"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1594 E., 2025/2247 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 9. ... Mahkemesi
SAYISI : 2023/101 E., 2025/89 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Ocak 2015-03.08.2016 tarihleri arasında davalı işyerinde "Genel Koordinatör" olarak en son net 5.000 Euro ücretle çalıştığını, ... akdinin 03.08.2016 tarihinde davalı işverence ... 7.Noterliğinin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedildiğini, fesih sonrasında davalı işveren aleyhine ... 6. ... Mahkemesinin 2016/667 Esas sayılı dosyası ile işe iade davası açıldığını ve davanın kabul edildiğini, dosyanın halen Yargıtay incelemesi altında olup sonuçlanmadığını, ayrıca ... 6. ... Mahkemesinin 2017/878 Esas sayılı dosyası ile de fazla mesai ve ücret alacaklarına ilişkin dava açtıklarını, dosyanın derdest olduğunu, anılan dosyada davalı tarafın davacı müvekkilin aylık 5.000 TL ücret aldığını savunduğunu, davalı tanıkların da bu doğrultuda ifade verdiklerini, gerçekte davacının aldığı ücretin bunun çok üzerinde olduğunu, elden ödemede yapıldığını beyanla; müvekkilinin Ocak 2015-03.08.2016 tarihleri arasındaki çalışmasının gerçek ücreti ile tespit ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının en son müvekkiline ait ... ... ... ... Otelinde Genel Müdür olarak çalıştığını, çalıştığı süre boyunca şirket tarafından daima desteklendiğini, çalışma koşulları konusunda kendisine sınırsız yetki verildiğini, bu sağlanan kolaylıkların zamanla suistimal edilerek otelin marka değeri zarar gördüğünden davacının ... akdine son verildiğini, davacının ücret alacağı ile ilgili iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının müvekkiline bağlı işyerinde çifte bordro uygulamasının yapıldığı yönündeki beyanlarını kabul etmediklerini, dilekçe ekinde mevcut bordrolarda davacının gerçek ücretinin gösterildiğini, bu alacakların 06.01.20 15... .12.2015 tarihleri arasında davacının ... ... Şubesi maaş hesabına, 01.01.2016 ile ... akdinin sona erdiği kadar ise ... Bankası ... Şubesi maaş hesabına yatırıldığını belirterek, haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; 506 sayılı Kanun'un 108. maddesi uyarınca salt işe giriş bildirgesinin verilmiş olmasının yeterli olmayıp, ayrıca aynı Kanun'un 2. ve 6. maddeleri uyarınca hizmet akdine dayalı olarak eylemli bir şekilde çalışmanın da varlığının, yani usulüne uygun düzenlenip süresi içinde Kuruma verilen işe giriş bildirgesinin, kişinin işe girdiğini gösterir yazılı delil niteliğinde olsa da, yasal diğer belgelerin bulunmadığı durumlarda, çalışmayı ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlarla bu durumun ispatlanması gerektiğini, bu ispatın da ancak işyerinde tutulması gerekli ücret bordoları, pirim tahsilat makbuzları ile yine işyerinde ya da komşu işyerlerinde aynı dönemde çalışmış kayıtlı işçilerin tanıklığı ile ispatlanabileceğini belirterek, davacının haksız ve yasal dayanaktan yoksun davasının reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kısmen kabulü ile davacının 2015 yılının 11. ayına ilişkin bordroda eksik bildirilen prime esas kazancının 295,17 TL olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine, karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Sosyal Güvenlik Kurumu vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının davalı işveren bünyesinde 2015-2016 yılları arasında yüksek bir maaşla çalıştığının tespiti talebiyle açılan davada, yerel mahkemece fark prime esas kazanç tutarının belirlenerek davanın kısmen kabul edildiğini ve istinaf başvurusunun esastan reddedildiğini belirtmiştir. Kurum vekili, hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin olduğunu, sigortalılık niteliğinin kazanılması için fiili çalışmanın varlığının şart olduğunu ve sadece işe giriş bildirgesinin bulunmasının yeterli sayılamayacağını ileri sürmüştür. Çalışma olgusunun ve iddia edilen ücret miktarının; ücret bordroları, puantaj kayıtları ve bordro tanıkları gibi somut ve inandırıcı delillerle kanıtlanması gerektiğini, yerel mahkeme ve bölge adliye mahkemesinin eksik inceleme ve yetersiz delillerle hüküm kurmasının yerleşik Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu savunarak, ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının 2015-2016 yılları arasında 5.000 Euro maaşla çalıştığı ve buna bağlı olarak eksik bildirilen fark prime esas kazanç tutarının tespiti talebiyle açtığı davanın Mahkemece kısmen kabul edildiğini, ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi'nin de istinaf başvurusunu esastan reddettiğini belirtmiştir. Vekil, senetle ispat sınırını aşan ücret iddialarının mutlaka yazılı belge ile kanıtlanması gerektiğini, bilirkişi raporuyla da dosyada herhangi bir yazılı delil veya delil başlangıcı bulunmadığının saptandığını ileri sürmüştür. Davacının maaşının 5.000 Euro değil net 5.000 TL olduğunu, banka hesap dökümlerinin de yüksek maaş iddiasını doğrulamadığını, "elden ödeme" iddiasının asılsız olduğunu ve kamu düzenini ilgilendiren bu tür davalarda sadece tanık beyanlarına dayalı hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu savunarak kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı şirket ve fer'i müdahil Kurum vekillerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.