"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1351 E., 2025/1419 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gebze 4. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/476 E., 2022/790 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkim ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde,davacının "gaz altı kaynak ve montaj" ustası olup 20 yıldan fazla
bir süre bu işi yaptığı son olarak davalı işverenin .... Organize Sanayi Bölgesi içinde yer alan iş
yerinde 08.10.2014 tarihinde çalışmaya başladığını , işe başladıktan iki ay sonra 05.12.2014 tarihinde iş
yerinde bir U demirinin kaynak işini yapmaktayken, .... adlı bir başka işçi tarafından davacıya haber
verilmeksizin demirin kesildiğini, son derece ağır olan demir kesilirken "işkence" denilen bir alet vasıtasıyla
tutturulması, kesilen parçanın yere düşmesinin engellenmesi gerektiğini, sözkonusu işlem yapılmadığından
kesilen demirin bütün ağırlığıyla davacının sol eline düştüğünü davacının geçici iş göremezlik nedeniyle almış olduğu istirahat raporları sona erdiğinde işverenliğin
24.03.2015 tarihli ... 62. Noterliği'nin 9278 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle davacının işine haksız ve
sorumsuzca son verildiğini beyanla, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00.-TL maddi tazminat
talebinde bulunmuştur.
2.Davacı vekili 21.10.2022 tarihli bedel artırımı dilekçesinde, maddi tazminat talebini 68.461,57 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davaya konu edilen iş kazasının 05.12.2014'de meydana geldiğini
beyanla zamanaşımı definde bulunduklarını,davacının 08.10.2014'de, belirli süreli iş sözleşmesiyle, müvekkili şirketin .. .... OSB'de kurulu bulunan Alçı Levha ve Profil Üretim tesislerinde yapılan yeni yatırım
sürecinde hizmet vermek üzere, mekanik bakım ustası (kaynak ustası) olarak işe başladığını ,davacıya pek
çok eğitim ile birlikte, iş sağlığı ve iş güvenliğine ilişkin gerekli eğitimi verildiğini , bu konuda gerekli uyarıları
yapmış ve iş güvenliğinde kullanacağı kişisel koruyucu donanım ekipmanlarını davacıya zimmetleyerek
teslim edildiğini, davacının montaj işleri esnasında 60-70 metre yükseklikten düşen demir parçayı, tutmaması
gerektiği halde, tutmaya çalışırken elinin kesildiğini, orta zekalı, makul ve dürüst herhangi bir insanın yukarıdan
düşen demir bir parçayı tutmaya çalışmaması gerektiğini bilebilecek durumda olduğunu beyanla işverenin
kusursuz olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...Davacının maluliyeti İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğü Bölge Sağlık Kurulu’nun 12.05.2014 tarihli raporuna göre %6,1’dir. Yüksek Sağlık Kurulunun 14.10.2019 tarih ve 2019/17622 Sayılı yazısına göre davacının maluliyeti %6,1’dir.
Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 20.12.2021 tarih ve 2021/23682 Sayılı yazısına göre Sosyal Güvenlik Kurumunun
12.05.20 15... sayılı kararında çalışır tarihi olarak bildirilen 23.03.2015 tarihinden itibaren E cetveline
(yaşına) göre %4,0 (yüzdedörtvirgülsıfır) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı
bildirilmiştir. Mahkememizce davacının maluliyeti ATK 3. İhtisas Kurulu Raporu doğrultusunda
%4,0 olarak kabul edilmiştir....07.04.2019
tarihli bilirkişi heyet raporunda kazalı işçi ...’un kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır................ Makina San. ve Tic. A. Ş.’nin olayda %60 oranında kusurlu olduğu, kazalı işçi ...’un olayda %40 oranında kusurlu olduğuna ilişkin oranlar hükme esas alınmıştır....Hesap bilirkişi raporunda davacının iş kazası nedeniyle toplam maddi zararının 68.461,57 TL olduğu tespit edilmiştir. Davacı vekilinin davasını bilirkişi raporundaki hesap doğrultusunda ıslah ettiği görülmüştür...." gerekçesiyle,
Davanın kabulü ile 68.461,57 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, davanın, iş kazası nedeniyle açılan tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını, iş kazasının 05.12.2014 tarihinde gerçekleşmiş olduğunu, zamanaşımı süresinin dolduğunu, müvekkili şirketin iş kazasında kusurlu olmadığını, davacının ağır kusurunun kazaya sebep olduğunu, işverenin hukuki sorumluluğunun, açık bir kusur varlığına dayanır ve müvekkili şirketin iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerini eksiksiz aldığını, gerekli eğitimleri verdiği ve denetimlerin yapıldığını, davacının, iş güvenliği eğitimine rağmen kazaya sebep olan ağır bir ihmal sergilediğini, bu durumun illiyet bağını kopardığını, müvekkili şirketin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiği ve davacının ağır kusurunun kazaya neden olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazasına dayalı maddi tazminat istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında, hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.