının da bu şekilde düzeltilmesine,

3-Davacının hizmet tespitinin belirlenip sigorta kaydının 1998/12 olarak kayıt edilmesi talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddine, " karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 27.01.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 20.01.2023 tarihli kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 20.01.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece, dosya kapsamından, davacı ...'ın 01.11.1977 Kaş doğumlu, ... oğlu olmasına karşın, davacının aidiyetinin tespitini istediği, davalı ... .... tevkifat sorumlusu olarak yer aldığı 19 98... . aya ait tevkifat kesinti listesindeki kaydın .... oğlu ... 1972 doğumlu ... adına ve 19 99... . aya ait tevkifat kesinti listesinde ise .... oğlu, 1958 Karabucak doğumlu A. ... adına olduğunun anlaşılmasına göre Mahkemece, öncelikle davacının aidiyetinin tespitini istediği tevkifat kesinti listelerinde yer alan ad-soyadı, doğum yeri, tarihi ve baba adı gibi bilgilere göre adı geçen şahısların gerçekte bulunup bulunmadığı konusunda ilgili nüfus idarelerinden bilgi istenmesi gerektiği, tüm Türkiye çapında nüfusa kayıtlı olup olmadıklarının araştırılması gerektiği, nüfus bilgileri ile birlikte adres-ikamet bilgilerinin de temin edilmesi, nüfus kaydı olanların tanık olarak beyanına başvurulması, dinlenecek kişilerden tevkifatın aidiyeti hususunda iddiada bulunanların olması halinde dava konusu uyuşmazlığın bu kişilerin de hak alanını ilgilendirmesi nedeniyle onların da davaya dahil edilmesinin sağlanması, söz konusu kişilerin de 2926 sayılı Kanun kapsamında tarımsal faaliyette bulunup bulunmadığının, ilgili Ziraat, oda, kooperatif kayıtlarının celp olunarak, araştırılması, tevkifat kesinti listelerinde yer alan kişilerin, ..... Oğlu, ...... 1977 doğumlu davacı ... ile aynı kişiler olup olmadığının, aidiyetin kime ait olduğu hususunun şüpheye yer bırakmayacak şekilde saptanması gerektiği hususlarına işaret edilerek karar bozulmuştur.

Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, soyut ve çelişkili beyanlara itibar edildiğini, eksik inceleme sonucu karar verildiğini ileri sürmüştür.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tevkifat belgesindeki bilgilerin davacıya ait olduğunun tespiti ile 2926 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığın tespiti istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla, davalı Kurum vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§