"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHİ : 24.03.2022
İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmaniye 1. İş Mahkemesi
SAYISI: 2024/39 E., 2024/380 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar ve davalı ... A.Ş. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların desteği ...'in 22.06.2018 tarihli iş kazasında vefatı nedeniyle maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ...A.Ş. vekili cevap dilekçesinde diğer davalı ... ... ile arasında eser sözleşmesi bulunduğunu, müvekkilinin kaza ile ilgili herhangi bir kusuru ve sorumluluğunun olmadığını, kaza yapan işçinin müvekkilinin işçisi olmadığını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... (... Makine) vekili cevap dilekçesinde olayın iş kazası olmadığını, kazanın müteveffanın kusurundan kaynaklandığını, işyerinde işçi sağlığı ve güvenliği konusunda gereken tüm eğitimlerin verildiğini, gereken tüm tedbirlerin alındığını, tazminat şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların murisinin davalı şirkette çalışırken davaya konu kazayı geçirdiğini, meydana gelen kaza nedeni ile SGK tarafından gerekli tahkikat yürütülerek olayın iş kazası sayılmasına karar verildiği, alınan kusur raporunda davalı ...A.Ş.'nin %50, ... Makina-... ...'ın %30, kazalı ...'in %20 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, aktüerya bilirkişi tarafından düzenlenen raporda davacıların uğradığı maddi zararın hesaplandığı, cenaze ve tedavi gideri bulunmadığı anlaşıldığından bu taleplerin reddine dair hüküm kurulduğu, tarafların sosyal ekonomik durumları, kusur durumları, tüm dosya kapsamı, davanın açılmasından karar tarihine kadar geçen zaman ve manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin ilkeler değerlendirilerek manevi tazminata hükmedildiği gerekçesiyle "Maddi tazminat talebinin kabulü ile ... ... için 1.625.983,00 TL, ... için 264.242,00 TL, ... için 145.525,00 TL, ... için 46.349,00 TL, ... için 17.137,00 TL maddi tazminatın kazanın meydana geldiği 22.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak her bir davacıya verilmesine; Manevi tazminat talebinin kabulü ile ... için 95.000,00TL, ... için 95.000,00 TL, ... ... için 100.000,00TL, ... için 95.000,00TL, ... ... için 95.000,00TL manevi tazminatın kazanın meydana geldiği 22.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak her bir davacıya verilmesine aşkın talebin reddine, davacıların cenaze gideri ve tedavi gideri talebinin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve ... A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1-Davacılar vekili; davacıların cenaze gideri ve tedavi gideri talebinin reddine karar verilmesinin hatalı olduğu, manevi tazminat yönünden davanın tam olarak kabul edilmesi gerekirken kısmen kabul edilmesinin hatalı olduğu, hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu belirterek temyiz etmiştir.
2-Davalı ... A.Ş. vekili; usuli kazanılmış hak gözetilmeden hesaplamaların 2024 verileri dikkate alınarak yapıldığını, davacıların maddi tazminatlarının belirlenmesinde 05.08.2010 tarihli hesap raporundaki belirlemelerin esas alınması gerekirken, yeni verilere göre zarar hesaplanmasının hatalı olduğu, davacının bakiye ömrünün hatalı şekilde hesaplandığı, evlenme ihtimali tenzil edilmesi gerektiği, bilirkişi raporunda dikkate alınan her yıl için belirlenen bilinmeyen dönem ücretlerinin tespitindeki %10 luk oranın ve çocukların üniversite öğrenimi göreceğinin kabulü ile desteklik süresinin 25 yaşa kadar uzatılarak tazminat hesabı yapılması gerektiği değerlendirmesinin de hatalı olduğu, davacı tarafa yapılan ödemelerin hiçbir şekilde dikkate alınmadığı, ... işçinin diğer davalı ... ...'ın işçisi olup eser sözleşmesi esasında müvekkiline ait işyerine geldiğini, işi asıl yapan diğer davalı ... olmasına karşın müvekkiline daha fazla kusur verildiği, takdir edilen manevi tazminat miktarının çok yüksek olduğunu belirterek temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
A) Davacılar vekilinin reddedilen manevi tazminatlara ilişkin ve davalı ... A.Ş. vekilinin davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatlara ve davacılardan ... ... dışındaki davacılar yönünden hükmedilen maddi tazminatlara ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110 uncu maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dosya içeriğine göre, temyize konu edilen miktarların Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla bu kısma yönelik temyiz itirazlarının aşağıdaki şekilde reddine karar verilmiştir.
B) Davacılar vekilinin maddi tazminatlara ve davalı ... A.Ş. vekilinin davacı ... ... lehine hükmedilen maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar ve davalı ... A.Ş. vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davacılar vekilinin reddedilen manevi tazminatlara ilişkin ve davalı ... A.Ş. vekilinin davacılar lehine hükmedilen manevi tazminatlara ve davacılardan ... ... dışındaki davacılar lehine hükmedilen maddi tazminatlara yönelik temyiz isteminin miktardan REDDİNE,
Davacılar vekilinin maddi tazminatlara ve davalı ... A.Ş. vekilinin davacı ... ... lehine hükmedilen maddi tazminata ilişkin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harçlarının ilgililerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.