Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Hukuk Dairesi

Dosya2025/3177 E. 2026/232 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Konya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2024/1874 E., 2024/1965 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: Konya 5. İş Mahkemesi

SAYISI : 2024/9 E., 2024/152 K.

Bölge Adliye Mahkemesi asıl-karşılık davaya ilişkin kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;

I. DAVA

1.Davacı/karşı davalı vekili; maça makinesi ustası olarak uzun yıllardır davalı işyerinde çalışan davacının 29.01.2013 tarihinde iş kazası geçirdiğini, müvekkilinin elinin kopma noktasına gelmesine sebep olan maça makinesinin orijinalinde titreşim motoru bulunduğunu, ancak davalı şirket tarafından makinenin orijinali bozularak makineye demir çubuklu şaft taktırıldığını, maça işlemi bittikten sonra dibinde kalan kumları temizleme işlemini yaparken kolunun makineye sonradan taktırılan demir çubuklu şafta kapıldığını ve kolunun kopma noktasına geldiğini, makinenin durdurulmasını bilen bir işçi tarafından makinenin kapatılması sayesinde ölümden döndüğünü, makinenin tehlikeli veya acil durumlarda, şaftın dönmesini engelleyen ve makineyi kapatan, otomatik olarak elektriği kesen düzenek ve şaftı durduracak acil stop butonu bulunmadığını, kaza sonrasında elektriği otomatik olarak kesen düzenek kurulduğunu, gerekli uyarı levhaları asıldığını, güvenlik malzemeleri alındığını, işverenin kusurlu olduğunu belirtilerek HMK.'nın 107. maddesi gereğince 50,00 TL tedavi gideri, 450,00 TL geçici iş göremezlik, 1.500,00TL sürekli iş göremezlikten kaynaklanan tazminat olmak üzere toplam 2.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi talep etmiştir.

2.Davacı/karşı davalı vekilinin 24.04.2024 tarihli bedel artırımı dilekçesi ile fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak maddi tazminat isteminin geçici ve sürekli iş göremezliğe ilişkin talebini 1.812.759,89 TL olarak artırmıştır.

II. CEVAP

Davalı/karşı davacı vekili; davalı işyerinde maça işçisi olarak çalışan davacının makineyi durdurmadan kendi başına hareket edip, sorumlu ustabaşına haber vermeden ve mevcut aletleri kullanmadan kasta yakın bir ihmal ve tedbirsizlikle elini dönen paletlerin içine sokması sonucu olayın meydana geldiğini, maça makinesinin sadece bir kez akşam saat 18.00'de makine kapatılıp, tahta veya metal aparatlarla temizlendiğini, temizlikten sonra üretim yapılmadığını, makinenin sıkışmasının büyük bir arıza demek olduğunu, bu durumda işçinin görevinin arızayı haber vermek olduğunu, davacının makineyi kapatmayıp, ustabaşlarına haber vermeyip, tahta veya metal aparatları kullanmayıp, yasak olmasına rağmen 2.5 metre yüksekliğe tırmanıp makineye elini sokup kazaya sebep olduğunu, makinede kazadan öncede acil stop butonu mevcut olduğunu, davacının tedavisi nedeni ile davalı şirket tarafından Farabi Hastanesine 4.900,00 TL tedavi gideri ödendiğini, davacının davalı işyeri hakkında gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğu, şirket yetkililerinde üzüntüye sebebiyet verdiği, şirketin itibarının zedelendiğini belirterek davanın reddine, davacının tedavisi için sarf olunan 4.900,00 TL tedavi gideri ve 20.100,00 TL manevi tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; davalı işveren şirketin %60 oranında, kazazede davacının %40 oranında kusurlu olduğu, davacının Mahkemece verilen ilk Mahkeme kararına istinaf talebinde bulunmadığından davalı lehine oluşan usulü kazanılmış hakların korunduğu gerekçesiyle "Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine,

1-Davacının geçici-sürekli iş göremezliğe ilişkin maddi tazminat taleplerinin kabulüyle 23.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda geçici-sürekli iş göremezlik tazminatı toplamı olan 1.812.759,98 TL'nin davalının usulü kazanılmış hakkı gözetilerek toplam 722.069,31 TL'nin kaza tarihi olan 29.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2-Tedavi giderinden kaynaklanan maddi tazminatın reddine,

3-Manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile kaza tarihi, kazanın oluş şekli, davalının sorumlu olduğu %60 kusur oranı, davacının %40 oranında müterafik kusuru, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının %45 olarak belirlenen maluliyet oranı, kaza tarihi, 26.06.19 66... /7-7 sayılı İçtihatı Birleştirme Kararının içeriği ve öngördüğü koşulların olayda gerçekleşme biçimi, hak ve nesafet kurallarına göre takdir olunan 35.000,00 TL manevi tazminatın 29.01.2013 kaza tarihinden itibaren işleyecek ve hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine,

4-Davalının davacıya karşı açmış olduğu manevi tazminat ile tedavi gideri alacağı talebinin ayrı ayrı reddine," karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde, gerçek zararın hüküm tarihine en yakın tarihteki verilere göre hesaplanması gerektiğini, söz konusu hesaplama yapılırken hüküm tarihine en yakın tarihte belli olan asgari ücretteki artış miktarı nazara alınarak işçinin gerçek zararının belirlenmesi gerektiğini, davacı bilirkişi raporuna itiraz etmemiş olsa dahi, sonradan yürürlüğe giren asgari ücretin uygulanmasının kamu düzeni gereği ve zorunlu olduğundan davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşmayacağını, sadece davanın istinaf edilmemesinden bahisle verilen kararın kabulünün mümkün olmadığını, davalı lehine hükmedilen vekalet ücretlerinin kaldırılmasını, manevi tazminat yönünden rakamın güncel değerlerde düşük kaldığını, tedavi giderleri yönünden verilen kararın aleyhe kısımlarını kabul etmediklerini belirterek kararı temyiz etmiştir.

2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde, davacının taleplerinin, zamanaşımına uğradığını, kusur raporları arasında çok fazla çelişki bulunduğunu, Mahkeme tarafından kabul edilen %45 oranındaki maluliyeti kabul etmediklerini, dosyada alınan aktüerya hesap raporları arasında da çelişki bulunduğunu, geçici iş göremezlik süresine ilişkin hesaplamada; raporlar arasında çelişki bulunduğunu ve davacının talebini aşar şekilde hesaplama yapıldığını, davacının maaşının asgari ücret düzeyinde olduğu konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmamasına rağmen, davacının talebini aşar şekilde hesaplama yapıldığını, hesaplamaların AGİ hariç tutularak yapılması gerektiğini, işleyecek aktif dönem zarar hesabına ilişkin hesaplamada; her iki rapor arasında çelişki bulunduğunu, davanın birden fazla kez ıslah edildiğini, bu duruma muvafakat vermediklerini, hükmedilen maddi tazminat ve manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, kabul edilen tazminatlardan ihbar olunan sigorta şirketinin müşterek ve müteselsil sorumlu tutulması gerektiğini, davacının istinaf kaldırma kararı sonrasındaki yeniden hesaplanan rapora göre davasını ıslah etmiş olmasına muvafakat etmediklerini, reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarı açısından müvekkili lehine belirlenen vekalet ücretinin hatalı olduğunu, karşı davanın kabulü gerektiğini, karşı dava yönünden, reddedilen maddi tazminat ve manevi tazminat miktarları açısından müvekkili aleyhine hükmolunan vekalet ücreti miktarlarının olduğunu, faiz başlangıç tarihleri ve faiz oranlarının yanlış olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

A) Davacı/karşı davalı vekili ile davalı/karşı davacı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminat tutarına ilişkin temyiz istemleri yönünden,

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre davacı lehine hükmolunan ve reddolunan manevi tazminat tutarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı/karşı davalı vekili ile davalı/karşı davacı vekilinin temyiz itirazının miktardan reddine karar verilmiştir.

B) Davacı/karşı davalı vekilinin tedavi giderine ilişkin temyiz istemi yönünden,

Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.

Dosya içeriğine göre reddolunan tedavi gideri tutarının Bölge Adliye Mahkemesi karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 378.290 TL’nin altında kaldığı anlaşıldığından davacı/karşı davalı vekilinin temyiz itirazının miktardan reddine karar verilmiştir.

C) Davacı/karşı davalı vekili ile davalı/karşı davacı vekilinin davacı lehine hükmedilen sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat tutarına ilişkin temyiz istemleri yönünden,

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davacı/karşı davalı vekili ile davalı/karşı davacı vekilinin davacı lehine hükmedilen manevi tazminat tutarına yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

2.Davacı/karşı davalı vekilinin tedavi giderine yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE,

3.Davacı/karşı davalı vekili ile davalı/karşı davacı vekilinin davacı lehine hükmedilen sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminat alacağı yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,

4.Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililerden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

21.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§