Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Hukuk Dairesi

Dosya2025/20623 E. 2026/6436 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

SAYISI : 2023/735 E., 2024/254 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 02.02.1976 yılında ... Belediye Başkanlığı'nda işçi olarak çalışmaya başladığını, müvekkil ...'nın 28.02.1979 yılında işten ayrıldığını, 02.02.1976 - 28.02.1979 yılları arasında kesintisiz olarak çalıştığını, müvekkilini SSK'lı olarak çalıştığı halde SSK hizmet sürelerinin kayıtlara geçmediğini, çalışma sürelerinin ..... Belediyesi ile Şanlıurfa SSK Şube Müdürlüğüne bildirildiğini fakat sigorta primlerinin yatırılmadığını beyanla davacının 02.02.1976 - 28.02.1979 tarihleri arasındaki hizmet sürelerinin tespitini talep etmiştir.

II. CEVAP

1-Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının ....... Belediyesinde çalışmasının bulunmadığını, ... Belediye Başkanlığının davacının işvereni olmadığını, davacının çalışmış olduğunu iddia ettiği kurumun 6360 sayılı Kanun kapsamında kapandığını, bu kurumun ... ile ilgili borçlarının kime devredildiği hususunu bilmediklerini, davacının dava konusu işlemle ilgili bilgi ve belgelerin ... Belediyesine devredildiğine dair bir belgeyi mahkemeye ibraz etmediğini, davacı tarafın delil bildirme süresinin geçtiğini, Mahkemece Şanlıufa Valiliği Devir Tasfiye ve Paylaştırma Üst Komisyonuna yazı yazılarak kapatılan Kurumun hangi kuruma devredildiği hususunun tespit edilmesi gerektiğini, davanın süresi içerisinde açılmadığını, zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.

2- Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin 5 yıllık hak düşürücü süreye uğradığını, ayrıca hizmet tespiti davalarında davalı olarak asıl işverenin davaya dahil edilmesi gerektiğini, hizmet tespiti davalarında hakimin resen hareket ederek davacının hizmet tespiti istenen sürelerde SSK dışında başka bir güvenlik Kurumunda sigortalı olup olmadığı hususunun araştırılması gerektiğini, davanın sadece tanık anlatımlarıyla karara bağlanamayacağını, davacının Devletten işsizlik ödeneği alıp almadığı hususunun araştırılmasını gerekirse davacının imza örnekleri alınarak resmi belgelerdeki imza örneklerinin incelenmesi gerektiğini, davacı tarafından açılan davanın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 13.03.2019 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacı 4...8 T.C. kimlik numaralı ...'nın 11.11.1976 - 28.02.1979 tarihleri arasında asgari ücret ile davalı halef ... Belediye Başkanlığına (devrolan ......... Belediye Başkanlığı) ait işyerinde çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 13.03.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2022 tarihli kararı ile davacı ve feri müdahil vekillerinin ... 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesinin 13.03.2019 tarih ve 2016/2 86... /130 Karar sayılı ilamına yönelik istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b maddesinin (1) numaralı alt bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

Bölge Adliye Mahkemesinin 28.12.2022 tarihli kararının süresi içinde davacı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...İnceleme konusu eldeki davada, davacı 02.02.1976 - 28.02.1979 tarihleri arasında çalıştığının tespitini istemiş; mahkemece davanın kısmen kabulü ile yazılı şekilde karar verilmiş ise de, hüküm eksik inceleme ve hatalı değerlendirmeye dayalıdır.

Somut olayda, davanın 14.04.2016 tarihinde açıldığı, davacı adına ilk işe giriş bildirgesinin 18.01.1978 tarihinde verildiği, 18.01.1978 öncesi işveren tarafından herhangi bir bildirimde bulunulmadığı gözetildiğinde, kabul kararı verilen 18.01.1978 öncesi dönemin hak düşürücü süreye uğradığı belirgin olup, anılan dönem yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur..."gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacı 4...8 T.C. kimlik numaralı ...'nın 18.01.1978 - 28.02.1979 tarihleri arasında asgari ücret ile davalı halef ... Belediye Başkanlığına (devrolan ........... Belediye Başkanlığı) ait işyerinde çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosya kapsamında dinlenen bordro tanıklarının beyanları ile Kurum kayıtlarından da anlaşılacağı üzere davacının, davalı nezdinde kesintisiz olarak 02.02.1976 - 28.02.1979 yılları arasında çalışmış olduğu halde Mahkemece tam kabul kararı vermesi gerekirken kısmen kabul kararı vermesinin hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir.

2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacının tüm talepleri yönünden hak düşürücü sürenin geçmiş olduğunu, eksik inceleme ile usul ve yasaya aykırı olarak hüküm kurulduğunu beyan etmektedir.

3. Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; eksik inceleme ve yetersiz araştırma ile karar verildiğini, davacının iddiasını destekleyecek nitelikte objektif belge bulunmadığını, Mahkemece hak düşürücü süreye ilişkin değerlendirmenin 1978 yılı öncesiyle sınırlamasının hatalı olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 02.02.1976 - 28.02.1979 tarihleri arasında davalı ... Başkanlığına devredilen mülga ... Belediye Başkanlığı işyerinde geçen çalışmalarına ilişkin hizmet tespiti istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgililerden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

06.05.2026 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

§