Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Hukuk Dairesi

Dosya2025/8869 E. 2026/240 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 50. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2022/2143 E., 2023/193 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 44. İş Mahkemesi

SAYISI : 2021/36 E., 2022/96 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacılar vekili dava dilekçesinde, 27.02.2013 tarihinde iş kazası geçiren ...'ın vefatı nedeniyle eş ... için 1.000,00-TL, çocukları ...ve ... için ayrı ayrı 1.000,00-TL maddi tazminat, her bir davacı için de ayrı ayrı 100.000,00-TL manevi tazminata kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

2.Davacı vekilinin 29.11.2021 tarihli bedel artırımı dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak maddi tazminat talebi eş ... için 505.369,16 TL, çocuk ... için 25.887,51 TL olarak artırılmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, kazanın iş kazası olmadığını kalp krizi sonucu vefatın gerçekleştiğini, vefat sebebiyle illiyet bağlarının olmadığını beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dosyada alınan kusur bilirkişi heyet raporunu göre davalı işverenin % 100 oranında kusurlu olduğu, davacılar murisi müteveffanın kusurunun bulunmadığı kanaatini bildirir raporu dosyaya sundukları anlaşılmıştır. 24.08.2021 tarihli Aktüerya Bilirkişi ek raporuna göre davacı ... ve ...'ın maddi tazminat taleplerinin kabulüne ve davacı ...'ın ise maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. Manevi tazminat davası yönünden ise tüm dosya kapsamının incelenmesinde; davacılar murisi ... davalıya ait iş yerinde çalışırken geçirdiği iş kazası sonucu vefat etmiştir. Olayda ... işçinin kusurunun bulunmadığı, işverenin ise olayda %100 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Davacılar yararına olayın oluş şekli, davalı tarafın kusur hareketleri, davacının kusur oranı, davacının yaşı nazara alınarak sebepsiz zenginleşmesine sebep olmayacak ve manevi tazminatı arzu edilir seviyeye çıkarmayacak olay nedeni ile uğranılan zarar sonucu duyulan elem ve ızdırabın kısmen de olsa giderilmesi amacına yönelik bir miktar manevi tazminata hükmetmek gerekmiş olup, elem ve ızdırabın derecesine, paranın alım gücü, tarafların sosyal ekonomik durumu Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 22.06.19 66... /7 sayılı kararı gereği hakkaniyet ilkesi de gözetilerek bunun da miktarının davacı ... için takdiren 80,000,00 TL olmasının, davacılar ...ve ... için takdiren 40.000,00 'er TL hakkaniyete uygun olduğu yönünde Mahkememize tam bir vicdani kanaat geldiğinden bu miktar manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine ve fazlaya dair istemin reddine dair karar verilmiştir..." gerekçesiyle,

-Açılan maddi tazminat davasının kısmen kabulüne,

1-a-Davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile 505.369,16 TL'nin kaza tarihi olan 27.02.2013 tarihinden itibaren itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

b-Davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile 25.887,51 TL'nin kaza tarihi olan 27.02.2013 tarihinden itibaren itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacının yaş küçüklüğü sebebiyle velayeten davacı anne ...'a verilmesine,

c-Davacı ...'ın maddi tazminat talebinin reddine,

2-Açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulüne,

a-Davacı ... için takdiren 80.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27.02.2013 tarihinden itibaren itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

b-Davacı ... için takdiren 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27.02.2013 tarihinden itibaren itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacının yaşı küçük olması dolayısıyla velayeten davacı anne ... Kahraman'a verilmesine,

c-a-Davacı ... için takdiren 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27.02.2013 tarihinden itibaren itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine," karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde, dava konusu kazanın bir iş kazası olmadığına dair Yargıtay incelemesinden geçmiş kesinleşmiş bir Ceza Mahkemesi kararı olduğunu, Ceza Mahkemesinde kesinleşen maddi vakıalar ile hukuk hakiminin bağlı olduğunu, itirazlarına rağmen, İlk Derece Mahkemesinin, ceza mahkemesinde kesinleşen maddi vakıalar ile ilgili kendisini neden bağlı hissetmediğine dair gerekçe belirtmediğini, bu sebeple adil yargılanma haklarının ihlal edilmiş olduğunu, bilirkişi raporundaki hesap hatalarına dair itirazlarının da dikkate alınmamış, gerekçeli kararda bu hususta tek bir satır açıklama yapılmamış olduğunu, bu şekilde de adil yargılanma haklarının ihlal edilmiş olduğunu, dava konusu vefatın meydana gelmesinde davalı şirketin bir kusurunun bulunmadığına dair Yargıtay 12. Ceza Dairesinin kararının yok sayıldığını, dava konusu kaza ile ilgili olarak davalı şirketin çalışanlarının taksir ile ölüme sebebiyet vermek suçlaması ile yargılanmış ve yapılan yargılama sonucunda Çorlu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/89 Esas, 2015/356 Karar sayılı dosyasından dava konusu vefatın elektrik çarpmasına bağlı olmadığı ve bir iş kazası olmadığı yönünde beraat kararı verilmiş olduğunu, bu kararın, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 2018/2992 Esas sayılı kararı ile onandığını, bilirkişi raporunda hesap hatası olduğunu, müteveffanın ücretinin yanlış hesaplandığını, dosya kapsamında sunulan davacının ücret bordrolarından görüleceği üzere davacının 2013 yılı başındaki saat ücretinin 6,47 TL olduğunu, yürürlükteki toplu sözleşme uyarınca davacının saat ücreti ile çalıştığını, bu sebeple gerçek bilinirken varsayım ile hareket edilemeyeceğini, davacının bilinen saat ücretinin 6,47 TL’si olduğu ve bu ücretin ilgili dönem asgari ücreti saatinin 4.38 TL (978/225) olduğu ve davacının ücretinin asgari ücretin yalnızca 1,477 katı olduğunun açık olduğunu, bilirkişi raporunda ise hatalı olarak asgari ücretin 3.125 katı olduğu varsayımına göre ücretin hesaplandığını, sunulan bordrodaki saat ücretine göre hesaplamanın yapılması gerektiğini, davacı çocukların destek süresinin hatalı hesaplanmış olduğunu, bilirkişinin, ... için tespit ettiği destek sonu tarih olan 26 yaş ve ... için tespit edilen 22 yaşın hatalı olduğunu, davacı eşin yeniden evlenme oranın da hatalı hesaplanmış olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2.Somut olayda İlk Derece Mahkemesince karar ve ilam harcı ile ilgili hüküm kurulurken davacı taraftan tahsil edilen 1.034,90 TL peşin harç, 1.888 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.922,90 TL harcın mahsubu ile maddi ve manevi tazminat talepleri nedeniyle alınması gereken bakiye karar ve ilam harcının 44.296,84 TL olarak belirlenmesi gerekirken, davacı taraftan alınan peşin harç ve ıslah harcı toplamı ile bakiye ilam ve karar harcının eksik tespit edilmesi doğru olmamıştır.

3.Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

İlk Derece Mahkemesinin kararının,

1-(3) no.lu bendinin silinerek yerine "..Alınması gereken 47.219,74 TL harçtan, peşin alınan ve ıslah ile tamamlanan toplam 2.922,90 TL harcın mahsubu ile kalan 44.296,84 TL harcın davalıdan alınarak hazine irad kaydına, "

2-(4) no.lu bendinin silinerek yerine "..Davacı tarafından başvurma, peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan 2.922,90 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, ..." ibarelerinin yazılması ile kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§