Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Hukuk Dairesi

Dosya2025/15936 E. 2026/53 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

SAYISI : 2025/997 E., 2025/2733 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ödemiş 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

SAYISI : 2019/812 E., 2021/726 K.

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Tarım Bağ- Kur sigortalılık davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine, dair karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 01.11.1995 tarihinden itibaren Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili; tarımla iştigal edilen sürelerde tarım sigortalısı olarak tescil için kişinin Kuruma müracaatının asıl olduğunu, müracaat olmadığı veyahut müracaata konu müstahsil makbuzunun karşılığının Kurumda bulunmadığı hallerde kayıtsız ve tescilsiz olarak geçirilen sürelerin geriye yönelik tespitini istemenin mümkün olmadığını, 2926 sayılı Kanun'da bildirimsiz kalan sigortalılar için 506 sayılı Kanun'un 79. ve 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinde öngörülen hizmet tespit davasına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmediğini, anılan düzenlemede, kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takiben başlayacağının hükme bağlandığını, kayıt ve tescil ya da tescil yerine geçen iradi prim ödemesi veya prim tevkifatı öncesine isabet eden tarımsal faaliyet ve buna dayalı Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitinin söz konusu olmayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin, 21.12.2021 tarihli ve kararıyla; davanın kabulü ile davacının 01.11.1995 - 31.12.1995 tarihleri arasında 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuş olup Bölge Adliye Mahkemesinin 22.04.2024 tarihli kararıyla; Mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın reddine, dair karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemiz kararında; "...dosya kapsamında davacının 01.09.1998 tarihinde 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olarak tescil edildiği, tevkifata dayalı olarak sigortalılığının 01.11.1995 tarihinden itibaren başlatılması talebinde bulunduğu, Kurumca 01.11.1995 tarihli tescile dayanak belgelerin kontrolü sırasında sanal olarak yüklenen 95 / 10. dönemine ilişkin tevkifat bildirim listesinin kayıtlarında olmadığının belirtildiği, Bölge Adliye Mahkemesince, tevkifatın kurum hesaplarına intikal etmediği gerekçesi ile davanın reddine dair karar verildiği anlaşılmaktadır.

Davacının sattığı ürün bedelinden kesinti yapıldığının tespiti sigortalılığın kabulü için yeterli olup, kesinti yapıldıktan sonra Kurum hesabına yatırılmamış olması sigortalılığın tespitine engel olmayacağından, Mahkemece, ilgili müstahsil makbuzlarının örneği eklenmek suretiyle Kurumdan tekrar müstahsil makbuzlarında gösterilen %1 kesintinin Bağ-Kur tevkifatı olup olmadığı sorularak, Bağ-Kur kesintisi olduğu anlaşılırsa, tevkifata göre davacının 2926 sayılı Kanun kapsamında sigortalı olduğu kabul edilerek karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir ve bozmayı gerektirir." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine, dair karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı temyiz dilekçesinde; davanın kabulüne dair hüküm kurulması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tarım bağkur sigortalılık tespiti istemine ilişkindir.

Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§