"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 29. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2025/1543 E., 2025/158 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 13. İş Mahkemesi
SAYISI: 2016/281 E., 2025/146 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 20.11.2014 tarihinde geçirdiği iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğradığını belirterek maddi ve manevi zararının tazminini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen iş kazasında davacının kusurlu olduğunu, müvekkili tarafından iş kazası bildirimi yapıldığını, ancak maluliyet olmamasından dolayı dosya açılmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, davacının davalı iş yerinde pompa operatörü olarak çalışmakta iken 20.11.2014 tarihinde düşerek iş kazası geçirdiği, iş kazası sonucunda %18.2 oranında kesinleşen maluliyetinin oluştuğu, meydana gelen iş kazasında davalının %70, davacının ise %30 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, davacıda meydana gelen bedensel zararın niteliği, ağırlığı, tarafların mali ve içtimai durumları, tazminata konu fiilin niteliği, olayın gerçekleşme biçiminde hak ve nesafet kuralları, davacının zenginleşmesine davalı tarafın ise fakirleşmesine mahal vermeden manevi tazminatın özendirici ve zenginleşme meydana getirecek seviyede olmaması gerektiği hususları birlikte dikkate alınarak manevi tazminatın takdir edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, "867.806,99 TL maddi tazminat alacağının olay tarihi olan 20.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 35.000,00 TL manevi tazminat alacağının olay tarihi olan 20.11.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece alınmış olan raporların gerek kusur ve gerekse de meslekte kazanma gücü kaybı açısından gerçeği yansıtmadığını, davacının halen aynı iş kolunda hiç bir ücret kesintisi olmaksızın çalışmaya devam ettiğini, davacıya iş güvenliği eğitimi verildiğini, olayda asli olarak davacının kusurlu olduğunun açık olduğunu, Mahkemece kusura dair alınmış olan raporların denetime elverişli ve karara dayanak olabilecek mahiyette olmadığını, yine iş gücünde yaşandığı iddia edilen kayıp hesaplarına dair alınan raporun da karar vermeye elverişli olmadığını, hesaba esas alınan ücretin hatalı olduğunu, bakiye ... hesabında TRH-2010 tablosunun kullanılması gerektiğini, davacı tarafın mevcut maluliyet oranı ve halen çalışmaya da devam ettiği dikkate alındığında davacının mevcut maluliyetten kaynaklı olarak bir gelir kaybının söz konusu olmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun ... hesaplamasında hataya düştüğünü, davanın belirsiz alacak davası olmadığını, davacının taleplerinin zamanaşımının dolması nedeniyle reddi gerektiğini belirterek temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ilgilisine yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.