Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Hukuk Dairesi

Dosya2025/18665 E. 2026/6174 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/3180 E., 2025/1812 K.

FER'Î MÜDAHİL : Sosyal Güvenlik Kurumu vekili Avukat ...

İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 20. İş Mahkemesi

SAYISI : 2018/292 E., 2023/546 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işyerinde 08.02.2009 - 23.06.2018 tarihleri arasında çalışmış olduğunu, davacının kuruma bildirimlerinin yapılmamış olduğunu, davacının ücretlerinin ilk başlarda elden ödendiğini sonrasında bir kısmının elden bir kısmının banka kanalı üzerinden ödenmiş olduğunu, son ücretinin 2.000 TL olduğunu ileri sürerek, davacının 08.02.2009 - 23.06.2018 tarihleri arasındaki hizmet sürelerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde hizmet akdine dayalı herhangi bir çalışması bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Feri müdahil vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Davanın kısmen kabulü ile

a) Davacının 08.02.2009-19.02.2009 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitinin mümkün olmadığından bu yöndeki taleplerinin reddine,

b) Davacının 20.02.2009-23.06.2018 tarihleri arasında 1135450.34.12 sicil numaralı ........... Hiz. ve Tic. Ltd. Şti. unvanlı işyerinde;

20.02.2009 - 30.06.2009 tarihleri arasında 129 gün ve günlük 22.20 TL kazançla,

01.07.2009 - 31.12.2009 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 23.10 TL kazançla,

01.01.2010 - 30.06.2010 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 24.30 TL kazançla,

01.07.2010 - 31.12.2010 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 25.35 TL kazançla,

01.01.2011 - 30.06.2011 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 26.55 TL kazançla,

01.07.2011 - 31.12.2011 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 27.90 TL kazançla,

01.01.2012 - 30.06.2012 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 29.55 TL kazançla,

01.07.2012 - 31.12.2012 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 31.35 TL kazançla,

01.01.2013 - 30.06.2013 tarihleri arasında 180 giin ve günlük 32.62 TL kazançla,

01.07.2013 - 31.12.2013 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 34.05 TL kazançla,

01.01.2014 - 30.06.2014 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 35,70 TL kazançla,

01.07.2014 - 31.12.2014 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 37.80 TL kazançla,

01.01.2015 - 30.06.2015 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 40.05 TL kazançla,

01.07.2015 - 31.12.2015 tarihleri arasında 180 gün ve günlük 42.45 TL kazançla,

01.01.2016 - 31.12.2016 tarihleri arasında 360 gün ve günlük 54.90 TL kazançla,

01.01.2017 - 31.12.2017 tarihleri arasında 360 gün ve günlük 59.25 TL kazançla,

01.01.2018 - 23.06.2018 tarihleri arasında 173 gün ve günlük 67.65 TL kazançla olmak üzere 3.362 gün asgari ücretle sigortalı çalıştığının tespitine,

c) Davacının prime esas kazancının tespitine ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer’i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde; fiili çalışmanın ispat edilemediğini, aralarında hizmet akdi bulunmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini beyanla temyiz yasa yoluna başvurmuştur.

Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; fiili çalışmanın ispat edilemediğini, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile karar verildiğini, davanın sadece hizmet tespitine değil prime esas kazanca da ilişkin olduğundan davalı olan Kurum yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyanla temyiz yasa yoluna başvurmuştur.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.

1.Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

2.Bu tür davalarda Mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen iş yerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve işçilik hakları davasında dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.

3.Eldeki dosyada; davacının davalı işyerinde 08.02.2009 - 23.06.2018 tarihleri arasında çalıştığı halde çalışmalarının Kuruma bildirilmediği, ayrıca prime esas kazancının da Kuruma eksik bildirildiği yönündeki iddialarına karşılık Mahkemesince kısmen kabul kararı verildiği, Mahkemece davacının davalı işyerinde çalıştığının kabulü yerinde ise de çalışma başlangıç tarihi yönünden kabul eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.

4.Öncelikle hükme esas alınan tanık beyanlarında davacının hizmet başlangıcının tam olarak hangi tarihte olduğu yönünde net bir beyanda bulunmadıkları gibi dinlenen tanıkların davalı iş yerinden hizmet başlangıçlarının tanık .... sonraki tarihlere ait olduğu, tanık ..... 2008 yılının ilkbahbar aylarında işe başladığını, kendisinin de çalışmalarının eksik bildirildiğini, davacının kendisinden sonra işe girdiğini beyan ettiği, ancak davalı iş yerinin 20.02.2009 tarihinde faaliyete başladığı, tanık .... davalı iş yerinden ilk bildiriminin 25.11.2009 tarihinde yapıldığı, bu halde davacının davalı iş yerinde hizmet başlangıcının 20.02.2009 tarihi olarak tespitinin bu beyana göre de mümkün olamayacağı, davacının 30.11.2010 tarihinden itibaren davalı iş yerine getirilen suları teslim aldığına dair irsaliye fatura örneklerinin bulunduğu bu haliyle yine davacının davalı iş yerinde hizmet başlangıcının 20.02.2009 tarihi olarak tespitini mümkün kılan bir delil bulunmadığı görülmektedir. Mahkemece, talep döneminde çalışması olan bordro tanıklarından kanaat edinmeye yetecek kadarı dinlenilmeli, davalı iş yerine üye müşteri tespiti yapılarak tespit edilen kişilerin anılan dönemle ilgili ayrıntılı ifadeleri alınmalı, tanık beyanları arasında çelişki oluşması halinde çelişkiler giderilmeli, davacının işe başlama ve ayrılma tarihleri hiçbir tereddüte mahal bırakmayacak şekilde ortaya koyularak toplanan deliller ışığında varılacak sonuca göre hüküm kurulmalıdır.

5.Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle,

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

04.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§