"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2025/33 E., 2025/363 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 5434 sayılı Kanun'a göre emeklilik için yeterli hizmet süresine sahip olduğunu beyanla; emeklilik başvurusunun reddi işleminin iptali ile 5434 sayılı Emekli Sandığı Kanunu'na göre aylık tashih ve ödenmeyen parasal hakların, emekli ikramiyesinin yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın haksız ve mesnetsiz olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 01.02.2024 tarihli kararı ile uyuşmazlığın çözümü idari yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle yargı yolu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin 01.02.2024 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin16.05.2024 tarihli kararı ile; "Somut olayda; 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden önce Emekli Sandığı iştirakçisi olan davacıya emekli aylığı bağlanmasına ilişkin istemin çözümünün idari yargının görev alanına girdiği anlaşıldığından mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı dikkate alınarak davacı vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir." gerekçesiyle istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
1. Bölge Adliye Mahkemesinin 16.05.2024 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...1.Dosya kapsamı incelendiğinde, davacının tahsis talebi üzerine, davalı Kurum tarafından 1479 sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığından dolayı prim borcu çıkartılarak, bu borcun ödenmesi halinde kendisine emekli aylığının bağlanacağının bildirilmesi sonrası işbu davanın açıldığı anlaşılmakla, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince İdare Mahkemeleri görevli olduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmiş ise de, menfi tespit yönünden değerlendirmenin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
2.Davalı Kurum, tahsis talebi üzerine 2829 sayılı Kanun kapsamında değerlendirme yaparak Bağ-Kur sigortalılık süreleri yönünden prim borcunun ödenmesini talep etmiş, davacı tarafça da bu işlemin yerinde olmadığı belirtilerek dava açılmıştır. Kurumun prim borcunu istemesi ve davacının bu işlemin yerinde olmadığını iddiasını inceleyecek mahkemenin 5510 sayılı Kanun'un 101. maddesi kapsamında iş mahkemeleri olduğu belirgindir.
3.Bu nedenle İlk Derece Mahkemesince, 5434 sayılı Kanun kapsamında aylık bağlanması yönünden tefrik kararı verilip tefrik edilen dosya hakkında yargı yolu uyuşmazlığı nedeniyle ret kararı verilmeli, prim borcunun bulunmadığına ilişkin menfi tespit talebi yönünden ise işin esasına girilerek elde edilecek sonuca göre karar verilmelidir..." gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine ilişkin karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunda fahiş hata yapıldığını, yerel mahkemece olaylar ve olgular isabetsiz olarak değerlendirildiğini ve hukuki değerlendirmenin doğru yapılmadığını, davacının iyi niyetli olduğunu beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yaşlılık aylığı bağlanması, prim borcu olmadığının tespiti ve aksine Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.