"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/278 E., 2019/334 K.
Taraflar arasındaki davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti ile 6552 sayılı Kanun'dan faydalanması istemine ilişkin davada yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 01.03.2021 tarihli 2020/8631 Esas, 2021/2399 Karar sayılı kararı ile onanmak suretiyle kesinleşmiştir.
Onama kararı sonrası, davacı vekili tarafından 21.05.2025 tarihinde Mahkemeye sunulan tavzih talebinde; Yargıtay tarafından onanarak kesinleşen kararda davacının 6552 sayılı Yasa'dan faydalanması gerektiğinin tespitine karar verilmiş olmasına rağmen, Kurumca taksit yapılması ibaresinin kararda geçmediği gerekçesi ile ihya edilen döneme ilişkin prim borçlarının peşin olarak ödenmesi gerektiğinin bildirildiği, Mahkemece verilen kararın icrası noktasında Kurum görevlileri tereddüt yaşadığından HMK 305/1 maddesi uyarınca mahkeme hükmünün ''Davanın Kabulü ile taleple bağlı kalınarak davacının 01.04.2004 - 14.12.2012 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti ile davacının 6552 sayılı Kanun'dan 18 eşit taksitlendirme de yapılmak suretiyle faydalanması gerektiğinin tespitine'' şeklinde tavzihine karar verilmesini talep ettiği, Mahkemenin 25.05.205 tarihli kararı ile tavzih talebinin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
İlk Derece Mahkemesinin 25.05.2025 tarihli kararı ile tavzih talebinin reddine dair kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
6100 sayılı HMK'nın 304. maddesinde "(1) Hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hatalar, Mahkemece re'sen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebilir. Hüküm tebliğ edilmişse hâkim, tarafları dinlemeden hatayı düzeltemez. Davet üzerine taraflar gelmezse, dosya üzerinde inceleme yapılarak karar verilebilir. (2) Tashih kararı verildiği takdirde, düzeltilen hususlarla ilgili karar, mahkemede bulunan nüshalar ile verilmiş olan suretlerin altına veya bunlara eklenecek ayrı bir kâğıda yazılır, imzalanır ve mühürlenir." şeklindeki hükmün tashihi; 305. maddesinde de "(1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir. (2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez." şeklinde hükmün tavzihi müesseseleri düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un 306. maddesinde de "Tavzih, dilekçeye tarafların sayısı kadar nüsha eklenmek suretiyle hükmü veren mahkemeden istenebilir. Dilekçenin bir nüshası, cevap süresi mahkemece belirlenerek karşı tarafa tebliğ edilir. Cevap, tavzih talebinde bulunan tarafa tebliğ olunur. Mahkeme, cevap verilmemiş olsa bile dosya üzerinde inceleme yaparak karar verir; ancak gerekli görürse iki tarafı sözlü açıklamalarını yapabilmeleri için davet edebilir. Mahkeme, tavzih talebini yerinde gördüğü takdirde 304. madde uyarınca işlem yapar."
6100 sayılı HMK’nın 297/2. maddesinde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır. Yasa maddesinin bu açık hükmüne göre, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır." hükümleri düzenlenmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelere, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davacı vekilinin tavzih talebinin ayrıca taksitlendirme talebine ilişkin olmasının anlaşılması karşısında tarafların hak ve borçlarına yönelik bir hal olduğu ve HMK'nın 305/2. maddesi uyarınca tarafların hak ve borçlarına ilişkin tashih/tavzih kararı verilemeyeceğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin tavzih talebinin reddine ilişkin karara yönelik temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan tavzih talebinin reddi kararı yerinde olup tavzih talebinin reddine ilişkin kararın onanması gerekir.
KARAR
Açıklanan sebeple;
İlk Derece Mahkemesince verilen 25.05.2025 tarihli tavzih talebinin reddi kararının ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
04.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.