Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Hukuk Dairesi

Dosya2025/15954 E. 2026/8 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2023/1796 E., 2024/262 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. İş Mahkemesi

SAYISI : 2022/142 E., 2023/206 K.

Taraflar arasındaki Kurum işleminin iptali ile ilaç bedelinin kurumca karşılanması davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline 2004 yılında meme kanseri teşhisi konulduğunu, 15 yıldır meme kanseri tedavisi gördüğünü, 2017 yılından itibaren de kemik metastazı tedavisi gören müvekkilinin, tedavilerinin devam ettiğini akciğer zarında malign doku ve metastaz tespit edildiğini, Eylül 2019'da yapılan bu tespitin ardından uygulanacak tedavi belirlenirken daha önce defalarca kez kemoterapi ve radyoterapi tedavisi uygulanmış olması göz önünde bulundurularak 21.10.2019 tarihli Sağlık Kurulu Raporu ile (abemociclib) etken maddeli akıllı ilaç tedavisi uygulanmasına karar verildiğini, akıllı ilaç tedavisine ilişkin 150mg ve 42 tabletten oluşan Verzenios adlı ilacın ... Üniversitesi Onkoloji Hastanesi'nde görevli Prof. Dr. ...... tarafından 21.10.2019 tarihinde reçete edildiğini, söz konusu ilacın davalı ...'nca ödenmemesi üzerine Ankara 3.İş Mahkemesine dava açıldığını, Ankara 3.İş Mahkemesinin 2019/299 Esas sayılı dosyasında verilen karar ile Kurum tarafından akıllı ilaç bedelinin karşılanması gerektiğinin tespit edildiği, Kurum tarafından yapılan ödemelerde çeşitli isimler altında kesintilerin yapıldığını belirterek ilaç bedellerin kesinti yapılmaksızın ödenmesi gerektiğinin ve daha önce kesinti adı altında yapılan tüm ödemelerin iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

Birleşen dava dilekçesinde;Kurum işleminin iptali ile tedavi süresince akıllı kanser ilacının Kurumca karşılanmasını talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ankara 27. İş Mahkemesinin 2022/71 Esas nolu dosyası ile 09.03.2022 tarihinde aynı konuda yeniden dava açılmış, 04.04.2023 tarihinde davacının tedavisinde kullanılan (abemociclib) etken maddeli akıllı ilaç olan Verzenios isimli ilacın bedelinin Ekim 2019 tarihinden, 31 Aralık 2022 tarihine kadar herhangi bir kesinti yapılmaksızın davalı kurumca karşılanmasına dair karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği görülmüş, her üç davanın da taraflarının ve konusunun aynı olduğu anlaşıldığından, Ankara 27. İş Mahkemesinin 2022/71 Esas sayılı dosyasının karara çıkmış olup, henüz kesinleşmemiş olduğu da nazara alınarak, Mahkememize açılan asıl ve birleşen davalar yönünden derdestlik nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin sanki aynı dava yeniden açılmış gibi hatalı bir değerlendirme yapmasından kaynaklı olarak asıl ve birleşen davalarının derdestlik nedeniyle reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun bulunmadığını, her üç davanın da birbirinden farklı nedenlerle açılmak zorunda kalındığını, davalar arasında hukuki ve fiili bağlantı olmasıyla birlikte kesinlikle derdestlik durumunun söz konusu olmadığını beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili dilekçesinde özetle; kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi talebiyle temyiz yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ile tedavi giderinin kurum tarafından karşılanması istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 3 70... . maddeleri ile 6100 sayılı Kanunu'nun ilgili madde hükümleridir.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Dosya kapsamından; asıl davada davacı tarafından 25.03.2020 tarih ve …14 sayılı Kurum işleminin, birleşen davada ise 18.11.2019 tarih ve …77 sayılı Kurum işleminin, ayrıca bu işlemlerin devamı ve derdestliğe esas teşkil ettiği ileri sürülen 01.03.2022 tarihli Kurum işleminin iptalinin talep edildiği; her bir davada ayrı tarihli, ayrı hukuki sonuç doğuran ve birbirinden bağımsız idari işlemlerin dava konusu edildiği anlaşılmaktadır.

Bilindiği üzere, derdestlik itirazının kabul edilebilmesi için, her iki davada tarafların, dava konusunun ve dava sebebinin aynı olması zorunludur. Dava konusu, iptali istenen idari işlemin kendisi olup; farklı tarih ve sayılı, ayrı iradelerle tesis edilmiş idari işlemlerin, sonuçları benzer olsa dahi, aynı dava konusu olarak kabul edilmesi mümkün değildir.

Somut olayda; dava konusu edilen işlemlerin tarih, sayı ve hukuki dayanaklarının farklı olduğu, her bir işlemin ayrı bir idari değerlendirme sonucunda tesis edildiği, dolayısıyla her birinin ayrı ayrı iptal davasına konu edilebilecek nitelikte olduğu açıktır. Bu haliyle, dava konusu işlemler yönünden dava konusu ve dava sebebi unsurlarının örtüştüğünden söz edilemez.

Mahkemece, dava konusu edilen her bir Kurum işlemi yönünden ayrı ayrı hukuka uygunluk denetimi yapılması gerekirken, yalnızca tarafların ve talebin genel çerçevesinin benzer olduğu gerekçesiyle derdestlik bulunduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi, HMK’nın 114/1-i ve 115. maddelerinde düzenlenen derdestlik şartlarının yanlış yorumlanması sonucunu doğurmuştur.

Bu nedenlerle sonraki tarihli işlemlerin önceki davaların varlığı gerekçe gösterilerek yargısal denetim dışında bırakılmasının, hak arama özgürlüğünü zedeleyici nitelik taşıdığı da açıktır. Bu itibarla; farklı tarih ve sayılı Kurum işlemlerinin iptali istemine rağmen, derdestlik koşulları oluşmadığı halde davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§