"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/728 E., 2025/1323 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Çorlu 1. İş Mahkemesi
SAYISI : 2017/249 E., 2024/4 K.
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davanın kısmen kabulüne dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekilinin tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... işçinin eşi olduğunu aynı iş yerinde çalıştıklarını, ... işçinin 27.02.2017 tarihinde davalı işyerinde bulunan arıtma havuzuna 3.kişi tarafından itildiğini ve hayatını kaybettiğini, söz konusu olayın işyerinde alınmayan güvenlik önlemleri ve iş sağlığı ve güvenliği hükümlerine aykırı davranılmasından ileri geldiğini beyanla maddi ve manevi tazminat alacağının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ....... Tekstil .. Ltd Şti vekili; müteveffanın intihar ettiğini, davalının işyeri güvenliğine dair her türlü tedbiri aldığını, davalının işyeri güvenliği ile ilgili hizmet alımı yaptığını ve bu nedenle bir sorumluluk doğacaksa, davalıya eksik hizmet veren kurumlara rücu edileceğini beyanla haksız davanın reddini savunmuştur.
Davalı ... vekili, husumet itirazında bulunarak, müvekkilinin genel müdür olmadığını fabrika üretim müdürü olduğunu işveren vekili olduğu gerekçesi ile ...'a dava yöneltilmesinin usule aykırı olduğunu davacının iş kazasına uğramadığını, intihar ettiğini, işyerinde iş güvenliğine dair tüm tedbirlerin alındığını beyanla haksız davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında yapılan yargılama toplanan delillere göre davalı ... aleyhine açılan davanın reddine diğer davalı şirket bakımından davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında; "..A-Davacının maddi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine,
B-Davacının manevi tazminata ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.2 maddesi uyarınca kısmen kabulü ile yerel mahkeme kararının KALDIRILMASINA ,
1-Davanın davalı ... yönünden reddine,
2-Davanın davalı ... Tekstil ve Kimya San.Tic.Ltd.Şti yönünden Kısmen kabul kısmen reddi ile
-6.902,72 TL maddi tazminatın 27.02.2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-50.000,00 TL manevi tazminatın 27.02.2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, .." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Davalı ...'un olay tarihinde fabrikanın müdürü konumunda olduğunu gerçekleşen kazadan, iş güvenliği ile ilgili önlemleri aldırmadığından şahsen de sorumlu bulunduğunu işyerinde üretimle sorumlu yetkili olarak değerlendirilmesinin ilgili ceza dosyası ve tanık beyanları karşısında doğru olamayacağını ,davalının ağır kusurlu olduğunu buna rağmen manevi tazminatın çok düşük belirlendiğini, davacının vefattan kısa bir süre sonra evlenmiş olması gerekçesiyle manevi tazminatın düşük belirlenmesinin kabul edilebilir olmadığını ,kısa bir süre denilerek soyut belirlemelerle manevi tazminatın düşük tutulmasının açıklanabilir olmadığını maddi tazminat yönünden istinaf yolu açık olmak üzere karar verilmesine rağmen tavzih kararı ile hükmün kesin olduğuna işaret edildiğini, kararın bu yönü ile de hatalı olduğunu müvekkilinin maddi zararına ilişkin yapmış olduğu masrafların, tazminat hesabında dikkate alınmadığını müteveffanın kazancının ve müvekkile katkısının eksik hesaplandığını, manevi tazminat taleplerinin tamamının kabul edilmesi gerektiğini tavzih kararının ise kaldırılması ile maddi tazminat yönünden doğru araştırma ve hesaplama yapılması gerektiğini beyanla temyiz talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir.
1- Davacı vekilinin hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Dava açılış tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 41.530,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizi kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Davacı vekilinin hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE,
2. Davacı vekilinin hükmedilen manevi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliye yükletilmesine,
3. Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.