"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/4642 E., 2025/3106 K.
FER'Î MÜDAHİL : Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı vekili Avukat ...
İLK DERECE MAHKEMESİ: İzmir 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2022/592 E., 2024/523 K.
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü;
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı yanında 1999 yılı Haziran ayında stajyer olarak işe başladığını, 1999 yılında Ağustos ayında stajının bittiğini, akabinde 01.09.1999 tarihinde hizmet akdi ile çalışmaya başladığını, Kuruma bildiriminin 01.10.1999 tarihinde yapılmış olduğunu, 01.09.1999 - 30.09.1999 tarih aralığında sigortalılığın sağlanmadığını, davacının sadece askerlik görevi nedeniyle işe ara verdiğini, ancak askerlik öncesi ve sonrasında davalıya ait iş yerinde çalıştığını, hak düşürücü sürenin geçmemiş olduğunu beyanla davacının davalıya ait iş yerinde 01.09.1999 – 31.03.2000 tarihleri arasında da çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının davalı şirkette ilk olarak 01.10.1999 tarihinde çalışmaya başladığını, davalı şirket kayıtlarına göre davacının bu tarihten öncesine ait bir çalışması bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı adına 01.10.1999 tarihinde davalıya ait iş yerinden ilk işe giriş bildirgesi verildiğini, dönem bordrosuna rastlanılmadığını, işveren tarafından işe giriş bildirgesinin verilmiş olmasının fiili çalışmanın kanıtı sayılamayacağını beyanla davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacı ...'ın, 252722.35 sayılı, davalı ...Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı iş yerinde 01.09.1999-31.03.2000 tarihleri arasında asgari ücretle ve hizmet akdi ile toplam 210 gün çalıştığının tespiti ile bu çalışmasının tümünün fer'i müdahil SGK Başkanlığına bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf taleplerinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurmak suretiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle;
1. İşveren tarafından 1999/10,11,12 aylar (1999/3 dönem) ve 2000/1,2,3,4 aylar (2000/1 dönem) için Kuruma hizmet bildirildiğini, ... tarafından Mahkemeye gönderilen 26.06.2023 tarihli yazı ekinde işveren tarafından Kuruma verilen 19 99... yılı bordrolarının excell formatında gönderildiğini, bu belgeler incelendiğinde davacı adına sicil numarası olmaksızın ancak isim ve soy isim ile 1999/3 döneminde 90, 2000/1 döneminde 120 gün olmak üzere bildirimler yapılmış olup, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından değerlendirme yapılırken dosyada mevcut olan bu belgenin incelenmediğini,
2.Taraflarınca Kuruma 04.11.2025 tarihinde sicilsiz tahakkukun söz konusu olduğu belirtilerek bu dönemlerin davacının hizmetine eklenmesi için başvuru yapıldığını, bu başvuru sonucunda hizmetin işleneceğinin açık olduğunu,
3.Davacının askerlik görevinin 01.03.2005 tarihinde sona erdiğini, 15 aylık askerlik görevi sonrası 22.04.2005 tarihinde çalışmaya başladığını, 15 aylık askerlik süresini takiben 42 gün sonra davacının işe başlamış olmasının makul sürenin aşıldığı anlamına gelmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1.Dosya kapsamı incelendiğinde, davacı tarafça 01.09.1999 – 31.03.2000 tarihleri arasında bildirilmeyen çalışmaların tespiti talep edilmiş olup Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf incelemesi sonucunda hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verildiği, ancak davalı işveren tarafından davacının 01.10.1999 tarihinde işe başladığına dair Kuruma intikal eden işe giriş bildirgesinin bulunduğu, ayrıca dönem bordrolarında davacının 1999/3 döneminde 90 gün, 2000/1 döneminde 120 gün çalışması bildirildiği halde sigorta sicil numarası yazılmaması nedeniyle hizmet cetveline işlenmediği anlaşılmaktadır.
2. 506 sayılı Kanun'un 79/10. maddesi hükmüne göre; Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tespiti istenen hizmetin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir. Bu yönde, anılan madde hükmünde yer alan hak düşürücü süre; yönetmelikle tespit edilen belgeleri işveren tarafından verilmeyen veya çalışmaları Kurumca tespit edilemeyen sigortalılar için geçerlidir. Bir başka anlatımla; sigortalıya ilişkin olarak işe giriş bildirgesi, dönem bordrosu gibi yönetmelikte belirtilen belgelerin Kuruma verilmesi ya da çalışmaların Kurumca tespit edilmesi halinde; Kurumca öğrenilen ve sonrasında kesintisiz biçimde devam eden çalışmalar bakımından hak düşürücü sürenin geçtiğinden söz edilemez. Ne var ki; sigortalının Kuruma bildiriminin işe giriş tarihinden sonra yapılması, bir başka ifade ile sigortalının hizmet süresinin başlangıçtaki bir bölümünün Kuruma bildirilmeyerek sonrasının bildirilmesi ve Kuruma bildirimin yapıldığı tarihten önceki çalışmaların, bildirgelerin verildiği tarihi de kapsar biçimde kesintisiz devam etmiş olması halinde, Kuruma bildirilmeyen çalışma süresi yönünden hak düşürücü sürenin hesaplanmasında; bildirim dışı tutulan sürenin sonu değil, kesintisiz olarak geçen çalışmaların sona erdiği yılın sonu başlangıç alınmalıdır.
3.Öte yandan, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2003/21-43 Esas, 2003/97 Karar ve 26.02.2003 tarihli kararında ayrıntıları açıklandığı üzere; kural olarak işe giriş bildirgeleri ve ücret ödeme bordroları sigortalının imzasını içermelidir. Sigortalı, anılan belgeleri hile, hata veya manevi baskı altında imzaladığını ileri sürmemiş veya imzanın kendisine ait olmadığını ya da kesintisiz çalıştığını söylememiş ise birden fazla işe giriş bildirgesinin varlığı ve işyerinden yapılan kısmi bildirimler, sigortalının o işyerinde kesintili çalıştığına karine oluşturur. Bu karinenin, aksinin ancak eş değerde delillerle kanıtlanması gerekmekte olup tanık sözlerine değer verilemez. Bu halde ise hak düşürücü sürenin kesinti tarihleri dikkate alınarak her bir dönem bakımından ayrı ayrı değerlendirilmesi gerekecektir.
4.Belirtilen açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, davalı işveren tarafından davacının 01.10.1999 tarihinde işe başladığına dair verilen ve Kuruma intikal eden işe giriş bildirgesinin varlığı, ayrıca işveren tarafından verilen 1999/3 ve 2000/1 dönem bordrolarında davacının çalışmalarının Kuruma bildirildiği dikkate alındığında, hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği açık olup, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.