Consülto
Consülto
Karar ArşiviYargıtay İçtihat Veritabanı
Yargıtay

10. Hukuk Dairesi

Dosya2025/14628 E. 2026/658 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/225 E., 2024/1942 K.

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 8. İş Mahkemesi

SAYISI: 2020/336 E., 2022/443 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı adına 04.08.1983 tarihinde yurt dışı borçlanması ile sigorta girişi yapıldığını, fiili hizmet süresi tamamlandıktan sonra yaşlılık aylığı bağlanması için 08.02.2016 tarihinde Kuruma başvurduğunu, 2016 yılının Mart ayında yaşlılık aylığı bağlandığını, Kurumun 25.11.2020 tarihli "..." konulu yazısı ile .... .... Ürünleri ... Tic. ve San. Ltd. Şti. isimli iş yerinde 10.10.2014 - 27.01.2015 tarihleri arası 109 günlük hizmetinin fiili çalışmaya dayanmadığı tespit edilerek hizmetlerinin iptal edildiğini, aynı tarihte davalı Kurum tarafından banka hesabından toplamda 1.757,63 TL kesinti yapılarak, 25.11.2020 tarihi itibariyle yaşlılık aylığının iptal edildiğini, 16.12.2020 tarihi itibariyle toplamda 113.770,45 TL ve bayram ikramiyesi yersiz ödeme borcu sebebiyle de toplamda 5.032,28 TL üzerinden borç bildirim belgesi düzenlendiğini, 26.12.2020 tarihinde tebliğ edildiğini, oysa ki davacının hizmetlerinin bildirildiği iş yerindeki çalışmasının gerçek ve fiili olduğunu ileri sürerek, Kurum işleminin iptali ile hizmetlerinin tespitine ve yaşlılık aylığının yeniden bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.

II.CEVAP

Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum denetmeni tarafından yapılan denetim neticesinde denetime konu inşaatın belirtilen adresinin boş arsa olduğunun, inşaatın yapımına başlanmadığının, sigortalı olarak bildirilen şahısların alınan beyanlarında, böyle bir işyerini tanımadıklarını beyan ettiklerinin, bu iş yerinde yapılan tüm sigortalı bildirimlerin gerçek dışı olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle bildirimlerin iptalinin gerektiğini, yapılan yaşlılık aylığının iptali ile davacı adına borç çıkarılmasına ilişkin işlemde hukuka aykırı bir durum olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.

III.İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama, toplanan deliller, Kurum kayıtları, celp ve ibraz olunan bilgi ve belgeler, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davacının çalıştığını belirttiği adreste inşaata başlanmadığı, çalışma olgusunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde güçlü kanıtlarla kanıtlanamadığı, 5510 sayılı 59/2 maddesi uyarınca Kurumun denetim ve kontrol ile görevlendirilmiş memurlarının görevleri sırasında tespit ettikleri tutanakların aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğu, tutanağın aksinin kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV.İSTİNAF

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V.TEMYİZ

A. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı verildiğini, davacının dava dışı iş yerinde fiilen çalıştığının tanık beyanları ile sabit olduğunu, tüm blokların bitirilememiş olmasının davacının çalışmadığı anlamına gelmediğini, varsayımsal ve soyut iddialarla hizmetlerin geçersiz sayılmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe

Uyuşmazlık, bir kısım sigortalı çalışmaların sahte olduğu gerekçesiyle yaşlılık aylığının iptal edilerek borç tahakkuk ettirilmesine dair Kurum işleminin iptali ile çalışmaların gerçek ve fiili olduğunun tespitine ve aylığın yeniden bağlanması istemine ilişkindir.

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Sahte sigortalılığa dayanan davalar hizmet tespiti içerikli olmakla, davanın yasal dayanağını oluşturan 5510 sayılı Kanun'un 86. maddesinde bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge ve yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması halinde somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen komşu iş yeri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer tanıklarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunlu olup Mahkemece, tarafların sunduğu deliller ile yetinilmemeli, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun ilgili hükümleri esas alınarak kendiliğinden araştırma ilkesi benimsenmeli, sigortalılığın kabulü ve hüküm altına alınabilmesi için hizmet akdinin ve eylemli çalışmanın varlığı ortaya konulmalıdır.

3.İnceleme konusu eldeki davada, çalışma olgusunun duraksamaya yer vermeyecek şekilde ispatlanamadığından bahisle davanın reddine dair verilen karar yerinde ise de davacının aynı zamanda kesilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanması talebinde bulunduğu, ne var ki Mahkemece yaşlılık aylığı koşulları değerlendirilmediğinden, hüküm bu yönüyle eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.

4.Somut olayda, 10.10.1963 doğumlu davacının ilk sigorta bildiriminin 04.08.1983 tarihi olduğu, davacının sigortalılık süreleri iptal edilmeden önce davalı Kurum tarafından davacının 08.02.2016 tarihli tahsis talebine istinaden 04.08.1983-25.03.1997 tarihleri arasında 49 12... /a kapsamında yurt dışı borçlanması, 01.10.2008-31.07.2012 tarihleri arasında 13 80... /b Bağ-Kur sigortalılığı ile 01.08.2012-05.02.2016 tarihleri arasında 12 63... /a kapsamında sigortalılığı olmak üzere toplam 7555 gün üzerinden 506 sayılı Kanun'un geçici 81. maddesinin b-d bendi uyarınca 01.03.2016 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlandığı, iptal edilen toplam 109 günün dışlanması neticesinde kalan prim ödeme gün sayısı değerlendirildiğinde, Mahkemece, sigortalılık süresi olarak belirlenen tarihler dikkate alındığında yargılama sırasında tam veya kısmi yaşlılık aylığının oluşup oluşmadığı değerlendirilmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir.

Açıklanan maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle,

1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

03.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

§