Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Hukuk Dairesi

Dosya2025/17329 E. 2026/6365 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/303 E., 2025/2999 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. İş Mahkemesi

SAYISI : 2023/923 E., 2024/813 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkim ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 01.12.2016 tarihinde davalıya ait işyerinde çalışmaya başladığını, davacının 06.02.2017 tarihinde davalı şirkete ait .....plaka sayılı servis aracına binmek suretiyle diğer mesai arkadaşları ile birlikte işyerine giderken sabah saat:08.20 sularında oluşan kazada yaralanarak sağ ayak bileğinde E cetveline göre % 5,1 oranında iş gücü kaybına uğradığını, bunun üzerine davacının ... ... Hastanesine sevk edildiğini, daha sonra da ... Hospıtal Hastanesine sevki sağlanmak suretiyle tedavinin tamamlandığını, davalı şirketin, 6331 sayılı Kanun'da sair mevzuatta düzenlenen İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği hükümlerine uymadığını, işyeri ve servis aracında gerekli iş güvenliği önlemine dikkat etmediği gibi servis aracı sürücüsüne gerekli eğitimi vermediğini, ileri sürüş tekniklerinin öğretilmediğini ve gerekli önlemlerin alınmadığını belirterek fazlaya ilişkin dava hakları saklı kalmak üzere şimdilik 4.800,00TL sürekli iş göremezlik zararı 100,00TL geçici iş göremezlik zararı ile 100,00 TL tedavi giderinin ve 65.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davacı vekili 25.09.2024 tarihli bedel artırımı dilekçesi ile maddi tazminat talebini 380.482,00 TL olarak artırmıştır.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın usulden reddinin gerektiğini, davanın zaman aşımına uğradığını, davanın ilgili sigorta şirketlerine ihbar edilmesini talep ettiklerini, dosyada kusur raporu bulunmadığını, yargılaması devam eden iş kazasında tarafların kusur oranını gösterir bir rapor veya tespitin mevcut olmadığını, davacının her çalışma günü bindiği servis aracında servis şoförünün tüm ikazlarına rağmen emniyet kemerini takmadığını bu nedenle davacının kusurlu olduğunu, servis aracının yeni, servis bakımlı ve donanımlı bir araç olduğunu, müvekkili şirketin hiçbir şekilde kusurunun bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...Davaya konu olay; davacının 06.02.2017 tarihinde davalı şirkete ait ... plaka sayılı servis aracına binmek suretiyle diğer mesai arkadaşları ile birlikte işyerine giderken sabah saat:08.20 sularında oluşan kazada yaralanmasıdır. Mahkememizce incelenen dava dilekçesi, davaya verilen cevap, dinlenen tanık beyanları, dosyaya sunulan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; dosya kusur oranının tespiti amacıyla aynı zamanda makine mühendisi olan üç iş güvenliği uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdii olunmuş, bilirkişi heyetinin raporunda davalı işyerinin %40 kusurlu olduğu, davacı işçinin %10 kusurlu olduğu ve dava dışı araç sürücüsü ....... ise %50 kusurunun olduğu bildirilmiştir.

Bilirkişiler tarafından tespit olunan kusur oranları Mahkememizce dosya kapsamı ve oluşa uygun bulunup tazminat açısından bu kusur oranları esas alınmıştır. Mahkememizce oluşa uygun bilirkişi raporundaki kusur oranları dikkate alınarak davacının meydana gelen kazada uğramış olduğu zararın tespiti açısından dosya aktüerya bilirkişisine tevdii olunmuş, aktüerya bilirkişisi tarafından sunulan raporu ile davacının uğradığı maddi zarar hesaplanmıştır...Mahkememizce davalının kusurlu hareketi sonucunda davacının uğramış olduğu geçici işgöremezlikten kaynaklanan maddi zarardan sorumluluğu dikkate alınarak bilirkişi raporunda davacının yaşı, eğitim durumu ve yaptığı iş dikkate alınmak suretiyle hesaplanan 3.161,00 TL geçici iş göremezliğe ilişkin maddi tazminata ve 357.521,00 TL sürekli iş göremezliğinden doğan maddi tazminata hak kazandığı tespit edilmiştir.Mahkememizce oluşa uygun bilirkişi raporundaki kusur oranları dikkate alınarak davacının yaşanan kazada tedavi giderlerinin tespiti açısından Adli Tıp uzmanı bilirkişisine dosya tevdii olunmuş, davacının 19.800,00 TL tedavi giderine hak kazandığının tespiti ile davacı lehine hüküm altına alınmıştır...Manevi tazminat açısından; davacının, davalının kusurlu hareketi sonucu iş kazasında yaralanması nedeniyle duymuş olduğu elem ve ızdırabı azaltmaya yönelik zarar getiren olayı özlettirecek nitelikte olmayan ancak gelişen iş güvenliğine ilişkin kurallar çerçevesinde aynı zamanda caydırıcı nitelikte de olan manevi tazminat miktarının kabulüyle davalıdan tahsiline karar vermek gerektiği kanaatiyle aşağıdaki hüküm tesis olunmuştur." gerekçesiyle davanın kabulü ile

Davacının geçici iş göremezliğine ilişkin maddi tazminat talebinin kabulü ile bilirkişi raporunda hesaplanan 3.161,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının kaza tarihi olan 06.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacının sürekli iş göremezliğine ilişkin maddi tazminat talebinin kabulü ile bilirkişi raporunda hesaplanan 357.521,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatın kaza tarihi olan 06.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacının tedavi giderlerine ilişkin maddi tazminat talebinin kabulü ile bilirkişi raporunda hesaplanan 19.800,00 TL tedavi giderine ilişkin tazminatın kaza tarihi olan 06.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Davacının manevi tazminata ilişkin talebinin kabulü ile 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 06.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A.Temyiz Sebepleri

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Davalı vekili temyiz dilekçesinde, maddi ve manevi tazminat taleplerinin zamanaşımına uğramış olduğu, kusur raporundaki kusur oranlarını kabul etmediklerini, davacının gerçek maluliyet oranının tespit edilmediğini, manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre,özellikle davalılar arasındaki kusur dağılımının ileride kendi aralarında açılacak rücu davasında belirlenebileceği hususu da gözetilerek, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle,

Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§