Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Hukuk Dairesi

Dosya2025/17368 E. 2026/326 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI : 2022/68 E., 2025/153 K.

Taraflar arasında görülen hizmet tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 0...4 sicil numarası ile davalıya ait işyerinde, 1990 yılının Eylül-Mart ayları arasında, 1993 yılının Eylül-Mart ayları arasında dönemsel ve 1996 yılının Eylül ayından 2012 yılının Mart ayına kadar sürekli olmak üzere çalıştığını, bu süreç içinde işverence sigortalı yapıldığını ve primlerinin ödendiğini bildiğini, emeklilik için günlerini toplattığında davalı işverence, çalışmalarının eksik bildirildiğinin anlaşıldığını, 1990 yılı için davalı işveren sadece 15 gün, 1993 yılı için 54 gün, 1996 yılı için 20 gün çalışma bildirildiğini, 1997 yılından itibaren çalışmaları sürekli ise de davalı işverenin davacının çalışmalarının çok cüzi bir kısmını beyan ettiğini, davalı işyerindeki çalışmaların normal zamanlara göre yoğun olduğu dönemler için Eylül-Mart arasında hafta sonlarında, resmi tatillerde ve dini bayramların ikinci günlerinde bile çalıştığını, resmi kayıtlarda da görüleceği üzere 2011 yılında davacının 265 gün çalışmasının beyan edildiği, bu hususun davacının davalı işyerindeki sürekli çalışmasına delalet ettiğini, davalıya ait işyerinin kuru incir ve kuru kayısı işletmesi olduğunu, bu ürünlerin paketlenerek ihracat yapıldığını, bu nedenle işyerinde yılın her ayında sürekli olarak faaliyet olduğunu, mevcut durumun davacının mağduriyetine neden olduğunu belirterek davacının mağduriyetinin önlenmesi ve davacının sigortalı çalıştığı günlerin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı ...Dış Ticaret ve Gıda San. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinden anlaşıldığı kadarıyla, davacının iddialarını kabul etmek anlamına gelmemek kaydıyla, 5 yıllık zamanaşımı nedeniyle davacının iddialarının zamanaşımına uğradığını, müvekkil firmanın profesyonel iş yaşamının gereklerini yerine getirdiğini, işverenliğin yöre halkının istihdamını sağlayan ülke ve bölge ekonomisine katkısı bulunan saygın bir firma olduğunu, çalışanların haklarının eksiksiz olarak ödendiğini, davalı en çok sigortalı çalıştıran ve primlerini düzenli ödeyen firma olduğundan SGK dan ödül aldığını, sigortalı çalışanların sigortasının eksiksiz olarak yapıldığını, müvekkil firmanın faaliyet gösterdiği alanda yılın her ayı çalışma olmadığını, davacının müvekkil firmanın sürekli çalışanı olduğu ve çalıştığı halde sigorta girişlerinin yapılmadığı yönüdeki iddialarının da asılsız ve kötü niyetli olduğunu belirterek açılan davanın reddini talep etmiştir.

2.Fer'i müdahil SGK cevap dilekçesinde özetle; davacı vekilince, müvekkilinin diğer davalı işyerinde 19 90... yılında Eylül-Mart ayları arasında ve 1996/Eylül-2012/Mart arasında eksik bildirilen çalışmalarının tespiti talebiyle açılan dava haksız ve yersiz olduğundan reddi gerektiğini, Kurum kayıtlarının incelenmesinde, 0...2 sigorta sicil numaralı ...'un, ...sicil no.lu dosyada işlem gören ...Dış Tic. ve Gıda San. A.Ş. işyerinden;

03.09.1990-27.09.1990 tarilileri arasında 15 gün,

04.09.1993-20.12.1993 tarihleri arasında 54 gün,

01.09.1999-31.10.1999 tarihleri arasında 34 gün,

08.09.2000-30.11.2000 tarihleri arasında 71 gün,

28.08.2002-13.12.2002 tarihleri arasında 102 gün,

16.09.2003-29.02.2004 tarihleri arasında 104 gün,

01.09.2004-11.11.2004 tarihleri araşında 69 gün,

02.09.2005-28.02.2006 tarihleri arasında 121 gün,

01.09.2006-30.01.2007 tarihleri arasında 106 gün,

23.05.2007-30.01.2013 - tarihleri arasında 1049 gün hizmetinin Kuruma bildirildiğini, belirtilen dönemlerde eksik gün nedeni ile 7 kodu (puantaj kayıtları) olarak bildirildiğini, davacının dava konusu dönem içinde 02.12.1996-04.07.1997 tarihleri arasında...sicil sayılı dava dışı ...'e ait işyerinde 144 gün çalışması bulunduğunu, diğer davalıya ait ...sicil no.lu işyerinin 09.09.1974 tarihinde 506 sayılı Kanun kapsamına alındığını ve halen faal olduğunu, diğer davalı işyerinin, incir işletmesi olduğunu, davacının çalışmalarının sezonluk olduğunu, Yargıtayın yerleşik, içtihatlarında sigortalı işçinin aynı işverene ait işyerinden veya işyerlerinden birden ziyade sigortalı işe giriş bildirgesinin olması halinde, çalışmanın fasılalı geçtiğinin karinesi olacağının ve aksinin eşdeğer yazılı belgelerle ispatı gerektiğinin belirtildiğini, her yeni başlangıcın yeni bir hizmet akdi olduğundan önceki çalışmalar için hak düşürücü süreyi başlattığını, bu nedenle, 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesi gereğince 5 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmayan davanın reddi gerektiğini, Kurum kayıtlarının resmi ve yazılı belge niteliğinde olduğunu, bu tür davaların kamu düzenini ilgilendirdiğini ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiğinin Yargıtayın kökleşmiş içtihatları gereği olduğunu, yazılı deliller karşısında tanık anlatımlarına itibar edilemeyeceği gibi işverenin dahi kabul beyanına göre hüküm kurulmasının kabil olmadığını, Mahkemece tanık dinlenmesine cevaz verilecek olduğu takdirde dinlenecek tanıkların davacı ile birlikte aynı dönemlerde işyerinde çalışan bordrolarda kayıtlı kişiler arasından seçilmesi gerektiğini, ücret tediye bordrolarında imza karşılığında ücret alınmışsa artık bu yazılı delilde belirtilen ve ücretlerin dışında bir iddiada bulunulamayacağını, bu nedenle bu belgelerin aksiyle ilgili dinletme isteklerinin kabul edilmemesi gerektiğini, davacının çalıştığını iddia ettiği dönemde sosyal yardımlaşma vakıflarından yardım alıp almadığının araştırılması gerektiğini, zira sosyal yardımlaşma vakıflarından yardım aldığının tespit edilmesi halinde, bu dönemde sigortalı çalışması bulunamayacağından talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

Daire kararında özetle; "... İnceleme konusu davada, davacı, davalıya ait işyerinde 1990 yılının Eylül-Mart ayları arasında, 1993 yılının Eylül ve Mart ayları arasında dönemsel, 1996 yılının Eylül ayından 2012 Mart ayına kadar sürekli olmak üzere çalıştığını, davalı işveren tarafından çalışmalarının eksik bildirildiğini, davalı işyerinde çalıştığı günlerin tespitini talep etmiş, Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de bozma gereği yerine getirilmemiştir. Öncelikle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “Taleple bağlılık ilkesi” başlığını taşıyan 26. maddesinde, hakimin, tarafların istem sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği, duruma göre talep sonucundan daha azına karar verebileceği açıklanmış olmakla, hukuk yargılamasına “istemle bağlılık” ilkesi egemen kılınmıştır. Mahkemece, bu hukuki olgu göz önünde bulundurulmak suretiyle taleple bağlılık ilkesi gereği ve uyulan ilk bozma ilamında davalı işveren tarafından 03.09.19 90... .09.1993 tarihli işe giriş bildirgelerinin Kuruma verildiği anlaşılmakla, çalışma iddiasının değerlendirilmesi belirtilmiş olup, 1990 yılının Eylül ayından 1991 yılı Mart ayına kadar ve 1993 yılının Eylül ayından 1994 Mart ayına kadar devam eden çalışmalar bakımından talepte bulunulmasına rağmen, talep aşılarak 1991 yılının Mart ayından sonraki dönem ve 1992 yılı yönünden hüküm kurulması isabetsizdir. Ayrıca, 30.09.1994-31.08.1999 tarihlerine ilişkin talep yönünden hak düşürücü süreden reddine karar verilmesi yerinde ise de davacı adına davalı işyerinden birden fazla işe giriş bildirgelerinin verilmesinin kesintili çalışmaya karine oluşturacağı, dosya kapsamında bulunan kapasite raporlarına göre işyerinde çalışan işçi sayısının aydan aya değiştiği, işyeri kayıtları ile uygun olduğu, işyeri kayıtlarının düzenli tutulduğuna dair Kurum tarafından belge verilmesi göz önünde bulundurularak ve ücret bordrolarının imzalı olduğu anlaşılmakla, davacının bu ücret bordrolarındaki imzalara itirazı bulunmadığından, imzalı ücret bordrolarında belirtilen sürelere itibar edilerek, imza olmayan ücret bordrolarının ait olduğu aylar yönünden ise tanık beyanları esas alınarak eksik bildirilen sürelerin tespitine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Eldeki dava dosyası incelendiğinde, Mahkemece bir önceki bozma ilamına uyulmasına karşın bozma ilamının gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Bozma ilamında "...davacı adına davalı işyerinden birden fazla işe giriş bildirgelerinin verilmesinin kesintili çalışmaya karine oluşturacağı, dosya kapsamında bulunan kapasite raporlarına göre işyerinde çalışan işçi sayısının aydan aya değiştiği, işyeri kayıtları ile uygun olduğu, işyeri kayıtlarının düzenli tutulduğuna dair Kurum tarafından belge verilmesi göz önünde bulundurularak ve ücret bordrolarının imzalı olduğu anlaşılmakla, davacının bu ücret bordrolarındaki imzalara itirazı bulunmadığından, imzalı ücret bordrolarında belirtilen sürelere itibar edilerek, imza olmayan ücret bordrolarının ait olduğu aylar yönünden ise tanık beyanları esas alınarak eksik bildirilen sürelerin tespitine karar verilmesi gerektiği..." belirtilmesine ve mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen, bozma ilamında belirtilen hususlara riayet edilmeksizin doğrudan emsal başka bir dosyada verilen hüküm esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir. Bu nedenle Mahkemece yukarıda belirtilen ve uyulan bozma ilamında işaret edilen hususlar uyarınca yapılacak değerlendirme sonucunda karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile hüküm tesisi bozmayı gerektirir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın kararı veren Mahkemesine gönderilmesine,

22.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

S.D.

§