"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHİ : 03.07.2025
SAYISI : 2025/422 E., 2025/735 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2018/242 E., 2024/230 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararının ve ek kararının davalı vekili tarafından temyiz edildiği; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava ve talep artırım dilekçesinde özetle; sigortalının 30.06.2015 tarihinde meydana gelen iş kazasında sürekli iş göremezliğe uğradığını iddia ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu kaza bakımından kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle;
"Davanın kısmen kabul kısmen reddine,
1-Davacının maddi tazminat davasının kabulü ile 679.761,71 TL'nin kaza tarihi olan 30.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 50.000,00 TL nin kaza tarihi olan 30.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya dair istemin reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
1.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı işçinin davalıya ait iş yerinde alt işveren ..... ..... İnşaat Sos. Hiz. Ltd.Şti. sigortalısı olarak çalıştığı, olay tarihi olan 30.06.2015 tarihinde birlikte çalıştıkları iş arkadaşına malzeme vermek üzere üzerine çıktığı seyyar merdivenin kayması sonucu düşerek yaralandığı, davacının sürekli iş göremezlik oranının, Yüksek Sağlık Kurulundan ve Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulu'ndan aldırılan raporlar ile %21,2 olduğunun tespit edildiği, Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca yapılan tahkikat sonunda düzenlenen 30.05.2017 tarihli inceleme raporunda; olayda alt işveren... İnş. Sos. Hizm. Ltd. Şti.’nin %70 oranında kusurlu olduğunun, asıl işveren ... Sanayi A.Ş.’nin ise kazanın meydana gelmesinde alt işveren ile birlikte sorumlu olduğunun, kazalının %30 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, İlk Derece Mahkemesince kazanın oluşumundaki kusur oranının belirlenmesi açısından bilirkişi kök ve ek raporu alındığı ve bu raporlarda, kaza olayının meydana gelmesinde, ihbar olunan alt işveren... İnşaat Sos. Hiz. Müh. Tur. San. ve Tic. Ltd.Şti.'nin %60 oranında, davalı asıl işveren ... San. A.Ş.'nin %10 oranında, davacının ise %30 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davalı şirkete ve ihbar olunan şirkete karşı açılan rücuen tazminat istemli Gebze 8. İş Mahkemesi'nin 2017/4 42... /428 Karar sayılı dosyasında aldırılan kusur durumunu belirtir 26.12.2018 tarihli bilirkişi raporunda da kaza olayının meydana gelmesinde asıl işveren ... Sanayi A.Ş.’nin % 30 oranında, alt işveren... İnşaatı Sos. Hiz. Müh. İnş. Tur. San. Tic. Ltd. Şti.’nin %40 oranında, kazalı işçinin ise %30 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, Mahkemece söz konusu bilirkişi raporunda belirlenen kusur oranları kabul edilerek, davanın kabulüne karar verildiği ve kararın Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin istinaf incelemesinden geçerek kesinleştiği, dosya kapsamından iş kazası nedeniyle yürütülen ceza soruşturması dosyasının bulunmadığının anlaşıldığı, davacı ile davalı işverenin kusur durumlarının tespiti için alınan bilirkişi raporunun ehil ve konusunda uzman bilirkişi tarafından tanzim edildiği, bilirkişi tarafından tanzim edilen kusur durumunun tespitine ilişkin raporun kapsamlı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu gibi dosya kapsamına, delil durumuna ve somut olayın meydana geliş şekline de uygun olduğu, taraflara izafe edilen kusur oranlarının tarafların somut olaydaki yükümlülükleri ile de örtüştüğü ve kusur oranlarının hakkaniyete uygun olarak tasnif edildiği, bilirkişi raporunun tarafların görev ve sorumlulukları ile kusur oranlarının belirlenmesi açısından da dosya kapsamı ile örtüştüğü, ayrıca anılan raporun davacı işçiye izafe edilen kusur oranı yönünden dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davalı şirkete karşı açılan rücuen tazminat davasında aldırılan bilirkişi raporuyla ve Sosyal Güvenlik Kurumu Rehberlik ve Teftiş Başkanlığınca yapılan tahkikat sonunda düzenlenen 30.05.2017 tarihli inceleme raporuyla da uyumlu olduğu, davalı asıl işverenle, alt işverenin tazminat talebi bakımından davacıya karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, kusur oranlarının birlikte değerlendirileceği toplam kusur oranları yönünden diğer raporlarla uyumlu olduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince bilirkişi tarafından tanzim edilen kusur durumunun tespitine ilişkin rapora itibar edilerek bu raporun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırı bir yön görülmediği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda tespit edilen ücret seviyesinin tanık beyanlarına ve dosya kapsamına uygun olduğu ve yine hesaplamalarda esas alınan diğer unsurlarında dosya kapsamına ve yerleşik Yargıtay içtihatlarına uygun olduğu, kaza tarihi nazara alındığında dava ve ıslah tarihleri itibarıyla 10 yıllık yasal zamanaşımı süresinin dolmadığının anlaşıldığı, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın oluş şekli, maluliyet oranı ve olay tarihi dikkate alındığında hükmedilen manevi tazminat miktarının dosya kapsamına uygun olmadığının anlaşıldığı, Dairece yapılan değerlendirme sonucunda davacının manevi tazminat miktarının 70.000,00 TL olarak kabulüne karar verilmesi gerektiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle;
I-Davacı vekilinin maddi tazminat yönünden istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 341., 346. ve 352/1-b maddesi gereğince reddine,
II-Davalı vekilinin maddi ve manevi tazminat yönünden istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
III-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun manevi tazminat yönünden kabulüne, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,
IV-Davanın kabulü ile
1-Davacının maddi tazminat davasının kabulü ile 679.761,71 TL nin kaza tarihi olan 30.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
2-Davacının manevi tazminat davasının kabulü ile 70.000,00 TL nin kaza tarihi olan 30.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
2.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 03.07.2025 tarih ve 2025/422 Esas-2025/735 Karar sayılı ek kararı ile
"Dairemizin 15.04.2025 tarih ve 2025/422 E. - 2025/735 K. sayılı kararının manevi tazminat yönünden olan kısmı miktar itibari ile kesin olup bu karara karşı temyiz kanun yoluna başvurulamayacağından davalı ... vekilinin temyiz başvuru dilekçesinin manevi tazminat yönünden olan kısmının 6100 sayılı HMK'nın 346, 352/1, 362/1-a ve 366. maddeleri gereğince reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle;
a. 20.03.2024 tarihli aktüerya hesap bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, hüküm kurmaya elverişli olmadığını, bu sebeple taraflarınca işbu rapora ve rapor doğrultusundaki ıslah dilekçesine karşı itiraz edilmişse de itirazlarınının dikkate alınmadığını, ve neticede hukuka ve hakkaniyete aykırı şekilde hüküm kurulduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan ücret tespitinin hatalı olduğunu, bu nedenle yapılan hesaplamaların da hatalı olduğunu, davacının ücretinin asgari ücret olduğunun kabulü ile hesaplama yapılması gerektiğini,,
b.Davacının maluliyet oranının %60’dan az olması sebebiyle pasif dönem hesabı yapılmaması gerektiğini, davacının maluliyet oranı yargılama neticesinde %21,2 olarak tespit edildiğini aleyhe hususları kabul anlamına gelmemekle, davacının maluliyet oranı %60’dan az olduğunu, pasif dönemin tazminat hesabına dahil edilebilmesi için maluliyet oranının %60’ın üzerinde olması gerektiğinin kabul edildiğini,
c.Davacının manevi tazminat talebinin de reddi gerektiğini, aksi halde dahi davacı lehine hükmolunan manevi tazminat tutarının somut duruma aykırı şekilde yüksek tutarda tespit edildiğini, manevi tazminat tutarının oldukça yüksek olduğunu,
d.Husumet itirazlarını tekrarla müvekkilinin bir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, işverene atfedilen kusurun tamamının işveren... şirketine ait olduğunun kabulü gerektiğini, diğer davalı firma ile müvekkili arasında hukuki anlamda bir asıl – alt işverenlik ilişkisi bulunmadığından davanın müvekkili yönünden reddi gerektiğinin açık olduğunu,
e.Davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı vekili ek karara karşı sunduğu temyiz dilekçesinde özetle;
a.Temyiz kesinlik sınırının hatalı değerlendirildiğini, miktar belirlenirken hükmedilen maddi ve manevi tazminat tutarlarının toplamlarının esas alınması gerektiğini belirterek kararın temyizen bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1. Asıl hükme yönelik davalı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesi;
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, temyiz kapsam ve nedenlerine göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
2. Davalı vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi;
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere göre temyize getirilen miktarlar Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibari ile kesinlik sınırı olan 544.000,00 TL’nin altında bulunduğu anlaşılmakla davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan ek kararının onanması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
2. Davalı vekilinin ek karara yönelik temyiz itirazlarının reddi ile ek kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.