"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/2061 E., 2025/1632 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Edirne 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/462 E., 2020/603 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde, muris ...'ın davalıya ait işyerinde kaynak ustası olarak çalışmakta iken depo imalatı sırasında yüksekten düşerek beyin kanaması geçirmesi suretiyle 19/08/2017 tarihinde iş kazası geçirerek vefat ettiğinini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere murisin eşi ve çocukları için her bir davacı için 5.000 TL maddi tazminat utarlarının kaza tarihinden itibaren işleyecek, her bir davacı için 80.000 TL tutarında manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili, 01.08.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile davacı eş ... için 351.621,95 TL, çocuk ... için 185.116,32 TL, .... (19.04.2018 tarihinde vefat etti)için 5.269,73 TL olarak artırmıştır.
3.Davacı vekili 09.09.2025 tarihli bedel artırımı dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini davacı ... için
2.949.216,49 TL,davacı ... için 1.145.403,91 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, zaman aşımı itirazında bulunarak kazanın oluşumunda müvekkilinin tam kusurlu olmadığını, müteveffaya gerekli eğitimin verilerek gerekli ekipmanların işçinin her zaman ulaşabileceği yerde sağlandığını, davalı şirketin kusursuz olması nedeni ile maddi tazminattan sorumlu olamayacağını, manevi tazminatın ise fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.11.2020 tarihli kararı ile "...Mahkememizce 29.06.2018 tarihinde kaza mahallinde keşif icra edilmiş dosya kül halinde işçi sağlığı iş güvenliği konularında uzman bilirkişi kuruluna tevdii edilerek 30.10.20 18... .02.2019 tarihli raporlar alınmıştır. Buna göre; davalı işveren’in olayda %45, dava dışı . OSGB'nin %45, kazazede ...'ın %10 oranında kusurlu olduğu bildirilmiştir. Alınan bu kusur oranının dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya yeterli görülmüştür.
Davacıların maddi zararlarının hesaplanması amacıyla hesap bilirkişisinden rapor alınmış olup, 17.07.2019 tarihli rapor ve 29.06.2020 tarihli ek rapor alınmıştır. Yeni bir bilirkişiden 14.10.2020 tarihli hesap raporu alınmıştır. Davacı davasını 01.08.2019 tarihinde ıslah etmiştir. Hesap bilirkişisi tarafından hesaplanan davacı ... için 213.817,48 TL, ... için 94.492,90 TL maddi zarar miktarının hüküm altına alınmasına, davacı ...'ın maddi zararının Kurum ödemeleri ile karşılandığı anlaşıldığından maddi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacılar her bir davacı için 80.000,00 TL olmak üzere toplam 240.000,00 TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Bu nitelikteki davalarda olay tarihi, olayın oluş şekli, kusur oranı, paranın satın alım gücü, zenginleşme sonucu doğurmayacak şekilde, hak ve nesafet kuralları göz önünde bulundurularak makul bir miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği, davacının malul kalmasının manevi bütünlüğünde çöküntüler oluşturabileceği, manevi tazminat miktarının felaketin tekrar özlenir hale gelecek miktara da ulaşmaması, bu miktarın öç alma duygusunu kısmen yatıştıracak ve içindeki manevi çöküntüyü bir nebze olsun giderecek miktarda olması kriterleri ve ülkemizin ekonomik ve sosyal durumu, davacının aynı şekilde belirlenen durumları, 22.06.1966 tarih ve 7/7 sayılı Yargıtay içtihadı birleştirme kararı da dikkate alındığında kazazedenin eşi olan ... için 60.000,00 TL, kazazedenin oğlu olan ... için 50.000,00 TL manevi tazminatın hüküm altına alınması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Davacı ...'ın manevi tazminat talebi bakımından; Selimiye Polis Merkezi tarafından dosya kapsamında mevcut olan mali sosyal durum araştırmasında çalışmaya engel hali olup olmadığı kısmında %99 ağır özürlü çocuk olarak belirtildiği, davacının yargılama sırasında 19.04.2018 tarihinde vefatı ile manevi tazminat ile kavuşulacak manevi çöküntüyü giderme amacının gerçekleşme ihtimalinin ortadan kalktığı ve manevi acılarının son bulduğu vicdani kanaatiyle manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. .." gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne,
Davacı eş ... için 213.817,48 TL maddi tazminat ve 60.000,00 TL manevi tazminatın,
Davacılardan ... için 94.492,90 TL maddi tazminat ve 50.000,00 TL manevi tazminatın 24.08.2017 gününden itibaren yasal faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
Davacılardan ...'ın maddi ve manevi tazminatı isteminin reddine,
Davacıların fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 12.11.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 23.06.2021 tarihli kararı ile ... mirasçılarına verilmek üzere takdiren 50.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği belirtilerek, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine,davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak,
Davanın kısmen kabulüne,
1. Davacı eş ... için 213.817,48 TL maddi tazminat ve 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden 24.08.2017 gününden itibaren yasal faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.Davacılardan ... için 94.492,90 TL maddi tazminat ve 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden 24.08.2017 gününden itibaren yasal faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3. Davacılardan ... ... için tayin olunan 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden 24.08.2017 gününden itibaren yasal faizleri ile birlikte davalıdan alınarak ... ...'ın mirasçıları olan davacılara verilmesine,
4. ... yararına maddi tazminat alacağı bulunmadığından davacı taleplerinin reddine,
5. Fazlaya dair isteklerin reddine, karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 10.07.2024 tarihli kararında Mahkemec kazaya ilişkin müfettiş raporu, ceza, rücu dosyaları ile işbu dosya kapsamında alınan kusur raporlarında belirtilen kusur oran ve aidiyetler arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden belirtilen esaslara uygun bir kusur raporu alınması ile emsal ücret araştırması yapılmak suretiyle hesap raporu alınması gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B.Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen temyiz incelemesine konu yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..Dairemizce benimsenerek uyulan bozma ilamında belirtildiği üzere, meslek odalarına müzekkere yazılarak emsal ücret araştırması yapılmış, Tüik ve Çevre Şehircilik Bakanlığı verileri incelenmiş, ... müfettiş raporu, ceza, rücu ve dosya kapsamında alınan kusur oran ve aidiyetleri arasındaki çelişkinin giderilmesine yönelik A sınıfı işgüvenliği uzmanlarından oluşan bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır.
Dosya kapsamı ve raporda tespit edildiği üzere, kazalının olay tarihi itibariyle davalıya ait inşaat şantiyesi işyerinden inşaat ustası olarak sigortaya kayıtlı olduğu ancak kazanın meydana geldiği yerin görevli bulunduğu şantiye olmayıp yine davalıya ait olan yapı market işyerinin bahçesindeki depo çatısının montajı sırasında kazanın meydana geldiği, buna göre inşaat malzemeleri toptan ticareti yapılan işyerinin tehlike sınıfının az tehlikeli sınıf ancak bahçede yapılan işin inşaat işi olmakla çok tehlikeli işler sınıfında olduğu, davalı işverenin emir ve talimatı ile şantiye işçilerinin depo çatı işini yaptığı, bu bağlamda mevzuata uygun ruhsatlandırma, fenni yeterliliği uygun görevlendirme ve bu iş için OSGB hizmeti alınması, bu işe özgü risk değerlendirmesi yapılması, çok tehlikeli işlere özgü güvenlik tedbirlerinin alınması ve benzeri gerekliliklerin yerine getirilmediği anlaşılmakla işveren kusurunun %90 olduğuna yönelik tespite itibar edilmiştir. Diğer taraftan rücu davasına ilişkin ilk derece mahkemesi kararında da %90 davalı işveren ve %10 kazalı kusuruna göre karar verilerek İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58.Hukuk Dairesinin 2023/885 esas, 2024/961 karar sayılı ilamı ile davalı şirketin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
Meslek odalarına yazılan müzekkere sonucunda, Sakarya Ticaret ve Sanayi Odasınca ücretin asgari ücretin 2 ile 2,5 katı oranında olacağına dair bilgi verildiği gözetilerek, davacı tanığı tarafından da doğrulan davacı iddiası uyarınca asgari ücretin 1,99 katına isabet eden ücretin esas alınması gerektiği değerlendirilmiştir. Bu doğrultuda 31/08/2025 tarihli hesap raporunun birinci seçeneğine itibar edilmiştir..." gerekçeleriyle
Davanın Kısmen Kabulü ile;
1. Davacı eş ... için 2.949.216,49-TL maddi tazminat ve 60.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden 24.08.2017 gününden itibaren yasal faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2. Davacılardan ... için 1.145.403,91-TL maddi tazminat ve 50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden 24.08.2017 gününden itibaren yasal faizleri ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3. Davacılardan ... ... için tayin olunan 50.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden 24.08.2017 gününden itibaren yasal faizleri ile birlikte davalıdan alınarak ... ...'ın mirasçıları olan davacılara verilmesine,
4. ... yararına maddi tazminat alacağı bulunmadığından davacı taleplerinin reddine,
5. Fazlaya dair isteklerin reddine
,karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
Davacılar vekili manevi tazminat tutarlarının tam kabulünün gerektiğini belirterek kararı temyiz etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde müvekkili şirketin dava konusu iş kazasında kusurunun olmadığını, kazalının ücretinin asgari ücret olmasına karşın daha yüksek tutara göre hesaplamasının yapıldığının, yaşam tablosu olarak TRH 2010 yerine PMF 1931 tablosunun kullanılmasının gerektiğini, dava değerinin 2019 yılında ıslah edildiğini bu nedenle 2. kere artırılmasını kabul etmediklerini, takdir edilen manevi tazminat tutarlarının yüksek olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde belirtilen hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR :
Açıklanan sebeple;
Taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz yoluna başvuru harcının davacıya aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.