"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1929 E., 2024/3263 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 62. İş Mahkemesi
SAYISI : 2021/173 E., 2023/242 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 22.07.1991 tarihinde ... Derneği Genel Müdürlüğünün ... ve ... olarak çalışmaya başladığını, işveren tarafından işe giriş bildirgesinin verildiğini, davacı emeklilik için ... Sosyal Güvenlik Kurumuna yazmış olduğu başvuruya davacının ... sicil numaralı iş yerinden 1991/1 yılına ait işe giriş bildirgesinin verildiğini ancak iş yerine ait bordrolarının verilmemesi nedeni ile işe başlangıç tarihinin 15.06.1992 olarak kabul edildiğini belirterek talebinin reddine karar verildiğini, Kurum işleminin hukuka aykırı olduğunu, davacının emeklilik olamaması nedeni ile mağdur olduğunu belirterek, davacının ... sicil numaralı ... ... ve ... ünvanlı iş yerinde 1 gün çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 22.07.1991 olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, Kuruma başvuru şartının yerine getirilmediğini, ... no.lu sicilde iş yerinin olmadığını, ... sicil numaralı iş yerinden bordro verilmemesi nedeni ile Kurum işleminin yerinde olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, gelen yazı cevapları, Kurum kayıtları ve tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; davacının hizmet döküm cetveline göre ilk işe başlama tarihinin 15.06.1992 olduğu, bu tarihten öncesine ait hizmet başlangıcının olmadığı, ilk kez işveren işveren ... Sağlık ve ...ünvanlı ... sicil sayılı iş yerinden verilen ve Kurum kayıtlarına 29.07.1991 tarihinde ... sayısı ile intikal eden, nüfus kayıtlarına uygun olarak düzenlenmiş işe giriş bildirgesine istinaden ... sigorta sicil numarasının tescil edildiği, ancak dönem bordrolarının verilmediği, işe giriş bildirgesinin üzerinde bulunan kimlik bilgilerinin davacıya ait olduğu, işe giriş bildirgesinde bulunan imzanın davacı yana ait olduğunun kendi imzası beyanı ile tasdik edildiği ve davalı tarafça imzanın davacıya ait olmadığına dair itirazın yapılmadığı, iş yerinin talep tarihi itibari ile kanun kapsamında olduğu, yargılama aşamasında dinlenen tanık beyanlarından davacının işe giriş bildirgesini vermiş olan dava dışı işyerinde fiilen çalışmış olduğu anlaşıldığından davacının davasının kabulüne ve davacının dava konusu işyerinde 22.07.1991 tarihinde 1 gün olarak çalıştığının tespitine karar verilmiştir...." gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının dava dışı işveren nezdinde 22.07.1991 tarihinde 1 gün olarak çalıştığının tespitine, 506 sayılı Kanun'un 60/G maddesi uyarınca sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 17.08.1991 tarihi olduğunun ve dava dışı işyerinde bir günlük çalışması yönünden sigorta prim ödeme gün sayısının hesabına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde, Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, 5 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, Kurumca yapılan işlemlerde bir hata bulunmadığını belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.