"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/1845 E., 2025/1377 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Gelibolu 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI : 2020/438 E., 2023/730 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkim ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının 1997 yılında, ..... 42. Bakım Merkez Komutanlığında, ...... Üretim ve Bakım İşçisi olarak çalışmaya başladığını, hala da aynı iş yerinde değişik departmanlarda ancak benzer işleri yapmak üzere çalışmaya devam ettiğini, müvekkilinin yaptığı iş nedeniyle; tüm vücut üzerinde aşırı yüklenme, ağır kaldırma, kol gücü harcanarak kaldırma çevirme, çekiçle şekil vermeden kaynaklı, bilek, dirsek, kol ve omurga postüründe fiziksel sağlık sorunları yaşandığını, bunların bir kısmı ameliyat bir kısmı ise başka yöntemler ile çözülmeye çalışıldığını ancak tam anlamıyla bir iyileşme gerçekleşmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000 TL bedensel meslek hastalığı nedeniyle maddi tazminat, 50.000 TL manevi tazminatın maluliyet tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili 25.09.2023 tarihli bedel artırımı dilekçesinde, maddi tazminat talebini 1.193.547,06 TL olarak artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın zamanaşımı yönünden reddini talep ettiğini, davacı ...'in, 1997 yılında iddia edildiği üzere radyatör üretim ve bakım işçisi olarak değil 01... tarihinde yağcı olarak işe başladığını, her ne kadar yağcı olarak işe alınmış ise de yağcılık görevinden çok daha hafif olan ve neredeyse hiç beden kuvveti kullanmaya ihtiyaç duyulmayan, sadece gözle kontrol edilip kontrol formuna işaretleme yapılan araç kontrol ve muayene makinistliği işinde sekiz yıl on ay gibi uzunca bir süre çalıştırıldığını, davacı ...’nin sekiz yıl on ay gibi uzunca bir süre icra etmiş olduğu görevinin 06 Temmuz 2007 tarihinde sonlanmış ve devamında tekerlekli araçlar bölümünde parça yıkayıcı olarak çalışmaya başladığını, gerek muayene makinistliği gerekse parça yıkama işçiliğinin vücut üzerinde aşırı yüklenmenin, ağır kaldırmanın, fazlaca kol gücü kullanmanın, çevirmenin ve bilhassa çekiç kullanmanın mümkün olmadığını, görev tanım formu incelendiğinde kendisine tevdi olunan işin yük kaldırmaya yönelik olmadığının anlaşılacağını, davacı ...’e ait sağlık raporlarını sunduklarını, apılan son sağlık muayenesinden yaklaşık 11 ay sonra 20.04.2012 tarihinde Meslek Hastalıkları Hastanesinde yeniden sağlık muayenesi yaptırıldığını, muayeneyi gerçekleştiren hekime, sağ el bileğinde ağrı olduğu şikâyetinde bulunmuş olduğunu ve hekim tarafından Ortopedi polikliniğine başvurmasının önerildiğini, rahatsızlığı mesleki olarak değerlendirilmeyen bu şikâyetiyle ilgili işyerinde herhangi bir öneride bulunulmamasına rağmen yine de çalışma ortamında her türlü kolaylık sağlandığını, ... Kayıtlarından anlaşılacağı üzere ...’e 23... tarihli ve 644 sayılı karar ile Meslek Hastalığı tanısı konduğunu ve %20 oranında Meslekte Kazanma Gücü Kaybı belirlenerek kendisine “sürekli işgöremezlik ödeneği” bağlandığının bildirildiğini, konu ile ilgili olarak ... ile MSB arasındaki hukuki sürecin devam ettiğini beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında "...Dosya kapsamından, meslek hastalığına sebebiyet veren olayın, davacının davalı kuruma ait iş yerinde mevcut çalışma ortamında titreşime bağlı ve titreşime maruz kalması biçiminde meydana geldiği, ... İstanbul Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 23.09.2014 tarihli ve 644 nolu raporunda, İstanbul Meslek Hastalıkları Hastanesi tarafından düzenlenen 18.04.2014 tarihli Sağlık Kurulu raporuna istinaden meslek hastalığının tespit edildiği, Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı (Sürekli İş Göremezlik Derecesi) Tespitine İlişkin Kurul Kararında, davacının meslekte kazanma gücü kayıp oranının % 20,00 olarak belirlendiği anlaşılmıştır.Mahkememizin 2015/304 Esas-2017/287 Karar sayılı dosyasında hükme esas alınan bilirkişi raporlarından ihtilafa konu olayın, 5510 sayılı Kanun'un 14. maddesine göre, meslek hastalığı olduğunun, olayda, davalı işverenin % 100 oranında kusurlu olduğunun, davacı işçinin kusursuz olduğunun, kaçınılmazlık olgusunun rolünün bulunmadığının tespit edildiği, kararın derecattan geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır. ... 07.07.2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacının, 18.04.2014 tarihinde tespit edilen meslek hastalığı sebebiyle meslekte kazanma gücü oranının %20 gelirinin bilinen dönem için bildirilen ücretlerin, gelecek aktif dönem için ise asgari ücretin 2,15 katı olduğunun kabulü ile 2023 yılı ikinci döneminde bilinen asgari ücrete göre hesaplama yapıldığı, Gelibolu ASHM 2015/304 E-2017/287 E sayılı dosyası üzerinden alınan kusur raporunda davalı kurumun %100 oranında kusurlu olduğu, olayın meydana gelmesinde kaçınılmazlık unsurunun bulunmadığı görülmekle hesaplanan tazminattan kusur/kaçınılmazlık indirimi yapılmadığı, hesaplanan tazminattan bağlanan gelirin PSD'sinin tamamının rücuya tabi olması ve İlgili mahkeme kararı gereği 112.509,42 TL'nin mahsup edildiği, geçici iş göremezlik zararı/ödemesinin ise “g” beldinde açıklandığı üzere hesaplama ve mahsup işleminin yapılmadığı, TRH 2010 (E) tablosu esas alınarak yapılan hesaplama neticesinde davacının bakiye zararın 1.193.547,06 TL olduğu belirtilmiş; davacı vekili 26.09.2023 tarihli dilekçe ile davayı ıslah etmiş, bilirkişi raporunun yasal, içtihatlara uygun, denetime elverişli ve hükme esas teşkil edecek nitelikte olduğu sonuç ve kanaatine varılarak maddi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir... somut olayın özellikleri, meslek hastalığının meydana geldiği tarih, ülkenin ekonomik ve sosyal koşulları, hakkaniyet ilkesi, tarafların ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın amacı, kapsamı, olayın davacı üzerindeki etkisi ve tüm dava dosyası kapsamı dikkate alınarak davacı lehine 40.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir..." gerekçesiyle,
Davanın kısmen kabulü ile
1.193.547,06 TL tazminatın maluliyet tespit tarihi olan 18.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
40.000,00 TL manevi tazminatın maluliyet tespit tarihi olan 18.04.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde, usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde, davanın, zaman aşımı ve hak düşürücü süreye uğradığını,davacıya iş göremezliği nedeniyle gelir bağlandığını bunun haricinde tazminata hükmedilmesinin malvarlığında artışla neden olacağını, iş kazası nedeniyle açılan tazminat taleplerinin zamanaşımına uğradığını,müvekkili Bakanlığın meslek hastalığı oluşumunda kusurunun bulunmadığını,alınan kusur raporunda kaçınılmazlığın değerlendirilmemiş olmasının hatalı olduğunu, belirterek kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, meslek hastalığı nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına ve özellikle hükme esas alınan kusur raporunun oluşa uygun olmasına göre, ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında, hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davalı vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.