Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Hukuk Dairesi

Dosya2025/16609 E. 2026/6212 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2024/111 E., 2025/178 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı ve davalılar ... ile .... Gıda Tekstil Tarım Hay. ve San. Ltd. Şti. vekilleri tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacılar vekili dava ve talep artırım dilekçesinde özetle; davacının 17.06.2016 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.

II. CEVAP

1.Davalılar ... ve .. . Tekstil Tarım Hayvancılık ve San. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesi ile ... ve .. ... A.Ş açısından davalılar ile organik bir bağ bulunmadığını asıl alt işveren ilişkisinin de bulunmadığını, müvekkillerinin iş kazası sebebiyle sorumluluklarının bulunmadığını, davalı ... ve ...'ın .. ilçesi .... Mahallesinde biber üretim ve kesme işletmesini işlettiklerini, müvekkillerinin davalılar tarafından üretilen ve toplanan biberleri sattıklarını, müvekkillerinin davalılar ile ilişkisinin sadece alım satımdan ibaret olduğunu, husumet yokluğu nedeniyle öncelikle usulden reddini, organik bağ ve asıl-alt işveren ilişkisi de kurulmaması nedeniyle davasının esastan reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi, Saruhanlı Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/541 Esas sayılı dosyasının derdest olduğundan bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir.

2.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesi ile ...'in davalı ... Gıda A.Ş'nin sorumlusu ve elemanı olduğunu, davacının işveren ... Gıda A.Ş'nin baskısıyla ...'in talimatı ile kesim makinasına geçtiğini, davacı tarafından müvekkillerine bir sorumluluk atfedilmediğini, işçi temini ve çalıştırılmasının ... Gıda A.Ş tarafından yapıldığını müvekkillerinin bir sorumluluğunun bulunmadığını, taşınmazlarına tedbir konulması talebinin reddini, müvekkilleri açısından davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 24.03.2021 tarihli ve 2016/519 E., 2021/156 K. sayılı kararında özetle; 491.674,05 TL maddi tazminatın davalılardan ... ve ... Gıda Tekstil Tarım Hayvancılık ve San. Ltd. Şti.'nin sorumluluğu 245.837,02 TL ile sınırlı olmak üzere, davalı ...'nin sorumluluğu 147.502,2 TL ile sınırlı olmak üzere; davalı ...'ın sorumluluğu 98.334,81 TL ile sınırlı olmak üzere; davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, bu miktara kaza tarihi olan 17.07.2016 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, 65.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin 24.03.2021 tarihli ve 2016/519 E., 2021/156 K. sayılı kararına karşı süresi içerisinde davacılar ve davalılar vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 28.04.2023 tarih ve 2021/2143 E., 2023/814 K. sayılı kararı ile davacılar vekilince maddi tazminat hesaplamasının hatalı olduğu ayrıca davalılar yönünden ayrım yapılarak müştereken ve müteselsilen tahsil taleplerine uygun karar verilmediği istinaf nedeni yapılmış ise de hükmün 1 nci maddesinde toplam 491.674,05 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine karar verildiği aynı madde içerisinde her bir davalının kusur oranına yönelik olarak sorumluluklarının da parasal değer olarak belirtildiği, bu belirtmenin toplam maddi tazminatın tüm davalılardan ayrı ayrı tahsiline engel olmadığı anlaşılmakla bu yöndeki istinaf talebinin yerinde görülmediği, her ne kadar maddi tazminatın hatalı tespit edildiği soyut olarak ileri sürülmüş ise de bilirkişi raporunun dosya kapsamı ve yerleşik uygulamaya aykırı olmadığının görüldüğü, 65.000,00 TL manevi tazminatın dosya kapsamı dikkate alındığında miktarın hakkaniyete uygun olduğu, davacı ...'in, davalıların hep birlikte organize ettiği kırmızı biber toplama ve doğrama işinde çalıştığı, davalı şirket ve şirketin yetkilisi olan ........... toplanan biberleri satın alan ve diğer davalıların organize ettiği depoda işleyen taraf olduğu, bu yönüyle asıl işveren durumunda olduğu, diğer davalılar ... ve ...'ın, toplanan biberlerin depolandığı ve makine aracılığı ile işleyen ve yarı mamul haline getiren kişiler olup bu işlemi davalı şirket adına yaptıkları, bu haliyle tüm davalıların olayda sorumlu olduklarından tüm davalılara husumet yönetilmesinde hata bulunmadığı, kusur oranlarının tespitine yönelik bilirkişi raporunun dosya kapsamı ve olayın oluşuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı ve davalılar vekillerinin istinaf başvurularının HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

Bölge Adliye Mahkemesinin 28.04.2023 tarih ve 2021/2143 E., 2023/814 K. sayılı kararının süresi içerisinde davacılar ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 26.12.2023 tarih ve 2023/8062 E- 2023/13455 K. ile "... Somut olayda, davacı vekili dava dilekçesinde ve talep artırım dilekçesinde hüküm altına alınacak maddi ve manevi tazminatların davalılardan müşterek ve müteselsil sorumluluk esaslarına göre tahsilini talep etmiştir. Davalıların zararlandırıcı sigorta olayına müşterek kusurlu hareketleriyle neden oldukları dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden açıkça anlaşılmaktadır. Açıklanan nedenle; hüküm altına alınan tazminatların davalılardan müşterek ve müteselsil sorumluluk esasına göre tahsiline karar verilmek gerekirken, bu yönün göz ardı edilerek davalıların kusurları oranlarında sorumluluklarına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Öte yandan hükme esas alınan 30.11.2020 hesap raporunda; davacının bakiye ömrünün 50,37 olduğunun göz ardı edildiğinin ve anılan raporda davalı tarafların itiraz dilekçelerinde belirttiği maddi hesap hatalarının olduğunun anlaşılması karşısında denetime elverişli olmayan işbu rapora itibar edilmesi hatalı olmuştur. Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra mahkemece yapılacak iş, tarafların usuli kazanılmış hakları gözetilerek denetime elverişli yeni bir hesap raporu almak ve bu raporda belirlenecek maddi zararın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermekten ibarettir...." gerekçeleriyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay bozma ilamından sonra hesap bilirkişi .................... alınan 18.09.2024 tarihli raporda TRH-2010 yaşam tablosu, davacının %46 oranındaki maluliyet durumu, olayda davacının kusurunun bulunmaması ve güncel asgari ücret miktarı esas alınarak yapılan sürekli iş göremezlik tazminatı miktarlarının dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli olduğu, her ne kadar davalı şirket ve davalı ... vekilince hesap raporunda usuli kazanılmış haklar gözetilmeksizin ve müterafik kusur değerlendirmesi yapılmaksızın yapılan hesaplamanın doğru olmadığı belirtilerek hesap raporuna itiraz edilmiş ise de, Mahkemece ve Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlara karşı davacı vekilince hesap açısından da istinaf ve temyiz kanun yollarına başvuru yapılmış olması nedeniyle davalılar yararına usuli kazanılmış hak oluşmadığı, Yargıtay bozma ilamında müterafik kusur açısından bozma sebebi yer almadığı, Mahkemece bozma ilamına uyulması ile birlikte müterafik kusur açısından davacı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu, dolayısıyla mahkememizce hesaplanan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmadığı, kamu düzenine ilişkin olduğundan yargılamanın devamı sırasında artan asgari ücret miktarlarının da hesaplamada re'sen gözetilmesi gerektiği kanaatine varıldığı, davacının sürekli iş göremezlik zararı kapsamında gerçek maddi zararının ise 4.709.194,88 TL olduğunun anlaşıldığı, maddi tazminat talebinin belirsiz alacak niteliğinde olduğu ve davacı vekilinin 20.11.2024 tarihli talep arttırım dilekçesinde talep edilen maddi tazminat miktarının esas alındığı gerekçesiyle;

1-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan manevi tazminat davasında Mahkemece verilen 24.03.2021 tarihli karar kesinleşmiş olmakla, manevi tazminat davası açısından yeniden karar verilmesine yer olmadığına,

2-Davacı tarafından davalılar aleyhine açılan maddi tazminat davasının kabulü ile 4.709.194,88 TL maddi tazminatın iş kazasının meydana geldiği 17.07.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle;

a.Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda maddi tazminat hesabına esas asgari ücretin, karar tarihine en yakın asgari ücret üzerinden belirlenmesi gerekirken hatalı ve eksik biçimde belirlendiğini,

b.Davacının eğitim durumu araştırılmaksızın, sosyal yaşantısı ve ekonomik koşulları nedeniyle 14 yaşında çalışmaya başlamak zorunda kaldığı gerçeği gözetilmeden, işe giriş tarihinin 31.12.2023 ve işe başlama yaşının 21 olarak kabulünün hatalı olduğunu,

c.Davacının bakiye ömrünün PMF (Yaşam Tablosu-1931) tablosuna göre 50... ay 15 gün olarak hesaplanması gerekirken 50.37 yıl olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

2.Davalılar ... ve ... Gıda Tekstil Tarım Hay. ve San. Ltd. Şti. vekili temyiz dilekçesinde özetle;

a.Yargıtay bozma ilamında tarafların usuli kazanılmış hakları gözetilerek denetime elverişli yeni bir rapor alınması gerektiğine değinilmesine karşın Mahkemece bu husus göz ardı edilerek; bozma öncesi 245.837,02 TL olarak hükmedilen maddi tazminatın, davacı tarafça güncel hesap yapılması yönünde herhangi bir talep bulunmamasına rağmen tamamen baştan güncel asgari ücret verileri esas alınmak suretiyle 4.709.194,88 TL olarak yeniden belirlenmesinin müvekkillerin kazanılmış usuli haklarını ihlal ettiği ve Yargıtay bozma ilamına, usule, yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu,

b.Davacı tarafın bozma öncesinde 23.02.2021 tarihli dilekçesiyle ıslah yoluna başvurarak maddi tazminat talebini 491.674,05-TL üzerinden ıslah etmiş olması karşısında, bozma kararından sonra 20.11.2024 tarihli dilekçeyle talep artırım yoluna gidilmesinin hukuken mümkün olmadığı; ayrıca davacı yanın tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığı ve zamanaşımı itirazının da gözetilerek kararın bozulması gerektiğini,

c.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, Yargıtay bozma ilamında davacının bakiye ömrünün 50,37 yıl olarak belirtilmesine rağmen 60 yıl üzerinden hesaplama yapılmasının bozma ilamına, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu,

d.Bilirkişinin görev ve yetkisini aşarak davacıların açık bir itirazı bulunmayan ve Yargıtay bozma ilamında da belirtilmemiş olan PMF yaşam tablosu yerine TRH-2010 tablosunu kullanmasının usule, yasaya ve hakkaniyete aykırı olduğunu,

e.Kaza tarihinde 14 yaşında olan davacı ...'ın anne ve babasının bakım ve gözetim yükümlülüğünü yerine getirmekteki ihmalleri gözetilerek müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken bu yöndeki talebin Mahkemece reddedilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının tazminat istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde belirtilen hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Davacı ve davalılar ... ile ... Gıda Tekstil Tarım Hay. ve San. Ltd. Şti. vekillerinin temyiz itirazlarının reddine, İlk Derece Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı harçların ilgililerden alınmasına,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§