"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1190 E., 2025/1558 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kocaeli 3. İş Mahkemesi
SAYISI : 2019/334 E., 2022/446 K.
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 14.11.2014 tarihinde üretim bölümünde kaynak işçisi olarak aylık 760 TL net ücret ile çalışmaya başladığını, 09.02.2019 tarihinde işten ayrıldığını ve bu dönemde net ücretinin 2.560 TL olduğunu, davacının işveren kusuru nedeni ile 2 kere iş kazası geçirdiğini, 13.08.2015 tarihinde elinden ağır şekilde yaralandığını, akademi hastanesinde 25 gün tedavi gördüğünü, 12.08.2016 tarihinde ise iş kazası geçirdiğini ve bacağından yaralandığını, işverenin iş güvenliği yasal mevzuatı çerçevesinde yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve kazanın oluşumda davacının herhangi bir kusuru olmadığını, müvekkilin sürekli iş göremezlik oranının Yüksek Sağlık Kurulunda karar aşamasında olduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere belirsiz alacak davası olarak kabulü ile 500 TL maddi tazminat ve 500 TL manevi tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 2 tane kazaya dayanarak maddi tazminat talep ettiğini, iş kazalarının birbirinden ayrı ve bağımsız olduğunu ve davacının talebinin açıklanması gerektiğini, davacının 09.02.2019 tarihimde prim gün sayısını tamamlaması nedeni ile işten ayrıldığını, bu aşamalarda herhangi bir ruhsal ya da bedensel şikayeti olmadığını, bu yönde doktor raporu da sunmadığını, davacının yaşanan iki iş kazasında da kendi tedbirsizlik ve dikkatsiz olduğunun açık kanıtı olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..-davanın kabulüne,
-394.787,00 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 25.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
-500 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 25.08.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,.." karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ".1-Davalının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine .." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; itiraz ettikleri kusur raporları ve hesap raporuna göre karar verilmesinin yerinde olmadığını, bu raporların hükme esas alınamayacağını, meydana gelen kazada kusurlarının bulunmadığını, kararda dosyada bordroların yer almadığı bu nedenle hesap raporuna esas ücretin tanık beyanlarına göre belirlendiği ifade edilmişse de bu tespitin hatalı olduğunu, raporda ücret tespiti yapılırken çıplak net ücret ile yapılan yardımların ayrıştırılmasının mümkün olmadığının açıklandığını, ödenen ilk ilk peşin sermaye değeri ve fiili ödemelerin tamamının mahsup edilmesi gerektiğini, hesaplamada Fransız PMF yaşam tablosu verilerinin esas alındığını, mahkemenin 27.10.2022 tarihli ara kararı ile davacıya talep artırım dilekçesi sunmak için yeniden süre vermesi ya da davacının bu isim altında davasını ıslah etmesinin sonucu değiştirmeyeceğini, yapılan usul işleminin adı bu saatten sonra ne olarak nitelendirilirse nitelendirilsin ıslah olduğunu, dolayısı ile davacının davasın ıslah ettiğini, davacı talep artırım dilekçesinde bilirkişi tarafından belirlenen müddeabihe itiraz etmediğini, davadaki talebini 167.158,56 TL'ye artırdığını, bu açıdan davacı raporda hesabedilen değeri kabul ettiğini, bu durumun davalı açısından usulü kazanılmış hak yarattığını belirterek temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, maddi ve manevi tazminatın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
1. Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
2. Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.