"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1310 E., 2024/1222 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Şanlıurfa 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/515 E., 2024/444 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı...Ltd.Şti vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden ...lan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların desteği ...'un 12.10.2018 tarihli iş kazası sonucu vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde kusurun tamamen davalıya ait olduğunu belirterek maddi ve manevi tazminat talep etmiştir.
Davacılar 29.1.2024 tarihli dilekçe ile ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ... mirasçılarının (..., ... ........., ..., ...) davalı...... Ltd.Şti ile maddi ve manevi tazminat talepleri hususunda haricen anlaştıklarını beyan ederek asıl ve birleşen davadan feragat ettiklerini beyan etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirketin bahse konu kazanın meydana geldiği inşaat sahası içerisinde dinamit ile patlatma ...lmak suretiyle kazı yapmasının söz konusu olmadığını, patlamanın vuku bulduğu alanda müvekkili şirket tarafından çalışma ...lmaya başlanılmadan önce kaçak patlatma ...ldığını, ne OSB tarafından ne işi müvekkiline ihale eden tarafından ne de kolluk tarafından evvelce bu alanda dinamit ile patlatma ...ldığı konusunda müvekkili şirkete herhangi bir bildirimde veya ihbarda bulunulmadığını, iş sağlığı ve iş güvenliği anlamında alınması gerekli her türlü önlemin müvekkili şirket tarafından alındığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, iş kazasının, müvekkili şirketin kazanın meydana geldiği arazideki çalışmalarını sonlandırıp araziden çekilmesinin üstünden 2 yıldan fazla zaman geçtikten sonra meydana geldiğini, bu 2 yıldan fazla sürede de araziye kimin girip, kimin işlem yaptığı konusunda müvekkili şirketin herhangi bir bilgisinin bulunmadığını, ölen ...'un, müvekkili şirketin değil, diğer davalı ...'nin sigortalı çalışanı olduğunu, meydana gelen iş kazasında müvekkili şirketin bir sorumluluğunun bulunmadığı, ceza dosyasının bekletici mesele ...lması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkili şirketin mevcut dava açısından taraf sıfatının bulunmadığını, bu sebeple davanın müvekkili şirket bakımından husumet yönünden reddedilmesi gerektiğini, dava konusu olayın müvekkili şirketin yem fabrikasının ...mı işi esnasında meydana geldiğini, ancak müvekkili şirketin bu olaya herhangi bir dahlinin olmadığını, sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle, kazanın meydana gelmesinde, davalı ...'nin %100 kusurlu olduğu, merhum işçi ...'un ve birleşen davalılar ... ile ...'nin herhangi bir kusurlarının bulunmadığı; hükme esas alınan 13.12.2023 tarihli bilirkişi ek raporunda, SGK tarafından bağlanan gelirin rücuya tabi ilk peşin sermaye değeri mahsup edilmek suretiyle davacı ...'un karşılanmamış gerçek zararının 2.787.477,35 TL, davacı ...'un karşılanmamış gerçek zararının 582.616,15 TL, davacı ...'un karşılanmamış gerçek zararının 770.258,02 TL, davacı ...'un karşılanmamış gerçek zararının ise 630.032,79 TL olarak hesaplandığı; bu arada, davacılar ..., ..., ..., ..., ...,... ..., ... ile ... mirasçılarının (..., ... ........., ... ve ...) davadan feragat ettikleri, bu nedenle, ismi geçen davacılar yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği; davadan feragat etmemiş olan davacılar ... ve ... yönünden ise davalı ...'nin, kusurlu olduğu iş kazası sebebiyle davacıların uğradıkları maddi ve manevi zararlardan sorumlu olduğu; adı geçen davacıların vefat eden murislerinin desteğinden yoksun kaldıkları için karşılanmamış gerçek zararlarına ilişkin maddi tazminat taleplerinin kabul edilmesi gerektiği; manevi tazminat talebi açısından ise tarafların kabul edilen kusur olanları, kazanın meydana geliş şekli, hakkaniyet ilkesi, murislerinin vefat etmiş olmasının davacılar ... ve ...'da yarattığı manevi zarar, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, manevi tazminatın zenginleşme aracı olmaması ile manevi açıdan tatmin duygusu yaratacak seviyede olmasına dair ilkelerin birlikte dikkate alındığı gerekçesiyle " 2018/515 Esas sayılı asıl dosya yönünden;
Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ... mirasçılarının (..., ... ........., ..., ...) destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat taleplerinin feragat nedeniyle reddine,
Davacılar ... ile ...'un destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin kabulüne
Davacı ... yönünden 2.787.477,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının (taleple bağlılık ilkesi gereğince 400,00 TL'sine kaza tarihi olan 12.10.2018 tarihinden itibaren, geri kalan kısmına ise dava tarihi olan 10/12/2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle) davalı ...'nden alınarak davacı ...'a verilmesine,
Davacı ... yönünden 582.616,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının (taleple bağlılık ilkesi gereğince 200,00 TL'sine kaza tarihi olan 12.10.2018 tarihinden itibaren, geri kalan kısmına ise dava tarihi olan 10.12.2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle) davalı ...'nden alınarak davacı ...'a velayeten ...'a verilmesine,
Davacılar ... ile ...'un manevi tazminat taleplerinin kabulüne,
Davacı ... yönünden 100.000,00 TL manevi tazminatın (kaza tarihi olan 12.10.2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle) davalı ...'nden alınarak davacı ...'a verilmesine,
Davacı ... yönünden 100.000,00 TL manevi tazminatın (kaza tarihi olan 12.10.2018 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle) davalı ...'nden alınarak davacı ...'a velayeten ...'a verilmesine,
Şanlıurfa 2. İş Mahkemesi'nin 2021/338 esas sayılı birleşen dosyası yönünden;
Davacılar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ile ... mirasçılarının (..., ... ........., ..., ...) destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat taleplerinin feragat nedeniyle reddine,
Davacılar ... ile ...'un destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat taleplerinin pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı...... ..Ltd.Şti vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı...vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur raporları ,rücu dosyasında alınan raporlar ve SGK inceleme raporu arasında çelişki bulunduğunu, iş makinasına ilişkin araç sigorta bilgilerinin temini ile davacıların ilgili sigorta şirketinden veya Türkiye Sigorta Birliğine müzekkere yazılarak davacıların destekten yoksun kalma tazminatı veya her ne ad altında olursa olsun bir ödeme alıp almadığının tespit edilmesi, SGK tarafından varsa ...lan ödemenin tespiti ile tazminat hesabından mahsup edilmesi gerektiğini, meydana gelen kazanın dinamit patlaması nedeniyle oluşu, müvekkil şirketin dinamit ile patlatma değil ekskavatör ile kırım işi yaptığı, dinamiti olay yerine yerleştiren şirketin müvekkil şirket olmadığının sabit oluşu hususları dikkate alınarak müvekkili şirkete sorumluluk atfetmenin hukuka aykırı olduğunu davanın müvekkili şirket yönünden reddine karar verilmesi gerekirken diğer davalıların sorumluluğu cihetine gidilmeksizin davanın sadece müvekkili şirket yönünden kabulüne karar verilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, zaman aşımı itirazı dikkate alınmaksızın karar verildiğini, faiz başlangıç tarihinin ıslah tarihi olarak belirlenmemesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek temyiz yoluna başvurmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
İnsan yaşamının kutsallığı çevresinde işverenin, işyerinde işçilerin sağlığını ve iş güvenliğini sağlamak için gerekli olanı yapmak ve bu husustaki şartları sağlamak ve araçları noksansız bulundurmakla yükümlü olduğu 4857 sayılı İş Kanunu'nun 77. maddesinin açık buyruğu iken, 4857 sayılı Kanun'un 77. ve devamı bir kısım maddeleri 30.06.2012 tarih ve 28339 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 37. maddesiyle, 01.01.2013 tarihinde yürürlüğe girmek üzere yürürlükten kaldırılmış olup 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işverenin sağlık ve güvenlik önlemlerini alma yükümünü daha ayrıntılı bir biçimde düzenlemiştir.
Buna göre, 6331 sayılı Kanun’un "İşverenin Genel Yükümlülüğü" kenar başlıklı 4 ncü maddesinde:
"İşveren, çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü olup bu çerçevede;
a)Mesleki risklerin önlenmesi, eğitim ve bilgi verilmesi dahil her türlü tedbirin alınması, organizasyonun ...lması, gerekli araç ve gereçlerin sağlanması, sağlık ve güvenlik tedbirlerinin değişen şartlara uygun hale getirilmesi ve mevcut durumun iyileştirilmesi için çalışmalar yapar.
b)İş yerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığını izler, denetler ve uygunsuzlukların giderilmesini sağlar.
c)Risk değerlendirmesi yapar ve yaptırır.
ç)Çalışana görev verirken, çalışanın sağlık ve güvenlik yönünden işe uygunluğunu gözönüne alır.
d)Yeterli bilgi ve talimat verilenler dışında ki çalışanların hayati ve özel tehlike bulunan yerlere girmemesi için gerekli tedbirleri alır." hükmü düzenlenmiştir.
Aynı Kanun’un 5. maddesinde de risklerden korunma ilkeleri düzenlenmiştir. Buna göre maddede, "İşverenin yükümlülüklerinin yerine getirilmesinde aşağıdaki ilkeler göz önünde bulundurulur:
a)Risklerden kaçınmak,
b)Kaçınılması mümkün olmayan riskleri analiz etmek,
c)Risklerle kaynağında mücadele etmek,
ç)İşin kişilere uygun hale getirilmesi için iş yerlerinin tasarımı ile iş ekipmanı, çalışma şekli ve üretim metotlarının seçiminde özen göstermek, özellikle tekdüze çalışma ve üretim temposunun sağlık ve güvenliğe olumsuz etkilerini önlemek, önlenemiyor ise en aza indirmek,
d)Teknik gelişmelere uyum sağlamak,
e)Tehlikeli olanı, tehlikesiz veya daha az tehlikeli olanla değiştirmek,
f)Teknoloji, iş organizasyonu çalışma şartları, sosyal ilişkiler ve çalışma ortamı ile ilgili faktörlerin etkilerini kapsayan tutarlı ve genel bir önleme politikası geliştirmek,
g)Toplu korunma tedbirlerine, kişisel korunma tedbirlerine öncelik vermek,
ğ)Çalışanlara uygun talimatlar vermek." hükmü yer almaktadır.
Görüldüğü üzere, işverenin çalışanlarla ilgili sağlık ve güvenliği sağlama yükümünün genel çerçevesi, 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4. maddesinde çizilmiştir. Bu çerçevede işverenin, “çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlü” olduğu belirtildikten sonra, yapacağı ve uymakla yükümlü bulunacağı birtakım esaslara yer verilmiştir. Bunun gibi 5 nci maddede, işverenin anılan yükümlülükle gerçekleştireceği korunma sırasında uyacağı ilkeler belirlenmiştir. 10 ncu maddede ise, işyerinde sağlık ve güvenlik sağlanırken, işverenin yapacağı risk değerlendirmesi çalışmasında dikkate almakla yükümlü bulunduğu hususlar belirlenmiştir (Hukuk Genel Kurulu’nun 09.10.20 13... /21-1 02... /1456 sayılı kararı).
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4 üncü ve 5 inci maddeleri ile bunu uygun olarak çıkarılan iş güvenliği yönetmelikleri hükümleri, işverenin sorumluluğunu objektifleştiren kriterler olarak değerlendirilmelidir. Bu sebeple mevzuatta yer alan teknik iş güvenliği kurallarına uyulmaması işverenin kusurlu davranışı olarak kabul edilmelidir. Ancak, işveren sadece anılan yazılı kurallara değil, yazılı olmayan ve teknolojinin gerekli kıldığı önlemlere aykırı davrandığında da kusurlu görülerek oluşan zararı karşılamalıdır.
Öte yandan, objektifleştirilen kusur, kusur sorumluluğunu kusursuz sorumluluğa yaklaştırsa da, onu kusursuz sorumluluk haline dönüştürmez. Çünkü, bu halde dahi işverenin sorumluluğu için kusurun varlığı şarttır. Kusurun objektifleştirilmesi kriterinin yanısıra, Türk Borçlar Kanunu’nun 417/2 nci maddesinin, Anayasa hükümleri ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun 4 üncü maddesi kapsamında yorumlanması da işverenin sorumluluğunu oldukça genişletecektir.
Yukarıda belirtilen açıklamalar doğrultusunda; işvereni zararlandırıcı olay nedeniyle sorumluluk halinden kurtaracak olan durum iş sağlığı ve güvenliği alanındaki ihmalleri ile oluşan zarar arasındaki uygun nedensellik bağının kesildiğini ispat etmekten ibarettir. Hukuk Genel Kurulu’nun 20.03.20 13... /21-1121 E. 2013/386 sayılı kararında da belirtildiği üzere uygun nedensellik bağı üç durumda kesilebilir. Bunlar mücbir sebep, zarar görenin kusuru ve üçüncü kişinin kusurudur. Bu hallerden birinin varlığı halinde işverenin sorumluluğuna gidilmesi mümkün değildir.
İş kazası hukuki sebebine dayalı tazminat davalarında olayın gerçekleşme şeklinin tarafların gösterdiği deliller dikkate alınarak her türlü şüpheden uzak bir şekilde ortaya konulması ve giderek kusur oranlarının bu olaya uygun şekilde belirlenmesi gerektiği açıktır.
Dosya kapsamından; ...Yem Karma Hayvan Yemi Şanlıurfa Tesisleri ...m İşinin sözleşme ile davalı...... ..Ltd.Şti'ne verildiği,...... Ltd.Şti. işçisi olan ve inşaat ...lacak zemindeki kayaların eskavatörle kırılması işini yapan operatör ...'un çalıştığı sırada, daha önceden kayaların arasında bulunan patlamamış dinamitin patlaması neticesinde olay yerinde vefat ettiği anlaşılmaktadır.
Kolluk tarafından tutulan 1.4.2016 tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağında, ...İnşaat Şirketinin hafriyat işlerini yürüttüğü inşaat şantiyesinde patlatma ...ldığı ve patlatma sonucu fırlayan taşların çevre fabrikalara kadar geldiği ihbarı üzerine olay yerinde ...lan incelemede, patlatmayı destekleyici unsur bulunmadığının görüldüğü ,ancak 250 metre mesafedeki komşu fabrika çatısına düşen taş parçalarının mesafe ve bina yüksekliğine göre sadece hafriyat çalışması yoluyla düşmesinin mümkün olmadığı,çevre fabrikalardaki güvenlik görevlilerinin de zaman zaman ...İnşaat sahasından patlatma sesi geldiğini beyan ettiği ifade edilmiştir.
12.10.2018 tarihli jandarma tutanağında, olay yerinin, ...m aşamasındaki...Yem Fabrikası olduğu,fabrika ...mı için ihaleyi...... Müh..Ltd.Şti aldığı ve çalışmalara devam ettiği, kazanın olduğu yerin sol tarafta ihata duvarı için kaya bloklarının ekskavatör ile kot farkının düşürülmeye çalışıldığı yerde olduğunun görüldüğü, fabrika alanı çevresinde ...lan incelemede güney ve doğu kısımda yaklaşık 2,5 yıl önce patlayıcı madde kullanılarak açılmış olabileceği değerlendirilen çukurlara rastlandığı belirtilmiştir.
OSB Jandarma Komutanlığı 19.10.2018 tarihli cevabi yazısında ise 1.4.2016 tarihinde bölgede ...İnşaat Mühendislik şirketinin yaptığı kaçak patlatma sonrası şirketin bu arazideki faaliyetini sonlandırdığı,aradan 2 yıl geçtikten sonra OSB Müdürlüğü tarafından arazinin...Ltd.Şti ne tahsis edildiği,patlatma ile ilgili izin mercii olmadıkları valilik tarafından izin verildiği bildirilmiştir.
...Yem Sanayi ve Ticaret A.Ş ile ...... San ve Tic Ltd.Şti arasında...Yem Sanayi ve Ticaret A.Ş ...Şubesi Karma Hayvan Yem Fabrikası ...mı İnşaat İşine ilişkin sözleşme bulunduğu yine 31.5.2018 tarihli ...m işine ilişkin olarak imzalanan sözleşmenin konusunun işverenin adresinde olan fabrika sahasında ekli proje ve mahal malzeme listeleri ile şartnamelere uygun olarak yaptırılacak mütemmim ve müştemilat ...ları, ...m, makine ve tesisat işleri,hafriyatın kaldırılması, dolgu, drenaj, saha betonlama işleri anahtar teslim ...lması olarak belirtildiği görülmüştür.
SGK Denetmen Raporunda olay iş kazası olarak kabul edilmiş, işveren sıfatıyla ...... Ltd.Şti iş sağlığı güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlememesi nedeniyle %30 kusurlu, üçüncü kişi sıfatıyla...Yem San.A Ş %30 kusurlu ve ... ... -...İnşaat %40 kusurlu olduğu, ... ...'un kusurlu olmadığı değerlendirilmiştir.
Şanlıurfa 3.İş Mahk. 2019/245 Esas sayılı dosyasında görülen rücuan tazminat davasında İlk Derece Mahkemecesince davalı...... Mühendislik San.Tic.Ltd. Şti'nin % 100 kusurlu olduğu kabul edilerek karar verildiği, kararın kesinleşmediği görülmektedir.
Şanlıurfa 8.Asliye Ceza Mahkemesi 2019/406 Esas sayılı ceza dava dosyasında Mahkemece, ...Müh. ve İnşaat Şirketi'nin sorumlusu ve yöneticisi olan sanık ... ...in; daha önce olayın meydana geldiği alanda kot düzeltmesi ve hafriyat çalışması yaptığı süreçte komşu firmaların kolluk kuvvetlerine yaptıkları şikayet sonucu ...lan patlatmalardan zarar gördükleri ve genel güvenliği tehlikeye soktuğu için adli soruşturmalar ...ldığı, çalışma yaptığı bu alanı, patlamamış olan patlayıcılar yönünden gerekli kontrolleri ...p, patlamamış olanlarını usullere göre patlatıp güvenli-temiz bir şekilde teslim etmediği kanaati oluştuğundan meydana gelen olayda asli kusurlu olduğu, ...İnşaat firmasının saha sorumlusu olan sanık ... 'in tali kusurlu olduğu,...... Müh. San. Tic. Ltd. .Şirket sorumlusu ve işvereni sanık ...ın ...Tarım Kredi Yem Sanayi ve Tic.A.Ş. İle yapmış olduğu sözleşme gereği, yapmayı üstlendiği anahtar teslimi fabrika inşaatı işine başlamadan önce, bu arsada; daha önce ...lmış olan kot düzeltme ve hafriyat işleri sırasında izinsiz patlatmalarla ilgili yürütülen adli soruşturmalar ve çalışanlarının ifadeleri dikkate alındığında, patlamamış patlayıcı kalma olasılığı yüksek olduğu halde, sahanın patlayıcı yönünden temiz olup olmadığı ile ilgili araştırma ...p çalışanlarına güvenli çalışma alanı teslim etmemek, çok tehlikeli işlerden olan inşaat sektöründe faaliyet yapmasına rağmen iş sağlığı ve güvenliği hizmeti almamak, yapacağı işin içerdiği tehlike ve riskleri bunlara karşı alınması gereken güvenlik tedbirlerini içermesi gereken risk analizi yaptırmamak, üstlendiği işin ve çalışacağı sahanın tehlike ve riskleri konusunda çalışanlarını bilgilendirmemek, iş sağlığı ve güvenliği konusunda gerekli denetim ve gözetimleri yaptırmayarak ve çalışanları bu konularda inisiyatiflerine bırakmasından dolayı meydana gelen olayda tali kusurlu olduğu,...... Mühendislik saha sorumlusu inşaat mühendisi ...in ve şantiye şefi ...ın tali kusurlu olduğu, merhum ...'un kusuru bulunmadığı, ...Tarım Kredi Yem San.Tic.A.Ş. açısından;...OSB yetkililerince kendilerine tahsisi ...lan alanda hafriyat işlerini, tekniği ve uygulamasıyla birlikte bütün olarak başka bir firmaya sözleşmeyle anahtar teslimi olarak devretmeleri nedeniyle meydana gelen olayda kusursuz olduğu kabul edilerek karar verildiği, kararın kesinleşmediği anlaşılmaktadır.
İş bu dosyada hükme esas alınan 22.10.2022 tarihli kusur raporunda ise ...'un işvereninin...Ltd. Şti. olduğu, iş kazasına neden olan patlayıcı kim tarafından ne zaman konulursa konulsun o alanda çalışma yapan...Ltd. Şti nin işvereni veya işveren vekili tarafından gerekli iş sağlığı ve güvenliği çalışmalarını ...p önlemlerin alınması gerekirken yapmadığı gerekçesiyle %100 kusurlu olduğu kanaati bildirilmiştir.
Mahkemece işbu raporda belirtilen kusur oranlarına itibar edilerek hüküm kurulduğu, ancak olaydaki sorumluluk ve kusurların yeterince incelenmediği ve açıklanmadığı, ceza dosyası ile çelişkilerin giderilmediği anlaşılmıştır.
Yukarıda ...lan açıklamalardan sonra Mahkemece ...lacak iş; hüküm altına alınacak tazminat miktarlarına etkisi bakımından, aynı olaya ilişkin ceza dosyası ile rücu dava dosyasındaki kusur raporlarının irdelenmesi suretiyle - verilen kararların kesinleşip kesinleşmediğinin gözetilerek, delillerin toplanması hususunda sigortalı tarafından açılan tazminat davasının özü itibariyle taraflarca getirilme ilkesine tabi davalardan olup re’sen araştırma ilkesinin olmadığı hususunun da göz önünde bulundurulması ve bu şekilde toplanacak delillerle birlikte, yukarıda bahsedilen kusur raporlarını düzenleyen heyetten farklı, A sınıfı iş güvenliği uzmanlarından oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetine; dosyada mevcut raporlar ile rücu ve ceza dosyasındaki kusur raporları arasındaki çelişkiyi gidertmek, tarafların iş kazasının gerçekleşmesindeki kusur oranlarını her türlü şüpheden uzak şekilde tespit ettirerek yeniden hesap raporu düzenlenmesinin gerekmesi hâlinde taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin, eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacı ve davalı vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve bu aşamada bozma sebebine göre temyiz eden davalı vekilinin temyiz itirazlarının sair yönleri incelenmeksizin, Bölge Adliye Mahkemesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.