Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3726 E. 2026/392 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1859 E., 2025/109 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: Kayseri 1. İş Mahkemesi

SAYISI : 2021/474 E., 2022/262 K.

Bölge Adliye Mahkemesi davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı iş yerinde 16.08.1999 tarihinde işe başladığını ve halen çalıştığını, davalı iş yerinin sigortasını 27.10.1999 tarihinde başlattığını, SGK'ya zamanında bildirim yapılmadığını ve primlerinin eksik yattığını belirterek, kendisinin davalı iş yerinde 16.08.1999 - 27.10.1999 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı şirket cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde talep edilen, Kanunda belirlenen ve zamanaşımına uğramış dava konusu alacaklara ilişkin zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davacının müvekkil iş yerinde çalışma günleri dava dilekçesinde belirttiği gibi olmayıp işe giriş bildirgesinde mevcut olan 27.10.1999 tarih olduğunu, müvekkil şirket tarafından sigortasız işçi çalıştırma gibi bir durumun söz konusu olmadığını, davacının maaş ödemelerinin yapıldığı banka kayıtları incelendiğinde de davacının çalışması olduğunu iddia ettiği dönemlere ilişkin her hangi bir ödeme olmadığını, davacının kötü niyetle davayı açtığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 16.08.1999 - 27.10.1999 tarihindeki fiili çalışmaları olduğunu iddia etmiş ise de davacıya ait hizmet dökümü Kurumdan celp edildiğinde davacının çalışmaları ancak hizmet dökümünde görülen kadar olduğunu, bunun dışında Kuruma bildirilmiş hiçbir kayıt olmadığını, Kuruma hizmetlerin tespiti için yapılmış bir talep yahut ihbar da söz konusu olmadığını, dosya kapsamında işe giriş belgesi mevcut olmadığından hak düşürücü sürenin dolduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.

.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamından davacının 27.10.1999 tarihinden sonraki çalışmalarının davalı işveren tarafından Kuruma bildirildiği, 08.05.2001 tarihinde çıkış bildiriminin 20.12.2002 tarihinde yeniden giriş bildiriminin verildiği görülmüş dolayısıyla çalışmanın 08.05.2001 tarihinde kesintiye uğradığı anlaşılmış, çalışmanın kesintiye uğradığı 08.05.2001 tarihinin yıl sonundan itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde davanın açılması gerektiği ancak davanın açılış tarihi itibariyle yasal süresinde açılmadığı anlaşıldığından davanın hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama sonucu verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu görülmekle Dairemizce istinaf yoluna başvuran davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebepleri yerinde görülmeyerek 6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b/1 maddesi gereğince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece hatalı ve eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verildiğini beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, hizmet tespiti ve prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

3.Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen işyerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.

4.İnceleme konusu davada, davacının davalı iş yerinde 16.08.1999 - 27.10.1999 tarihleri arasında kesintisiz olarak çalıştığının tespitini talep ettiği, davacının 27.10.1999 tarihinden sonraki çalışmalarının davalı işveren tarafından Kuruma bildirildiği, 08.05.2001 tarihinde çıkış bildiriminin 20.12.2002 tarihinde yeniden giriş bildiriminin verildiği Mahkemece çalışmanın 08.05.2001 tarihinde kesintiye uğradığı gerekçesiyle hak düşürücü süreden davanın reddine karar verildiği görülmüş, verilen kararın eksik incelemeye dayalı olduğu anlaşılmıştır.

Dosya kapsamından davacının 21.05.2001-21.11. 2002 tarihleri arasında askerlik görevini ifa ettiği ve bu süreçte hizmet akdinin askıda olduğu dolayısıyla hak düşürücü süreden söz edilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle,

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

3. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§